[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rossiya Segodnya Uluslararası Haber
Ajansı Genel Müdürü Dmitriy Kiselev’e röportajının ikinci
bölümünde,](https://tr.sputniknews.com/rusya/202104271044372771-lavrov-rusya-
abdye-diplomatik-catismayi-sifirlama-teklifinde-bulundu/) Rusya’ya hasım
devletler listesine kimlerin alınacağına dair bir anlaşma olup olmadığını,
Donbass'ta savaş bekleyip beklemediğini, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’in
niçin Rusya lideri Putin'e telefonla ulaşamadığını ve Moskova'nın mevcut
Ukrayna liderliğiyle neleri tartışmaya hazır olduğunu anlattı.
Lavrov ayrıca Çekya ile ilişkilerdeki durumu, İngiltere’de eski bir çift
taraflı ajanın zehirlenmesi olayının Londra’ya göre şüphelileri olan Petrov ve
Boşirov’a yöneltilen yeni suçlamaları yorumladı, Batı'nın bu durumda neden
‘arka sokaklardaki serseriler’ gibi davrandığını izah etti, Rus koronavirüs
aşısının yaygınlaşması, Rusya'nın Batılı ödeme sistemlerini terk etme ve
dolara bağımlılıktan kurtulma planlarına da değindi.
**Hasım ülkeler listesinden bahsedecek olursak, söz konusu listeye kimlerin
dahil edileceği konusunda net bir görüş var mı?**
© Sputnik / Михаил Метцель
Şu anda Devlet Başkanı’nın (Vladimir Putin) talimatıyla bu konuyla hükümet
ilgileniyor. Biz de bu çalışmaya katılıyoruz, diğer ilgili departmanlar da
dahil oluyor. Fakat şu anda aceleci davranmak istemem. Bu listeye Rusya
hakkında bir yerlerde yanlış bir şey söyleyen her ülkeyi ayrım gözetmeksizin
eklemek istemiyoruz. Elbette kararlarımızı durumun derinlemesine analizine ve
bu ülkeyle farklı bir şekilde çalışma imkanlarının belirlenmesine
dayandıracağız. Farklı şekilde işe yaramayacağı çıkarımını yaparsak, bu
listenin elbette periyodik olarak güncelleneceğini düşünüyorum. Fakat o ‘ölü’
bir kağıt değil, tabi ki gelecekte ilgili devletle ilişkilerimiz geliştiği
ölçüde revize edilecek.
**Bu liste ne zaman hazır olacak?**
Yakında olacağını düşünüyorum. Hükümetin almış olduğu somut talimatlar var, bu
çalışmada kılavuz olarak kullandığımız kriterler net. Bu nedenle çok fazla
sürmeyeceğini düşünüyorum.
**Peki, hasım devletlerin yerel personel istihdam etmesi yasak mı olacak?**
© REUTERS / David W Cerny
Rus ya da yabancı, herhangi bir gerçek şahsın (işe alınması yasak olacak).
**Bu hasım devletlere yönelik alınan tek önlem mi, yoksa bir takım farklı
önlemler de olacak mı?**
İşte bu aşamada, Başkan Putin tarafından imzalanan bu kararnamenin amaçları
doğrultusunda yapılan bu çalışmanın somut amacı budur.
## 'Ukrayna lideri, iktidarda tutunabilmek için neo-Nazilere hoş görmekte
sakınca görmüyor'
