[Ekonomi](/ekonomi/)
16:22 25.04.2021(Güncellendi 16:23 25.04.2021) URL'yi kısaltın
__6 __7
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye'nin temel sorunlarının yüksek
enflasyon, potansiyelinin altında büyüme, düşük istihdam ve cari açığın
finansmanı olduğuna dikkati çekerek, "Talep bu kadar canlıyken, enflasyonun
nerelere varacağı konusu kritik. Bu nedenle ilk ve öncelikli sorunumuz yüksek
enflasyon" diye konuştu.
**Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran,** herkesin aynı gemide olduğunu
ve elbirliği ile bu fırtınalı dönemin aşılması gerektiğini vurgulayarak,
_“Türkiye’nin kaybettiği yerde kazanan olmaz. Ülkemize sahip çıkmak istiyorsak
ekonomimizdeki kırılganlık unsurlarına odaklanmalı ve ihtiyaç duyulan
politikalarda belirsizliklere mahal vermeyerek güven ortamını tesis etmeliyiz
diye düşünüyorum”_ diye konuştu.
Aran, ** _‘Bankacılık Söyleşileri’_ **kapsamında yaptığı açıklamada, para
politikasının etkinliğini, alınacak kararların enflasyon, büyüme, istihdam
üzerinde etkili olmasını ancak bu şekilde sağlanabileceğini dile getirdi.
## ‘Ekonomide serbest piyasa dinamiklerine güvenmemiz sorunları çözmek için
yeter’
Aran şöyle konuştu:
> “Ülkeye sahip çıkmak istiyorsak gerekli güven ortamını tesis edelim ki
> düşündüğümüz mekanizmalar çalışsın. Yoksa yıllar gelir geçer ama biz o makus
> kaderimizi değiştiremeyiz. O yüzden ekonomide serbest piyasa dinamiklerine
> güvenmemiz, onun çalışmasına fırsat vermemiz ve öngörülebilirliği sabırla
> tesis etmemiz bence sorunları çözmek için yeter. Ben pek çok şeyin
> kendiliğinden yoluna girebileceğini, bizi ayrıştıran faktörlerle yapacağımız
> birkaç hamle ile pek çok şeyin kendiliğinden yola girmesinin zor
> olmayacağına inanıyorum."
### ‘Özel ve zor bir 2021 yılı yaşıyoruz’
Aran, bu yılın en büyük zorluğunun **petrol, gıda ve emtia fiyatlarındaki
artış,** teslimat sürelerindeki gecikme ve aksayan tedarik zinciri olduğuna
dikkati çekti. Türkiye’nin iç tasarrufların yetmemesi nedeniyle büyümek için
**yabancı sermaye** çekmek durumunda olan bir ülke olduğunu kaydeden Aran,
şöyle konuştu:
> “Bunun yönü değişince yönetmemiz zorlaşıyor. Yüksek enflasyonla bunlar
> birleştiğinde her alanda meslek erbaplığının gerekeceği özel ve zor bir 2021
> yılı yaşıyoruz. Bunların üstesinden nasıl geleceğiz? Zorluklar ve fiili
> imkansızlıklar, geciken teslimatlar, kıtlığı çekilen mallar daha yaratıcı
> olmaya, bir daha düşünmeye, ezber bozmaya yarar, yeni çözümler üretmeye
> teşvik eder. 'Benim buna ne kadar ihtiyacım var? Bunsuz yapabilir miyim ya
> da bunu nasıl ikame ederim' diye yeni ürün ve hizmetler yaratılabilir. Böyle
> bir durumda vazgeçilmez gördüğümüz pek çok ürünün yenisini piyasaya sürmek
> mümkün olabilir. Üreticinin yaşadığımız sorunlara biraz bu gözle bakması
> durumunda birçok yeni iş alanı, yeni ürünler ve yeni çözümler görebiliriz.
> Bu, ciddi bir dönüşüm başlatır ve parasal genişlemeyle birleştiğinde
> ekonominin itici gücü bu yenilikçi dönüşüm olabilir diye düşünüyorum."
Aran, **Türkiye'nin temel sorunlarının; yüksek enflasyon,** potansiyelinin
altında büyüme, düşük istihdam ve cari açığın finansmanı olduğuna dikkati
çekerek, " _Talep bu kadar canlıyken, bir de 'büyüyeceğiz' dediğimizde
enflasyonun nerelere varacağı konusu kritik. **Bu nedenle ilk ve öncelikli
sorunumuz yüksek enflasyon** "_ diye konuştu.
#### ‘Finanse etmemiz gereken 37.8 milyar dolarlık bir cari açığımız var’
Diğer önemli sorunun ise büyümek için gerekli olan dış kaynağın temini ve cari
açığın nasıl finanse edileceği konusu olduğunu vurgulayan Aran, _“Bizim
finanse etmemiz gereken 37.8 milyar dolarlık bir cari açığımız var. İçeride
bunu finanse edebilecek böyle bir birikimimiz var mı? **Tüm borçlarımızı
çevirsek dahi cari açığın finansmanını sağlayamadığımızda düşündüğümüz kadar
büyüyemiyoruz. Büyümek için dışarıdan ilave sermaye akımına ihtiyacımız var.**
Bu giriş olmazsa ne olur? Düşündüğümüz kadar büyüyemeyiz. O zaman büyüme ve
istihdam da sorunlarımız arasına katılır. **Biz banka olarak 2021'de ülke
ekonomisi için yüzde 3.5'lik büyüme öngörüyoruz. Cari açığımızı finanse edecek
dış kaynak bulabilir, ülkemize daha fazla sermaye akımı çekebilirsek yüzde
3.5'in üzerinde bir büyüme gerçekleşebilir ama o zaman da enflasyon hedefini
tutturmakta, enflasyonu indirmekte zorlanabiliriz.** Dolayısıyla birbiriyle
etkileşim içerisinde olan gerçekten hassas dengeler söz konusu"_ diye konuştu.
