Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rossiya Segodnya Uluslararası Haber
Ajansı Genel Direktörü Dmitriy Kiselev’e konuştu. Lavrov, ABD’nin, Rusya
tarafından belirlenen ‘kırmızı çizgileri’ geçme girişimlerine, Moskova’nın
sert tepki vereceğini söyledi.
**Rusya** ile **ABD** arasındaki ilişkiler son zamanlarda açık bir kriz
içinde: ABD birbiri ardına **yaptırımlar** getiriyor, [diplomatları sınır dışı
ediyor](https://tr.sputniknews.com/abd/202104151044280107-abdden-rusyaya-yeni-
yaptirimlar-10-rus-diplomat-sinir-disi-ediliyor/), [Rusya misillemede bulunmak
zorunda kalırken](https://tr.sputniknews.com/rusya/202104261044358493-ryabkov-
abdli-diplomatik-calisanlarin-rusya-icindeki-seyahat-prosedurunun-
degistirildigi-abd/) Washingon, Moskova’yı ‘cezalandırmaya’ devam etme sözünü
veriyor.
Rusya Dışişleri Bakanı **Sergey Lavrov** , Rossiya Segodnya Uluslararası Haber
Ajansı Genel Direktörü **Dmitriy Kiselev** ’e verdiği röportajda, mevcut
durumdan çıkış yolunu nasıl gördüklerini ve ABD’li politikacıların buna hazır
olup olmadıklarını detaylandırdı. İkili ilişkilerdeki mevcut durumun neden
‘Soğuk Savaş’ döneminden bile kötü olduğunu anlatan Lavrov, Rusya’nın
tepkisinin nasıl olacağını ve Batı tarafından Moskova'ya uygulanan tek taraflı
yaptırımları eleştirdi.
**ABD ile Rusya ilişkileri çok kötü. Daha önce bu kadar kötüsünü
hatırlamıyorum. Artık ‘Soğuk Savaş’tan da kötü diyebiliriz. Elçiler
ülkelerinde bekliyor. Bundan sonra ne olacak? Durum nasıl gelişecek?**
Bu sadece bize bağlı olsaydı belki de çoktan normal ilişkilere dönmüş olurduk.
İlk ve bence kesinlikle bariz ve zor olmayan adım, Rusya’nın ABD’deki
diplomatlarının faaliyetinin kısıtlanması yönünde alınan tedbirleri
sıfırlardık ki bu tedbirlere yanıt olarak biz de ABD’nin Rusya’daki
diplomatların faaliyetini kısıtlamıştık. Bunu, ABD Başkanı Joe Biden yemin
edip göreve başladıktan hemen sonra idaresine önerdik. Bu durumu (ABD
Dışişleri Bakanı Antony) Blinken’e hatırlattım. Dayatmadan. Sadece, normal
çalışabilmemiz için en bariz adımın, başkanlık görevinden ayrılmadan iki hafta
önce kapıyı çarparak, hırs yaparak ve tüm Viyana anlaşmalarını ihlal ederek
Rus varlıklarına el koyan ve Rus diplomatları sınır dışı eden Barack Obama’nın
başlattığı her şeyi sıfırlamak olduğunu söyledim. Sonra zincirleme reaksiyon
başladı. Bu arada biz uzun süre sabrettik. 2017 yaz aylarına kadar bekledik.
Çünkü Trump, o sıralar Beyaz Saray’dan gitmekte olan Obama’nın dışa dönük
aşırılıklarına tepki göstermememizi istedi. Fakat Trump yönetimi de bu durumu
normal mecraya taşımadı, bu yüzden biz az çok aynı şekilde karşılık vermek
zorunda kaldık. Ancak Amerikalılar durulmadı.
## 'Asimetrik olarak karşılık vermek zorunda kaldık, ABD’yi defalarca
uyarmıştık'
Biden idaresinin bu eğimde kaymaya devam ettiğini görüyoruz. Oysa yemin
töreninden hemen sonra Putin ve Biden, ben ve Dışişleri Bakanı Blinken
arasında gerçekleşen görüşmelerde, Amerikalı muhataplarımız, Rusya ile
ilişkileri ciddi biçimde gözden geçirdiklerini ve bu görüşmenin ardından
birçok şeyin netlik kazanacağını umduklarını söyledi. Fakat bu görüşmenin
ardından yeni yaptırımlar geldi. Biz buna asimetrik olarak karşılık vermek
zorunda kaldık, daha önce defalarca eninde sonunda böyle olacağı konusunda
uyarmıştık. Bu, ABD’nin Rusya’daki diplomatik misyonlarında çalışan diplomat
ve diğer personel ile ilgili eşitsizliği de ilgilendiriyor, zira sayıları
Rusya’nın ABD’deki diplomatlarının sayısından çok daha fazla. Bunu daha önce
söyledik, daha derinine inmeyeceğim.
