# Yunanistan’ın mültecilere uyguladığı ‘insanlık dışı’ yöntemler, raporlara
yansıdı
## Mülteci insan hakları ve yardım kuruluşlarının hazırladığı raporlar, AB
ülkelerinin, yaklaşık 40 bin mültecinin sınırları geçmesini durdurmak için
acımasız yöntemler kullandığını ortaya koydu. Raporlara göre, sınırdan geçmesi
engellenen 2 bin mülteci bu yöntemler nedeniyle yaşamını yitirdi. AİHM
mültecilere uyguladığı insanlık dışı yöntemler nedeniyle Yunanistan'a, dava
açtı.
İHA - Anadolu Ajansı - DHA 08.05.2021 - 10:26 | Son Güncelleme : 08.05.2021 -
10:27
İngiliz medya kuruluşu The Guardian, AB üye devletlerinin, koronavirüs
(Covid-19) salgını sırasında Avrupa’ya en az 40 bin sığınmacının geçişini
engellemek için yasadışı operasyonlar düzenlediğini ve bu yöntemler nedeniyle
yaklaşık 2 bin mültecinin direkt veya dolaylı olarak öldüğünü ortaya koydu.
Sivil toplum ve mülteci insan hakları kuruluşları tarafından derlenen spesifik
olay verileriyle birlikte Birleşmiş Milletler (BM) kurumları tarafından
yayınlanan raporlara dayanarak yapılan analiz sonucunda, Covid-19 salgını
sonrasında mülteci geçişlerinin engellenmesi düzenli hale geldi ve yöntemlerin
‘vahşeti’ arttı.
Mültecilere yönelik bu acımasız yöntemlerin ise çoğunlukla AB sınır ajansı
Frontex tarafından uygulandığı belirtiliyor.
AB'nin sınır ajansı Frontex tarafından desteklenen Avrupa ülkeleri, yıllarca
gözaltı veya nakliye sırasında saldırıdan vahşete kadar çeşitli yasadışı
yöntemleri kullanarak binlerce mülteciyi sınırlardan ‘sistematik olarak’ geri
püskürttü.
## AB SINIR AJANSI FRONTEX SORUŞTURMA ALTINDA
Bulgular, AB’nin sahtekarlıkla mücadele izleme örgütü OLAF’ın, mültecilerin AB
kıyılarına ulaşmasını engellemeye yönelik ‘taciz, suistimal ve yasa dışı
operasyonlar’ iddiaları üzerine Frontex hakkında soruşturma başlatmasıyla
ortaya çıktı.
Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre, Ocak 2020'den bu yana; İtalya,
Malta, Yunanistan, Hırvatistan ve İspanya katı göç politikalarını hızlandırdı.
Covid-19 salgınını durdurmak için sınırların kısmen veya tamamen
kapatılmasından bu yana bu ülkeler AB üyesi olmayan ülkelere para ödedi ve
denizde tehlikede olan tekneleri durdurmak ve mültecileri gözaltı merkezlerine
geri püskürtmek için özel gemiler görevlendirdi.
İnsanların dövüldüğüne, soyulduğuna, elbiselerinin alınarak sınırlarda çıplak
bırakıldığına veya denizde bırakıldığına dair defalarca rapor alındı.
## YUNANİSTAN’IN MÜLTECİLERE UYGULADIĞI ŞİDDET GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ
Sınır Şiddeti İzleme Ağı (BVMN) kuruluşunun raporuna göre Yunanistan, Ocak
2020'den bu yana kıyılarından 6 bin 230 mülteciyi geri püskürttü. Rapor, geri
püskürtmelerin yüzde 89'unda BVMN'nin orantısız ve aşırı güç kullanımını
gözlemlediğini belirtti.
Bu ‘endişe verici’ sayının, güç kullanımının ‘taciz edici’ ve dolayısıyla
‘yasa dışı’ bir şekilde normallik haline geldiğini gösterdiği ifade edildi.
Raporda “2020'de belgelenen son derece acımasız şiddet örnekleri arasında uzun
süreli aşırı dayak (genellikle çıplak bedenlere), suda tutulma, kadınların ve
çocukların fiziksel olarak istismar edilmesi, yaralamak için metal çubukların
kullanılması yer alıyor” denildi.
## YUNANİSTAN’A DAVA AÇILDI
Mültecilerin ifadelerinde, gözle görülür bir morarmayı önlemek için
mültecilerin dövülmeden önce başlarına kask takıldığı ve hücre parmaklıklarına
ellerinin nasıl bağlandığı anlatıldı.
Nisan ayında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Yunan devleti aleyhine
açılan bir davada Yunanistan, dövüldükten sonra denizde botlarda düzinelerce
mülteciyi terk etmekle suçlandı.
Davada, Yunan devriye botlarının göçmenleri Türk sularına geri ittiği ve
onları yiyecek, su, can yeleği veya yardım çağrısında bulunabilecekleri bir
araç olmadan denizde terk ettiği iddia edildi.