Bugün öğrendim ki: Nauru, dünyadaki en yüksek obezite oranına sahiptir (%94,5 fazla kilolu, %71,7 obez), bunun nedeni fosfat madenciliği patlamasından sonra Batı diyetlerinin hızla benimsenmesidir. Taze balık ve sebzelerden oluşan geleneksel diyetler, yıkıcı sağlık etkileriyle birlikte işlenmiş gıdalarla değiştirildi.

Nauru'da Obezite Sorununun Genel Bakışı

Nauru Cumhuriyeti için obezite büyük bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Nauru halkının %94,5'inin fazla kilolu veya obez olduğunu, obezite oranının ise %71,7 olduğunu tahmin ediyor. [1]

Nauru, dünyada en yüksek obezite oranına sahip ülke olarak bilinmektedir. [2] Nauru halkının ortalama vücut ağırlığı yaklaşık 100 kilogramdır (220 lb). [1] Nauru'nun ortalama vücut kitle indeksi (VKİ) 34 ile 35 arasında değişmektedir. [3] 2007'de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Nauru'u kalp krizi ve erken ölüm gibi obezitenin tehlikeleri konusunda uyarmıştı.

Nedenler

[düzenle]

Nauru'daki obezitenin ortaya çıkmasında birçok faktör rol oynar. 1980'lerden bu yana Nauru halkı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı ile "Pasifik bölgesindeki en kötü sağlık koşullarına" yol açmıştır. [1]

Nauru halkının geçmişteki besin kaynakları balıkçılık ve bahçecilikti. Geleneksel Nauru diyeti ağırlıklı olarak deniz balığı, meyveler, [1] kök sebzeler ve hindistancevizi'nden oluşuyordu. [2] Nauru 1968'de bağımsızlığını kazandıktan sonra madencilik faaliyetlerinden kaynaklanan ekonomik büyümenin artmasıyla vatandaşlar arasında paylaşılan kârlar nedeniyle iş gücü dışarıya akmaya başladı. Nauru Hükümeti ve DSÖ, batılı gıdaların ithalatının, balıkçılık ve bahçecilik kültürünün azalmasına, bunun da mineral tükenmesine ve ülkenin ekonomik çöküşüne yol açtığını belirtti.

Nauru'nun yaklaşık %90'ı fosfat yataklarıyla kaplıdır ve bunların çoğu maden ocaklarıyla işlenmiştir ve tarıma elverişli değildir. Bu durum, Nauru halkının, hem şeker hem de yağ bakımından yüksek işlenmiş gıdalara, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi büyük Okyanusya ülkelerinden ithalata bağımlı kalmasına yol açmıştır. [4] [2]

Queensland Üniversitesi profesörü ve Güney Pasifik araştırmacısı Clive Moore, obezitenin Nauru'da yanlışlıkla zenginliğin bir işareti olarak algılandığını belirtti. [2]

Sonuçlar

[düzenle]

Nauru, dünyada en yüksek yetişkin diyabet oranına sahiptir. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), Nauru halkının %31'inin diyabetli olduğunu, 55 ila 64 yaş arası kişilerde ise bu oranın %45'e kadar çıktığını belirledi. [4] Dünya'da 2. tip diyabet vakalarının en yüksek olduğu küçük bir adadır. [5] Nüfusun %71'i obezdir. Erkeklerin %97'si fazla kilolu iken, kadınlarda fazla kilolu olanların oranı sadece biraz daha düşüktür. [5]

Sağlık harcamalarının giderek artmasıyla, önleme harcamaları azaldı ve bu da bir döngüye yol açtı. Nauru aynı zamanda sağlık hizmetlerindeki zayıflık nedeniyle bu sorunu daha da kötüleştirdi. [5] Adanın büyük bir kısmı fosfat madenciliğinden tahrip edildiğinden, Nauru, batı ülkelerinden gıda kaynakları ithal etmek zorunda kaldı ve bu da işlenmiş gıdaların tüketiminde keskin bir artışa yol açtı. Adadaki sağlıklı yiyecekler tükendikçe, obezite oranları yükselmeye devam etti. [5] Obezitenin zenginlikle ilişkilendirilmesi nedeniyle, birçok Nauru sakini, zorlu iş ve fiziksel egzersizden daha çok hareketsiz yaşam tarzını tercih etmeye başladı ve bu da krizi daha da kötüleştirdi. [5]

Obeziteyi tedavi etme çabaları

[düzenle]

Nauru sağlık yetkilileri, obeziteyi azaltmak için çeşitli önlemler geliştirdi. Örneğin, insanlar Nauru Uluslararası Havalimanı çevresini, yaklaşık 4,8 km'lik mesafesi ile yürüyerek dolaşmaya teşvik ediyorlar. Ayrıca, düzenli olarak egzersiz ve spor seansları düzenleniyor. [2]

Ayrıca bakınız

[düzenle]

Pasifik Bölgesindeki Obezite