**Bir başka konu ise Donbass. Yılın başından bu yana gerilim tırmandı.
Biden’in Putin’e telefonundan sonra düşmüşe benziyor. Benim ‘Vesti Nedeli’
programında ifade ettiğim değerlendirmem, ABD'nin askeri garantilerin Ukrayna
için blöf olduğu ortaya çıktı. Fakat yine de çatışmalar durulmuyor, yasak olan
büyük kalibre silahlar kullanılıyor ve oradaki barışın savaştan pek te farklı
olmadığına dair bir his var, denge çok kırılgan. Donbass’ta Rus pasaportların,
Rusya Federasyonu vatandaşlarının sayısı yarım milyonu aştı. Savaş olacak
mı?**
© Fotoğraf : Ukraine Presidential Press
Bu bize ve direnişçilere bağlı bir şeyse, ilkesel yaklaşımlarını
anlayabildiğimiz kadarıyla savaş kaçınılabilir ve kaçınılmalı. Eğer Ukrayna
tarafı, Zelenskiy tarafı adına konuşacak olursak bir tahminde bulunmaya
kalkışmam, zira dış görünüşe bakılırsa kendisi için en önemli şey, iktidarda
tutunabilmek ve bunun için Donbass direnişçilerini terörist ilan etmeye devam
eden neo-Nazilere ve aşırı radikallere hoşgörü gösterme de dahil olmak üzere
her türlü bedeli ödemeye hazır. Halbuki Batılı meslektaşlarımız okusalar,
Şubat 2014'ten bu yana olup bitenleri görebilseler. Bu bölgelerden hiçbiri
Ukrayna'nın geri kalanına saldırmadı. Terörist ilan edildiler, onlara karşı
önce terörle mücadele operasyonu başlatıldı, ardından bir tür ‘birleşik
güçler’ operasyonu yürütüldü. Fakat bunu kesin olarak biliyoruz ki, bu kişiler
Kiev rejiminin temsilcileriyle savaşmaya kesinlikle istekli değil. Neler olup
bittiğini değerlendirirken kesinlikle önyargılı davranan, Kiev'in eylemlerini
pervasızca koruyan Batılı meslektaşlarımıza, temas hattının sağ tarafında
gazetecilerimizin, neredeyse 7/24 orada çalışan savaş muhabirlerinin düzenli
olarak gösterdiği objektif bir tablo olduğunu defalarca söyledim.
### 'AGİT’in son raporu, Ukrayna hükümetinin Donbass’ta sivil tesislere
saldırmaya başladığını doğruluyor'
**Siperlerde çalışan gazetecilerden bahsediyorsunuz.**
Evet, siperlerde. Fakat bu kişiler sürekli olarak, her gün, ekonomik abluka
ile Ukrayna’nın geri kalanından kesilmiş olan, sürekli olarak çocukların,
sivillerin hayatlarını kaybettiği, sivil altyapı tesislerinin, okulların,
kreşlerin yıkıma uğradığı topraklarda yaşayan insanların kendilerini nasıl
hissettikleri konusunda fikir veren röportajları yapıyor. Ve ben, sürekli
yaptığım gibi Batılı meslektaşlarımıza, neden kendi medyalarını temas hattının
sol tarafında aynı işi organize etmeye teşvik etmediklerini sordum, böylece
orada nasıl bir hasar olduğu, her şeyden çok hangi tesislerin zarara uğradığı
belli olacaktı. Zira birkaç yıl önce, aylar boyunca yönelttiğimiz taleplerden
sonra AGİT, nihayet sadece kaç kişinin öldüğünü, kaç kişinin yaralandığını
göstermekle kalmayan, aynı zamanda hem direnişçilerin bulunduğu, hem de
Kiev’in kontrolündeki topraklarda kaç sivil tesisin ve sivilin zarar gördüğünü
gösteren bir rapor yayınladı.
© AFP 2021 / Bertrand Guay
Yani buradaki istatistikler, Kiev’in beş kat aleyhine duruyor ve olayların
büyük bir kısmında, Kiev'in sivil tesislere saldırmaya başladığını,
direnişçilerin ise ateş açılan noktalara ateşle yanıt verdiğini doğruluyor. O
zamandan bu yana bu tür raporları sürekli hale gelmesi için uğraş veriyoruz.