### 'Washington’un dünyadaki stratejik istikrardan sorumlu olduğunun farkına
varmasını umuyorum'
Ama ilişkimizin stratejik vizyonundan bahsedecek olursak, bizim gibi
Washington’un da dünyadaki stratejik istikrardan sorumlu olduğunun farkına
varmasını tevekkülle umuyorum. Sadece Rusya ve ABD'nin sorunları değil, sadece
vatandaşlarımızın yaşamını, aralarındaki temaslarını, iletişimini, iş ve
insani projeleri zora sokan sorunlar değil, bunlar aynı zamanda en geniş
anlamıyla uluslararası güvenlik için ciddi riskler oluşturan sorunlar. Joe
Biden’in ABC televizyonuna verdiği meşhur röportajında dile getirilen ölçüsüz
sözlere tepkimizi biliyorsunuz. Devlet Başkanı Putin’in, ABD’li mevkidaşının
görüşme önerisine nasıl tepki verdiğini de biliyorsunuz. Halihazırda
incelediğimiz bu girişimi tüm yönleriyle anlamak istiyoruz.
#### 'ABD tek kutuplu dünyayı yeniden canlandırma girişimlerinin boşuna
olduğunu anlarsa…'
Devlet Başkanımızın Federal Meclis mesajında söylediği gibi, eğer ABD hükümdar
konumundan hareket etmekten vazgeçerse; tek kutuplu bir dünyayı yeniden
canlandırma, herkesin Batı ülkelerine tabi olacağı ve Batı kampının farklı
kıtalardaki diğer tüm ülkeleri Çin ve Rusya’ya karşı kendi bayrağı altında
toplayacağı bir tür yapı yaratma girişimlerinin boşuna olduğunu anlarsa; yine
ABD, BM Anlaşması’nda ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı, iç
işlerine karışmama ve ülkelerin eşitliği gibi ilkelerin yazılı olmasının
boşuna olmadığının farkına varırsa, yani anlaşmadan doğan yükümlülüklerini
yerine getirirse ve her bir ülkeyle olduğu gibi bizimle karşılıklı saygı,
bulunması gereken çıkar dengesi temelinde diyalog yürütürse… Aksi halde hiçbir
şey başaramayacağız. Devlet Başkanımız bunu net bir şekilde söylemişti,
çıkarlarımızı karşılayacaksa en geniş anlaşmalara hazır olduğumuzun altını
çizmişti. Ve elbette duyduğunuz gibi kendimiz belirlediğimiz kırmızı
çizgilerimizi geçme girişimlerine sert tepki vereceğiz.
**Bunun farkına varmalarını, hükümdar konumundan vazgeçmelerini beklemek ne
kadar gerçekçi? Zira umut iyidir, ama gerçeklik çok farklı.**
Umudumu dile getirmedim. Hangi koşullarda konuşmaya hazır olacağımızı
anlattım.
##### 'Demek ki, Soğuk Savaş veya daha kötü koşullarda yaşayacağız'
**Peki ya istemiyorlarsa bu durumda ne olacak?**
İstemiyorlarsa bu onların seçimi; demek ki, Soğuk Savaş veya daha kötü
koşullarda yaşayacağız. Soğuk Savaş döneminde elbette gerilim çok büyüktü,
defalarca riskli durumlar ve krizler oluşmuştu ama en azından karşılıklı saygı
vardı. Şimdi saygı eksikliği var. Hatta Washington’daki bazı şahsiyetlerin
açıklamalarında şizofrenik notalar bile kaçabiliyor. Geçenlerde Beyaz Saray
Sözcüsü, Rusya’ya yönelik yaptırımların devam edeceğini, yaptırımların
Washington’un beklediği etkiyi sağladığını ve yaptırımla ABD-Rusya
ilişkilerindeki gerilimi yatıştırmayı amaçladıklarını söyledi. Bunu yorumlamam
bile mümkün değil. Bu tür ifadelerin, Beyaz Saray’da bu tür politikaları
savunanları yüceltmediğini herkes anlıyordur umarım.
