[Türkiye](/turkiye/)
11:07 29.05.2021URL'yi kısaltın
__52 __17
Fabrikayı gezen patron, eli cebinde olan işçiye, ‘lan oğlum elini cebinden
çıkar’ dedi. Karşılık olarak ‘Sen ne yapıyorsun?’ diye cevap veren işçi
tazminatsız kovuldu. Davaya son noktayı koyan Yargıtay, patronluğun ya da
amirliğin kimseye küçültücü , tahrik edici ifade kullanma hakkı vermeyeceğine
dikkat çekti.
Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir fabrikada meydana gelen olayda, şef ve
ustabaşı ile birlikte üretim tesisini gezen işveren, bir işçinin elini cebine
attığını gördü. İddiaya göre patron, şiddetli bir şekilde koluna müdahale
ettiği işçiye, ‘Lan oğlum elini cebinden çıkar’ dedi. Patronunun yakışıksız
ifadeleriyle şok yaşayan işçi ise ‘Sen ne yapıyorsun?’ diye cevap verdi.
Olayın üstüne işveren, ‘Lan oğlum sen ne ayaksın?’ diyerek işçiye hakaret
etmeye başladı.
Olaydan sonra işçi tazminatsız olarak kovuldu. İş Mahkemesi’nin yolunu tutan
mağdur işçi; kamera kayıtlarının incelendiğinde olayın açığa kavuşacağını,
tamamıyla suçsuz olduğunu, ve hiçbir müdahale etmediği halde tarafına yapılan
hakaretler ve fiziki saldırı görülmeyerek işverence işten çıkışının
verildiğini öne sürdü.
Bu haksız uygulama sonucu kıdem ve ihbar tazminatının tarafına verilmediğini ;
kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının olduğunu ileri sürerek; davanın
kabulüne karar verilmesini talep etti. Davalı işveren ise davacının şirketten
hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, çalışma süresi boyunca çalışmaya bağlı
olarak hak etmiş olduğu her türlü tüm ücretlerinin ve eklentilerinin eksiksiz
olarak davacıya ödendiğini dile getirdi. Davacının iş akdinin haklı nedenle
feshedildiğini, davacının şirketten kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının
bulunmadığını, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının tümüyle gerçek
dışı olduğunu, davacının kendisinden istenen savunmayı vermekten imtina
ettiğini iddia etti. Amirinin üzerine yürüyerek yumruk atmaya çalıştığını,
bağırarak tehdit ettiğini, İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi kapsamında haklı
nedenle bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini kaydetti.
Davacının amiri konumunda olan kişinin üzerine yürümesinin sataşma niteliğinde
olduğunu ve işverence yapılan feshin haklı olduğu gerekçesi ile yapılan feshin
haklı olduğuna hükmetti. Kararı davacı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk
Dairesi girdi.
Kararda şöyle denildi: “Dosya içinde alınan CD çözümleme tutanağında ise
davalı beyanına göre davacı olan siyah giysili şahsın el kol hareketi yaptığı
iki kişinin de bu şahsı tutarak çektiği , rapor edilmişse de olayın ilk çıkış
sebebinin patronun söz ve davranışı olduğu anlaşılmaktadır. İşyerinde amir
konumda olması , işçiye, ‘lan oğlum elini cebinden çıkar’ diyerek, küçültüçü ,
tahrik edici ifade kullanma hakkı vermediği gibi , davacının verdiği tepkinin
ise ilk hareket ve tahrik edici eylemin karşı taraftan gelmesi nedeni ile
haklı fesih boyutuna varmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosya
içerisinde davacının daha önce bu tarz bir eylemine dair davalı işveren
tarafından verilen ceza yada tutanağa rastlanmadığı , ilk uygunsuz hareketin
patrondan geldiği , davacının tahrik neticesinde sarfettiği sözler olsa da
vurma yada hakarete varan söz ve davranışı olmadığı bu nedenle davacı
eyleminin haklı fesih boyutuna varmadığı ortadadır. Yapılan feshin ancak
geçerli fesih olarak kabul edilebileceği anlaşılmakla , feshin haklı olduğu
gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararının bozulması gerekmiştir.
Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”