Özel izleme misyonunun yönetimi ve hatta AGİT'in kendisi, bu konuda büyük
rahatsızlık duyuyor ve bu dürüst verileri yayınlamaktan kaçınmak için mümkün
olan her yolu deniyor. Bizim hiçbir şey saklamadan, Rusya Federasyonu Güney ve
Batı askeri bölgeleri ile tatbikat yaptığımızı tüm samimiyetimizle
duyurduğumuz ve iki haftalık etkinlikleri yaptığımız zamanki son olayları
konuşacak olursak, Rusya’nın Ukrayna sınırına askeri yığınak yaptığına dair
feryatları hatırlarsınız. Terimleri karşılaştıralım, biz Güney ve Batı askeri
bölgeleri tatbikatı diyoruz, onlar Rusya Ukrayna sınırına askeri birlikler
konuşlandırıyor diyorlar. Ardından tatbikat tamamlandıktan ve biz bunu
duyurduktan sonra, Batı tarafından ‘Rusya geri çekilmek zorunda kaldı, geri
çekildi’ şeklinde art niyetli sevinç dolu söylemler zikredildi. Bilirsiniz,
şöyle bir ifade vardır, kendiliğinden gerçekleşen kehanet, bu ise başka bir
şey, bu ‘wishful thinking’, yani arzulananı gerçekleşmiş gibi göstermektir.
Yeri gelmişken, G7 ile ilgili durumun bir benzeridir bu, bir araya geldikleri
zaman şöyle derler: “Rusya’yı G7’ye geri çağırmayacağız.” Aman Tanrım, biz
zaten oraya tekrar katılmayacağımızı, eski ‘sekizlinin’ olmayacağını, bunun
dünkü mesele olduğunu defalarca söylemiştik. Fakat yine de bu konunun, aynı
Rusya'nın teslim olup askerlerini geri çekmesi, kışlaya geri döndürmesi konusu
gibi yeniden canlandırılması, elbette Batı'nın buradan belirleyici sözünün,
modern uluslararası ilişkilerde belirleyici yerinin propagandasını yapmak için
bir avantaj sağlamak istediğini gösteriyor. Bu üzücü bir şey.
### 'Putin, Donbass’ta yaşayanları neo-Nazi rejimle baş başa bırakmayacağımızı
net bir biçimde ifade etti'
Fakat Ukrayna çözümü ile ilgili neler yapıldığı konusu Putin ve Merkel
tarafından da tartışıldı, geçenlerde Başkan Putin bunu Cumhurbaşkanı Macron
ile de konuştu, yakın zamanda Biden ile görüşmede de bu konuya değinildi. Bana
göre durum çok basit. Zelenskiy ve ekibini koruyanlar, onu Minsk anlaşmalarını
yerine getirmeye zorlamayı kesinlikle istemiyorlar. Güç kullanımı üzerine
bahis oynamanın tamamen anlamsız olduğunu anlıyorlar, Donetsk ve Lugansk'tan
topraklarını, ocaklarını, neo-Nazilerin koyduğu yasalara göre yaşamak
istemeyen halklarını savunmaya hazır olduklarına dair sinyalleri duydular. Ve
Başkan Putin Donbass’ta yaşayanları, açıkça radikal olan neo-Nazi rejimine
direnenleri asla felaketle baş başa bırakmayacağımızı çok net bir şekilde
ifade etti.
Ve Başkan Zelenskiy'in çeşitli röportajlarında, Ukrayna’da ne Rus dili, ne de
Rus Ortodoks Kilisesi ile ilgili bir sorun olmadığını, kendisinin tüm bunları
Başkan Putin ile görüşmeye hazır olduğunu söylüyor olması konusunda şunu
söyleyeyim, her zaman akıllı olduğunu düşündüğüm bir insan, Ukrayna’da Rus
dili, Rus Ortodoks Kilisesi’nin işleyişi ile ilgili zorlukların olmadığını
açıklamaktan utanç duyuyor olmalı. Ben, onun her şeyi çok iyi bildiğinden
eminim. Belki de kendisine hiçbir bilgi vermiyorlar, o zaman demek ki bir
çeşit kapalı dünyada yaşıyor. Fakat Batı elbette ki Zelenskiy’e sinyaller
yolladı. Siz, ABD’den askeri yardım beklemenin anlamsız olduğunu söylediniz.