###### 'Ülkemizdeki ifade özgürlüğü, ABD dahil birçok Batı ülkesine göre daha
fazla koruma altında'
**Diplomatların iyi çalışmadığı, ilişkileri kuramadıkları fikrini duydum. Çok
inatçıymışız, duruşumuz esnek değilmiş, ilişkiler bu yüzden kötüymüş.**
Evet, bu yorumları ben de okuyorum. Ülkemizde ifade özgürlüğü var. Hatta
ülkemizdeki ifade özgürlüğünün, ABD dahil birçok Batı ülkesinden farklı olarak
çok daha fazla koruma altında olduğu açıktır. Muhalif internet kaynaklarını,
gazeteleri okuyorum ve bu insanların görüşlerini dile getirme hakkına sahip
olduğunu düşünüyorum. Onların görüşleri şundan ibaret; 'Batı ile çatışmasaydık
şimdi parmesan peynirimiz ve mahrum olduğumuz birçok şey elimizde olurdu.'
Bilinmeyen nedenlerle Batı’dan yiyecek alımını kesince, üstelik bunun
misilleme tedbir olduğunu anlatmamışız, öylesine gıda ürünleri almayı kesince
ve ithal ikamesine başlayınca fiyatlar yükselmiş. Bu çok dar ve tek yanlı,
sadece refah konumundan olan bir bakış açısı, yani televizyon ve buzdolabı
arasında seçim yapmaktır. Bu, onların konuştuğu dil.
###### Lavrov’dan Kennedy’e atıf: Ülkenizin sizin için neler yapabileceğini
düşünmeyin. Ülkeniz için neler yapabileceğinizi düşünün
ABD’nin değerlerini algılamanın prensip olduğunu düşünüyorlarsa ABD’nin bence
en büyük Başkanı John Kennedy’nin şu sözlerini hatırlatmak isterim: 'Ülkenizin
sizin için neler yapabileceğini düşünmeyin. Ülkeniz için neler
yapabileceğinizi düşünün.' Bu, yalnızca kişisel refah, kişisel refahın
belirleyici bir öneme sahip olduğu mevcut liberal görüşlerden çok farklı.
Bence bu tür felsefi yaklaşımları savunanlar, sadece bizim genetik kodumuzu
anlamamakla kalmıyor, mümkün olan her şekilde onu zayıflatmaya çalışıyorlar.
Çünkü iyi yaşama, karnı tok yaşama, çocuklarımızın, dostlarımızın,
yakınlarımızın güvende olduğundan emin olma arzusu dışında, ülkemizde her
zaman milli gurur duygusu da bin yıllık tarihimizde yapılan her şeyde aynı
öneme sahipti. Eğer birileri, onlar için bu değerin hiçbir şey ifade
etmediğini düşünüyorsa bu onların seçimi. Ama halkımızın büyük çoğunluğunun
farklı düşündüğünden eminim.
###### 'Blinken ile görüşmeye hazır olacağım'
**Blinken ile görüşmeyi bekliyor musunuz? Böyle bir görüşme olacaksa ne zaman
olur?**
Telefonda konuştuğumuzda diplomatik görgü kurallarına uygun olarak kendisini
tebrik ettim. Durumla ilgili bazı değerlendirmelerde bulunduk. Sohbet bence
iyi niyetli, sakin ve pragmatikti. Amerikalı mevkidaşlarımız Dışişleri
Bakanlığı’ndaki tüm kadro çalışmalarını tamamlayınca, diplomatik misyonların
işleyişinden stratejik istikrara kadar birçok konuda karşılıklı olarak kabul
edilebilir anlaşmalar arayacağımızı anlamaları şartıyla iletişimi
canlandırmaya hazır olacağımızı söyledim. Amerikan ve Rus işletmeler
işbirliklerini genişletmeye ilgi duyuyorlar. Amerikan-Rus Ticaret Odası bunu
bize geçenlerde bildirdi. Blinken ile sohbetimizi, gerekirse konuşabileceğimiz
bazı ortak çok taraflı etkinliklerin olacağını söyleyerek bitirdik. Henüz
ABD’den hiçbir sinyal gelmedi. Eğer etkinlikler takvimine bakarsak, 3 hafta
sonra Rusya, Arktik Konseyi’nde dönem başkanlığını İzlanda’dan devralmış
olacak. Reykjavik’te 20-21 Mayıs’ta bir bakanlar toplantısı planlanıyor. Eğer
ABD heyetine Blinken başkanlık edecekse ve bununla ilgilenirse elbette onunla
görüşmeye hazır olacağım. Arktik Konseyi'ne 2 yıl boyunca başkanlık
yapacağımız dikkate alındığında, bu bakanlık görüşmesine şahsen katılacağımızı
İzlandalı meslektaşlarımıza bildirdim.