[Çevre](/cevre/)
11:18 15.05.2021URL'yi kısaltın
__5 __17
Türkiye’nin tek, dünyanın ise ikinci en büyük temiz ve doğal sodyum
potansiyeline sahip kapalı havzası olan Acıgöl, kuraklık ve bilinçsiz su
tüketimi nedeniyle can çekişiyor. 1970’li yıllardan bu güne 4 kat küçülen
Acıgöl’de 500 metre çekilen su ürkütücü bir manzara ortaya koyuyor.
**Türkiye'de** sodyum sülfatın yüzde 98’i doğal kaynaklardan, bu miktarın da
yüzde 90’ı Denizli, Afyonkarahisar ve Burdur sınırlarında yer alan Acıgölden
sağlanıyor. Temiz ve doğal sodyum potansiyeliyle dünyada 2’inci sırada yer
alan Acıgöl, kapalı havza olmasıyla flamingo, angıt, kılıç, gaga, mahmuzlu kız
kuşu gibi 200'e yakın kuş türünün yanı sıra endemik bitkiler ile hayvan
türlerine yaşam alanı oluşturuyor.
Tektonik kökenli bir oluşum olan Acıgöl'ün uydu fotoğrafları ise son yıllarda
giderek etkisini artıran **kuraklık ve bilinçsiz su kullanımının i** zlerini
gözler önüne seriyor. 1970'li yıllarda 160 kilometrekare olan yüzey alanı,
2021 yılında 40 kilometrekarenin altına inen gölün, suların kıyıdan yaklaşık
500 metre çekilmesiyle ciddi bir bölümünün de tamamen kuruduğu görülüyor.
Yaklaşık 25 yıldır bölgede incelemeler yapan ve Acıgöl’de her yıl biraz daha
belirginleşen ürkütücü manzarayı kayıt altına alan Türkiye Tabiatını Koruma
Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, **gölde ortalama su
seviyesinin 1 metrenin altına kadar düştüğünü söyledi.** Su hacim ve yüzeyinin
yüzde 70'ten fazlasını kaybeden Acıgöl'ün Mayıs ayında çok daha iyi durumda
olması gerektiğine dikkat çeken Dr. Kesici, bunun aksine gölün çok şiddetli
kuraklık ve kuruma periyodu içinde olduğuna vurgu yaptı.
Acıgöl’ün bölge için hem çevre hem de ekonomik anlamda büyük önem taşıdığının
altını çizen Dr. Erol Kesici, _“Acıgöl gibi doğal göllerimizden hem ekolojik
hem de ekonomik olarak yararlanmaya devam edeceğiz. Bu yararlanmada ekolojik
ayak izimizin ekonomik ayak izinden daha fazla olması gerekir. Eğer bir gölü
korursak, göl tarımsal, sanayi ve diğer alanlarda bizlere daha çok yarar
sağlamaya devam eder. Bu yüzden mutlaka gölün su bütçesini korumalıyız. Elde
edilen sonuçlara göre göldeki su dengesi ve dinamikleri tanımlanmalı, göldeki
üretim, tarımsal sulama ve diğer faaliyetler gölün su dengesi gözetilerek
yürütülmelidir. Acıgöl, sodyum fosfat üretiminde dünyada 2’inci, Türkiye’de
ise 1’inci sırada yer alıyor. Biz üretimde gölün su bütçesini dikkate alarak
planlamalar yaparsak, Acıgöl bu zengin rezervi ile ekonomik olarak hem bize
hem de gelecek nesillere hizmet etmeye devam edecektir. Göllerin ekolojisi ve
ekonomisi mutlak suretle korunmalıdır”_ diye konuştu.
## 'Acıgöl’ün kurumasında birçok faktör etkili oldu'
Acıgöl’deki içler acısı tablonun yıllar geçtikte etkisini daha da artırdığına
dikkat çeken Dr. Erol Kesici, şöyle konuştu:
_“Acıgöl’ün kurumasındaki temel etmenlerin başında, gölden aşırı şekilde su
alımları gelmektedir. 1970’li yıllarda 160 kilometrekare olan yüzey alanı,
2021 yılında 40 kilometrekarelere kadar düşmüş vaziyettedir. Gölden çok aşırı
bir şekilde su alınmaktadır. Su alımının yanı sıra yaşanan kuraklık, gölü
besleyen dere ve çayların üzerine yapılan göletler, göl çevresinde bulunan
aşırı şekildeki pompaj kuyular, bölgede sulama anlamında vahşi tarımın
yapılması ve salma sulama yerine damlama sulamaya geçilmemesi gibi faaliyetler
Acıgöl’ün kurumasına neden olmaktadır. Elbette sodyum fosfat üretiminin de bu
konuda etkileri bulunmaktadır ama tek başına sodyum fosfat üretiminde
kullanılan veya buharlaştırılan suyun esas neden değildir. Asıl sebep göldeki
su bütçesinin yıllara göre korunamamasıdır, yağışların giderek azalmasıdır.
Sonuç olarak ortaya çıkan bu tablonun asıl nedeni göldeki su bütçesinin
dengelenemeyişidir”_
Sulama konusunda ciddi önlemler alınıyor
Acıgöl’de yaşanan su sıkıntısı nedeniyle bu yıl ekstra önlemler aldığına
dikkat çeken Gemiş Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Başdağ da, _“Geçmiş
yıllarda çok kar ve yağmur yağıyordu. Suyumuz kara ve yağmura bağlı olduğu
için kaynaklarımız olmadı. Yaklaşık 10 bin dönümlük alanı biz 3 pompayla
suluyoruz. Dengeli kullanmadıktan sonra iş kötü ve kuralık malum. Suyumuzu yok
denecek kadar az. Bunu için üreticilerimize anons yaptım bugün. Herkes
ihtiyacı kadar ekinini eksin ve suyun yetmeyeceğini söyledim. Sağ olsunlar
arkadaşalar uydu. İnşallah bu sene kimseyi susuz bırakmadan mevcut su ile
işimizi göreceğiz. Önceki yıllarda buralar komple su doluyordu. Son iki ve üç
senedir su kaynaklarımız kısıtlı. Mayıs ayında böyle bu ve Haziran Temmuz
aylarında burası tek pompa ile çalışıyor”_ şeklinde konuştu.
Bir zamanlar suyla dolu olan anlarda artık araç ve insanların rahatlıkla
hareket edebildiğinin altını çizen Cemil Yönesin ise, _“İşte gölümüzün hali ve
çiftçimizin durumu kötü. Ne yonca sulayabiliyor, hiçbir şey ekemiyorlar.
Kaynaklar zaman içerisinde kuruyup gitti. Bunun 10 sene öncesi buralar suydu”_
diyerek yaşanılan çevre sorununa vurgu yaptı.