Bu herkes tarafından her zaman bilinen bir şeydi. Birileri böyle bir yardımın
geleceği yanılsamasına kapıldıysa, Sayın Zelenskiy hükümeti de dahil olmak
üzere herhangi bir hükümette bu tür danışmanların bir değeri olmaz.
#### ‘Minsk Anlaşması’nın ikinci plana atılmasına izin verilseydi, Donbass’ta
katliam yaşanırdı’
Ve maalesef Batı tarafından, Minsk anlaşmalarının bir şekilde yumuşatılması,
sıralamasının bir şekilde değiştirilmesi gerektiğine bizi ikna etmek için
mümkün olan her şekilde girişimler sürüyor. Zelenskiy (diyor ki) ‘bu hoşuma
gitmedi, ama her şey tam aksine olursa olur, önce o toprakları, Rusya ile
sınır bölgesi de dahil olmak üzere tam kontrol altına alacağız, ardından
seçimler konusunu da, af konusunu da, yapılması gereken her şeyi, o
toprakların özel statüsü konusunu çözeceğiz’. Açıktır ki eğer böyle yapmış
olsalardı, eğer birileri bunu böyle yapmalarına izin verseydi, o zaman büyük
bir katliam olurdu. Oysa Batı, onu Minsk anlaşmalarını, A’dan Z’ye yazılan,
tayin edilen ve çifte yoruma tabi olmayan sıralamaya titizlikle bağlı kalacak
şekilde yerine getirmeye zorlayamıyor veya zorlamak istemiyor. Ayrıca sınırın
kontrolü, bu bölgelerin Ukrayna Anayasasında yer alan özel bir statüye sahip
olacağı, bu topraklarda AGİT vs. tarafından bu şekilde tanınması gereken özgür
seçimler yapıldığı zaman atılacak en son adımdır. Ve elbette, sadece Poroşenko
döneminde ve mevcut rejim tarafından düşünüldüğü gibi, yani sadece bir takım
ağır suçları işlemeyenlerin bireysel bazda affedileceği bir af değil, tam bir
af çıkacak. Bu bir başka çarpıtma oluyor. Minsk anlaşmaları, Batılı
meslektaşlarımızın şimdi bahsetmeye başladığı geçiş dönemi adaleti olmaksızın,
her iki taraftan çatışmalara katılan herkes için tam bir af çıkarma anlamına
geliyor. Bu nedenle ben, şimdi en büyük sorumluluğun Batı’nın üzerinde
olduğuna inanıyorum, zira ancak Batı, Zelenskiy’i selefinin imzaladığı ve
kendisinin de Aralık 2019’da Paris’te Rusya, Fransa Başkanları ve Almanya
Başbakanı ile birlikte Minsk anlaşmaların alternatifsizliğini teyit ederek,
Donbass’ın özel statüsü ile ilgili konuları yasalara ve anayasaya dahil etme
taahhüdünü üstlenerek imzaladığı belgelerdeki hususları yerine getirmeye
zorlayabilir.