Türkiye'nin 190.3 milyar dolar düzeyindeki kısa vadeli döviz yükümlülüklerinin
maliyetine katlanmak kaydıyla çevrilebileceğini ifade eden Aran, _"Ülke risk
primimiz yükseldiği için daha yüksek faiz oranlarıyla da olsa her kurum
borcunu çevirebilir durumda. Dolayısıyla biz ödemeler dengesi konusunda, borç
çevirme ve borç ödemede sorun görmüyoruz"_ dedi.
##### ‘İstikrarlı bir duruş ve öngörülebilirliği sağlamak çok önemli’
Ekonomide öngörülebilirliğe ihtiyaç olduğunu ve süratle bunun sağlanması
gerektiğini söyleyen Aran, şöyle devam etti:
> “Çünkü ekonomide birtakım parasal aktarım mekanizmaları vardır ve aldığınız
> aksiyonların sonuçlarını hemen göremezsiniz. Merkez Bankası bir faiz kararı
> alır, bunun enflasyona etkisini belki 4 ay sonra görürsünüz, büyümeye
> etkisini belki 6 ay sonra görürsünüz, istihdama etkisini belki 9 ay sonra
> görürsünüz. Çok hızlı sonuç beklemek, o sonuç gelmezse yanlış yaptığımızı
> düşünmek ayrı bir yanlışa götürebilir. O nedenle sabırlı olmak, bu alanda
> istikrarlı bir duruş ve öngörülebilirliği sağlamak çok önemli. Çünkü kararlı
> duruş, bugünün sonuçlarını hemen değiştirmez ama beklentiyi bugün değiştirir
> ve insanlar 4 ay sonra enflasyonun düşeceğini, 6 ay sonra istihdamın
> artacağını, Türkiye'nin daha fazla büyüyeceğini beklemeye başladıkları anda
> aslında siz bugünden sonuç almaya başlamış olursunuz. O nedenle
> beklentilerin pozitife dönmesi çok önemli. Ben buna inanıyorum. Ülke olarak
> böyle adımlar atarsak bu, çözümün de başlangıcı olacaktır.”
##### ‘Bu dönemde yay gibi gerilmiş, ok gibi fırlamaya hazır bir potansiyel
barındıran sektörler var’
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye'deki bütün oyuncuların
kırılganlıkları başarılı bir şekilde yönetme becerisi ve kriz deneyimi
bulunduğunu ifade ederek, _"Biz böyle krizleri çok gördük, geçirdik, bu tür
kırılganlıkları yönetme becerisine sahibiz. Kısa dönemli olumsuzluklardan
sıyrılsak, ileriye baksak reel sektörde müthiş bir dinamizm var. **Bu dönemde
yay gibi gerilmiş, ok gibi fırlamaya hazır bir potansiyel barındıran sektörler
var** "_ şeklinde konuştu.
###### ‘Kripto paraya yatırılan paranın bir gecede kaybedilmesi, yarılanması
riski vardır’
Hakan Aran, dijital para ve kripto para konusunun birbirine karışmaması
gerektiğini söyledi. Aran, şunları kaydetti:
> “Merkez bankalarının çıkardığı dijital paralar, itibari paraların dijital
> versiyonudur. Oysa kripto paralar konusu; henüz ülkemiz dahil dünyanın pek
> çok ülkesinde düzenlemesi yapılmamış ya da kısmi yasaklama yönünde yapılmış,
> teknoloji, siber hırsızlık, fiyat oynaklığı, dolandırıcılık ve düzenleme
> açısından çok büyük riskler barındıran, aracılık yapan şirketleri seçerken
> dikkatli ve temkinli olunması gereken, henüz piyasa yapıcılığı olmayan
> riskli bir alandır. Bu alandaki servet çok az sayıda adreste toplanmış
> durumdadır. Ciddi bir yoğunlaşma vardır.
> Aracılık eden kuruluşların ise bir kısmı şeffaf, sahipliği, finansal gücü ve
> son durumu bilinen kuruluşlar değildir. Bugün yaşanan fiyat düşüşleri,
> faaliyetine bir gecede son veren kripto para borsası ve vatandaşın parasını
> alarak bir gecede buharlaşan kripto para şirketi; kripto paralar için 'yasal
> güvenceden yoksun kumardan farksız bir alandır' derken ne demek istediğimi
> üzücü bir şekilde gösteriyor. Yasal düzenleme yapılana ve piyasa yapıcılığı
> kavramı gelene kadar vatandaşımızın tüm hayatı boyunca uğraşarak,
> zorluklarla oluşturduğu ve kripto paraya yatırdığı birikimin bir gecede
> kaybedilmesi, yarılanması riski vardır. "