
Ren Zhengfei: Çin'in yapay zeka geleceği ve Huawei'nin uzun oyunu
Özet
Huawei CEO'su Ren Zhengfei, yapay zeka ve şirketinin zorluklarını doğrudan ele almak yerine, "sadece yapın ve adım adım ilerleyin" yaklaşımını benimsemiştir. Ren, ABD yaptırımları nedeniyle yaşanan zorluklara rağmen, yazılım ve matematik alanındaki yeteneklerini kullanarak donanım eksiklerini telafi ettiklerini belirtiyor. Ayrıca, başarılarını abartmak yerine, eleştirileri bir gelişim fırsatı olarak görüyor ve odaklarını ürünlerini iyileştirmeye çeviriyor. Bu yaklaşım, Huawei'nin zorlu koşullarda nasıl başarılı olabileceğinin bir göstergesidir.
Huawei CEO'su Ren Zhengfei'ye Çin'deki yapay zeka ve şirketinin karşı karşıya olduğu bir yığın zorluk hakkındaki düşüncelerini sorduğunuzda, şaşırtıcı cevaplar alırsınız.
Ren, Çin medyası kuruluşu People's Daily ile yaptığı soru-cevapta, "Bunu hiç düşünmedim," diyor. "Bunu düşünmek faydasız."
Beş yıllık planlara ve kriz yönetimine takıntılı bir dünyada, onun tavsiyesi basitliğiyle neredeyse sarsıcıdır: "Zorlukları düşünmeyin. Sadece yapın ve adım adım ilerleyin."
Bu sadece kişisel bir mantra değil; aynı zamanda Huawei'nin uluslararası yaptırımlar ve ablukalar fırtınasında nasıl yol aldığının da bir planıdır. Tüm cevaplarına yayılan sessiz bir kararlılıktır.
Konu Huawei'nin gelişmiş Ascend yapay zeka çip'lerine geldiğinde, neredeyse acımasızca dürüsttür. Övünmez. Aslında, abartının gerçeğin önüne geçtiğine inanır.
"Amerika Birleşik Devletleri Huawei'nin başarılarını abarttı. Huawei henüz o kadar büyük değil," diye itiraf ediyor ve en iyi çiplerinin hala bir nesil geride olduğunu belirtiyor.
Peki en iyi araçları satın alamadığınızda ne yaparsınız? Ren'e göre, sahip olduklarınızla daha akıllı olursunuz. Huawei'nin, yapay zeka ve ötesinde donanım açığını kapatmak için yazılım ve matematikteki becerilerine dayandığını açıklıyor.
"Fiziği telafi etmek için matematik kullanıyoruz," diyor ve sonuç elde etmek için kod kullanarak ve çiplerin güçlü kümeler halinde birbirine bağlanması stratejisini açıklıyor ve bu sonuçlar en iyilerle rekabet edebiliyor. Zorunluluktan doğan bir beceridir.
Bu gerçekçi bakış açısı, ürünler kadar insanlar için de geçerlidir. Acımasız kurumsal tanıtım çağında, Ren spot ışığından çekinir. "İnsanlar bizi övdüğünde de çok fazla baskı altındayız," diye açıklıyor. "İnsanlar bizi eleştirdiğinde daha sağduyulu olacağız."
Huawei'ye yönelik eleştirileri bir saldırı olarak değil, ürünlerini gerçekten kullanan insanlardan gelen bir hediye olarak görüyor. Bu, sağlıklı bir ilişkinin işaretidir. Odağı değişmiyor: "Övgü veya eleştiriye aldırmayın, iyi yapıp yapamayacağınıza önem verin."
Ancak Ren'in vizyonunun gerçek özü, onu gerçekten canlandıran fikir, bir sonraki ürün döngüsünden çok daha derin ve yavaş bir şeyde yatıyor: temel bilimsel araştırmalar. Bir filozofun tutkusuyla bundan bahsediyor, bunun ilerlemenin özü olduğunu savunuyor.
"Temel araştırma yapmazsak, köklerimiz olmaz," diye uyarıyor. "Yapraklar gür ve gelişiyor olsa bile, rüzgar estiğinde düşecekler."
Huawei için bunlar sadece şiirsel sözler değil. Bunlar büyük yatırımlarla destekleniyor. Yıllık 180 milyar yuan (yaklaşık 25 milyar dolar) Ar-Ge bütçesinin üçte biri olan 60 milyar yuan (~8,34 milyar dolar) teorik araştırmalara yatırılıyor. Bu, hemen bir getiri beklentisi olmadan harcanan bir paradır, insan merakının gücü üzerine uzun vadeli bir bahistir. Onlarca yıl uzakta olabilecek bir geleceğe yapılan bir yatırımdır.
O geleceğe doğru bakan Ren, yapay zekayı sadece Huawei için değil, insanlık için de anıtsal bir değişim olarak görüyor. Çin'in bu yeni dönem için sadece beceriksizce değil, iyi konumlandığına inanıyor.