## 'Donbass’ın, bağımsızlıklarını tanıdığımız Abhazya ile Güney Osetya’dan bir
tek farkı var'
**Birçok kişi, Abhazya ve Güney Osetya tanıyan Rusya’nın Donbass'ı neden
tanımadığını anlamıyor. Hatta Donbass’ın, Donetsk Halk Cumhuriyeti ile Lugansk
Halk Cumhuriyeti’nin artık tanınmasını talep eden gazeteciler var. Bunu neden
yapmıyoruz?**
© AFP 2021 / Bertrand Guay
Haklısınız, Abhazya ve Güney Osetya ile muhtemelen bir benzerlik var. Bir tek
istisnayla. Saakaşvili, Tshinval’e, Rus barış gücüne saldırısı
gerçekleştiğinde, Abhazya ve Güney Osetya’nın Minsk anlaşmasına benzer bir
anlaşması yoktu. Sadece Medvedev ve Sarkozy arasında bir dizi adım öngören bir
belge konuşulmuştu, imzalanmamıştı bile. Bu belge Gürcistan tarafından
imzalanmamıştı. Sarkozy, Moskova’da bizimle anlaşmaya vardıktan sonra
Saakaşvili’nin bu belgeye desteğini sağlamak için Tiflis’e uçmuştu. Saakaşvili
bu belgeyi imzaladı, ama içinden anahtar hükümlerini sildi. Sarkozy de bunu
bir nevi uzlaşı olarak takdim etmeye çalıştı, ama herkes bunun ne olduğunu
anlamıştı. Belgenin önsözünde şu ifade vardı: “Rusya ve Fransa, Kafkasya
bölgesindeki durumu normalleştirme adına Gürcistan, Güney Osetya ve Abhazya’ya
şunları teklif ediyor: ateşkes…” Saakaşvili bu önsözü sildi ve sadece
ateşkesle başlayan maddeler kaldı. O günden bu yana Batı bizden bu anlaşmayı
uygulamamızı talep ediyor. Bunu örnek olarak söylüyorum.
Donbass’a gelince, burada durum farklı. Minsk’te Normandiya formatı liderleri
Cumhurbaşkanı Hollande, Başbakan Merkel, Devlet Başkanı Poroşenko ve Devlet
Başkanı Putin’in katılımıyla 17 saat süren görüşme sonuç verdi. Bu sonuç 2 gün
sonra BM Güvenlik Konseyi tarafından bir ekleme yapılmaksızın, uygulanması
gerektiği konusunda hiçbir şüphe dile getirilmeksizin onaylandı. Bu yüzden
şimdi ahlaki ve uluslararası hukuki olarak doğru olan taraf biz ve halk
güçleri. Elinden geldiğince kıvrılarak yükümlülüklerinden kaçmaya çalışan
Sayın Zelenskiy ve ekibini kaçırmamamız gerektiğini düşünüyorum. Minsk
anlaşmalarını alt üst etme konusunda artık umutsuzluğa kapılan Zelenskiy’in,
anlaşmanın artık hiçbir işe yaramadığı, buna ihtiyaç duymadıkları, çünkü Minsk
anlaşmasının olduğu gibi kalmasının, Rusya’ya karşı yaptırımların devam
etmesinin garantisi olduğu yönündeki açıklamasına ne demeli? Batıdan bu
açıklamayı nasıl değerlendirdiklerini soruyoruz. Onlar utanarak gözlerini
saklıyor ve hiçbir şey söyleyemiyorlar. Uluslararası hukuk belgesiyle böyle
dalga geçilmesinin ve bu belgeyi hazırlayanlardan biri olan Batı ile bu
belgeyi onaylayan BM Güvenlik Konseyi’nin tam çaresizlik sergilemesinin utanç
verici, rezalet olduğunu düşünüyorum.
#### ‘Ukrayna liderinin, Putin’in, telefonlarına çıkmadığını söylemesi,
Rusya’yı krizin tarafı olarak gösterme çabasından kaynaklanıyor’
**Zelenskiy, Putin’i arıyor ama ulaşamıyor, Putin telefonu açmıyor. Kuleba da
size ulaşamıyor. Bu ne anlama geliyor? Neden böyle?**
Bu sadece şu anlama geliyor ki, onlar faaliyetlerinin bu yönünde de Minsk
anlaşmasını değiştirmeye ve Rusya’yı çatışmanın tarafı olarak göstermeye
çalışıyorlar. Çünkü bugüne kadar mevkidaşım Dmitriy Kuleba ve Devlet Başkanı
Zelenskiy tarafından gelen sorular Donbass’ta sorunun çözümüyle ilgiliydi.
Buna yanıtımız şuydu: “Sevgili dostlar, bunu bizimle değil, Minsk anlaşması
kapsamında kabul ettiğiniz gibi, Donetsk ve Lugansk ile görüşmelisiniz”.
