Bugün öğrendim ki: Gözlerimizi hareket ettirdiğimizde anlık olarak kör olduğumuzu biliyoruz. Bunu gizlemek için beyin, gördüğünüz ilk görüntüyü boşluğu dolduracak şekilde "uzatır" ve bu da ilk saniyenin fark edilir derecede uzunmuş gibi hissettirdiği "Durmuş Saat İllüzyonu"nu yaratır.

Bazen bir saate baktığımda zaman durmuş gibi görünür. Belki siz de bunu şaşkınlık ya da dehşet içinde fark etmişsinizdir. Bir şeylerle meşgulken saati görmek için gözünüzü duvardaki analog saate çevirirsiniz. Saatin yelkovanı, sanki saati tam bir tembellik anında yakalamışsınız gibi boşlukta asılı kalmış gibi görünür. Bu duraksamanın ardından zaman yeniden başlıyor gibi olur ve saat normal bir şekilde işlemeye devam eder.

Bu benim başıma yıllarca geldi ama hiç kimseyle konuşmadım. İçten içe bunun ya gerçekliğe dair özel içgörümün bir kanıtı ya da biraz aklımı kaçırdığımın kesin kanıtı (ya da her ikisi) olduğunu düşündüm. Fakat sonra bunun normal bir deneyim olduğunu öğrendim. Psikologların bunun için bir adı bile var; buna “duran saat illüzyonu” diyorlar. Teşekkürler psikologlar, gerçekten nokta atışı yapmışsınız.

University College London'dan bir ekibin yaptığı dahiyane bir deney, bu deneyimi laboratuvar ortamında yeniden yarattı ve duran saat deneyimini onu yaşayan kişinin eylemiyle ilişkilendirmeyi başardı. Gönüllülerden başka yöne bakmalarını ve ardından aniden bakışlarını dijital bir sayaca çevirmelerini istediler. Denekler, ilk karşılaştıkları rakama ne kadar süre baktıklarını tahmin etmeye çalıştıklarında, rakamın ekranda aslında olduğundan daha uzun süre kaldığını sistematik bir şekilde varsaydılar.

Gözlerimizi bir noktadan diğerine hareket ettirmek o kadar hızlı ve otomatiktir ki çoğumuz ne yaptığımızı düşünmeyiz bile. Ancak gözlerinizi hızla hareket ettirdiğinizde görsel deneyimde anlık bir kesinti olur. Kollarınızı iki yana açıp bakışlarınızı iki işaret parmağınız arasında gidip getirerek bunu şimdi hissedebilirsiniz. (Eğer bunu halka açık bir yerde okuyorsanız, güzelce esnediğinizi varsayabilirsiniz.) Gözlerinizi soldan sağa hızla çevirdiğinizde, gözlerinizden gelen girdi kesildiği için neredeyse algılanamayacak kadar kısa bir karanlık “flaş” fark edebilmelisiniz.

Duran saat illüzyonuna yol açan şey, bilinçteki bu kesintidir. Teoriye göre beyinlerimiz, duyularımızdan gelen sürekli girdiyle dünya hakkında kesintisiz bir hikaye oluşturmaya çalışır. Hızlı göz hareketleri, bilgide kapatılması gereken bir boşluk yaratır. İzlerini gizlemeye her zaman meraklı olan beyin, bu boşluğu aradan sonra gelen şeyle doldurur.

Duran saati yaratan şeyin sadece göz hareketi olması gerekmez; önemli olan tek şey dikkatinizi başka yöne çevirmenizdir. (Gözlerimizi hareket ettirmek dikkati odaklamanın en belirgin yolu olsa da, tahminime göre “iç gözümüz” de dış gözlerimizle aynı şekilde işlem boşluklarına sahip ve duran saat illüzyonuna neden olan şeyler de bunlar.) Bu durum, işitme duyumuzla yaşadığımız kardeş bir illüzyonu, yani eski tip bir telefonu elinize aldığınızda çevir sesi arasında diğerlerinden daha uzun süren bir duraksama yakaladığınız “ölü telefon illüzyonu”nu da açıklar.

Bunlar ve diğer illüzyonlar, zamanın geçişi kadar temel bir deneyimin bile beyinlerimiz tarafından inşa edildiğini ve bunun güvenilir bir iç sinyalden ziyade, deneyimlediklerimize ve bu deneyimler için en olası açıklamanın ne göründüğüne dayandığını gösteriyor. Her şeyde olduğu gibi, deneyimlediğimiz şey beynimizin dünya hakkındaki en iyi tahminidir. Zamanı hiçbir zaman doğrudan bilemeyiz. Bu anlamda hepimiz zaman yolcularıyız.

Facebook sayfamız veya Twitter üzerinden bize mesaj gönderin.