Anlaşmada, çözümün temel aşamalarının Donetsk ve Lugansk ile istişare ve
anlaşma konusu olması gerektiği net biçimde yazıyor. Ama temas hattında hoş
olmayan durum oluşmakta ve biz Bakan Lavrov ve Devlet Başkanı Putin ile
görüşmek istiyoruz, dediklerinde, bu bizi ilgilendirmez. Putin, geçenlerde
Kremlin’de Aleksandr Grigoryeviç Lukaşenko ile görüşmede de bunu görüşmek
istiyorlarsa muhataplarının biz olmadığımızı net bir şekilde söyledi. Sayın
Zelenskiy dahil mevkidaşlarımız iki ülke arasındaki ilişkilerin
normalleşmesini görüşmek istiyorlarsa o zaman buyurun, biz böyle bir diyaloga
her zaman hazırız.
### ‘Ukrayna, ateşkese dair en kapsamlı anlaşma olan 2020 protokolünü kelime
oyunları ile aşmaya çalışıyor’
**Ama henüz bunun yanıtı alınmadı mı? Bunu kabul etmiyorlar mı?**
Zelenskiy’in, ofisinin başkanı olan Yermak’a tarih, yer ve şehir konusunda
anlaşma görevi verdiğini, yerin önemli olmadığını, çünkü geç kalınan her gün
insanların ölmesi anlamına geldiğini söylediğini duydum. Bu arada, insanların
ölmesi ve temas hattında yaşanan olaylara gelince, Kiev son birkaç haftadır
ateşkesin yeniden onaylanması gerektiğini şiddetle teşvik etmeye çalışıyor.
Tüm Batılı hamileri, Donbass’a etki yapmamız, ateşkesin artık gerçekten
uygulanması konusunda bize çağrıda bulunuyorlar.
© Sputnik / Sergey Guneev
Başkan Putin, Cumhurbaşkanı Macron ve Başbakan Merkel ile son iki hafta içinde
yaptığı telefon görüşmelerinde, onlara gerçek durumu anımsattı. Gerçek durum
şöyle ki, 2020 temmuz ayında, temas grubu görüşmesinde belki de en ciddi ve en
etkili ateşkes anlaşmasına varıldı. Etkili, çünkü ateşkes kontrol mekanizması
ile ilgili anlaşmaya varıldı. Bu mekanizma bir dizi eylem içeriyordu. Her
şeyde önce, taraflardan her birinin ateşe hemen olduğu yerde cevap vermeme,
olayı üstlerine bildirme yükümlülüğü. Sonra, eğer üstlerden emir gelirse ona
göre hareket etmek, yanıt mı verilecek yoksa sahada komutanlar arasında
iletişim için oluşturulan mekanizma kapsamında anlaşmak. Anlaşmanın öngördüğü
gibi, Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyeti ilgili askeri
emirler yayınladı. Kiev de aynısı yapma sözü verdi, ancak yapmadı. Bunun
yerine yine kelime oyununa başladı ve her bir ateşkesi en üste rapor etme ve
oradan emir alma taahhüdünü yerine getirmek yerine bulanış ifadelerle bu net
planı değiştirmeye başladılar. Daha sonra yapılan tüm görüşmelerde Donetsk ve
Lugansk temsilcileri, temas grubundaki bizim temsilciler de bunu defalarca
dile getirdi. Bu, Dmitriy Kozak’ın Normandiya formatı kapsamında, tüm bu aylar
boyunca Fransız ve Alman mevkidaşlarıyla görüşmelerde yaptığı şey. Ukrayna
tarafından Andrey Yermak da bu görüşmelere katılmıştı.
Bu görüşmelerin kayıtlarını okudum. Bir duvara tava fırlatmak gibi, elmayla
armudu mukayese etmek gibi bir şey. Ve birden, birkaç hafta önce Ukrayna
yönetimi ateşkesi konusunu tekrar canlandırma kararı alıyor. Rezalet, ayıp.