[Türkiye](/turkiye/)
13:40 21.04.2021URL'yi kısaltın
__7 __11
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 2. Dünya Savaşı'nda bile Karadeniz'in bir askeri
çatışma denizi olmadığını vurgulayarak, "Bunun temel nedeni, Montrö Sözleşmesi
ile oluşturulan hassas dengedir. Ama elbette sözleşme tek başına istikrarı
sağlamak için yeterli değil. Bölgede yükselen gerilim hepimizi
endişelendiriyor. Provokasyonlardan kaçınılmalı" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ' **Türkiye-Romanya-Polonya üçlü
işbirliğinin pandeminin getirdiği güvenlik sınamaları bağlamında önemi'**
başlığı ile video mesaj yayımladı.
Bakan Çavuşoğlu, etkinliği düzenleyen **Yeni Strateji Merkezi** , **Doğu
Araştırmaları Merkezi ve Siyaset** , **Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakf**
ı'na teşekkür etti.
Dünyanın sarsıntılı zamanlardan geçtiğini belirten Çavuşoğlu, şunları söyledi:
> "Güç kaymaları ve boşluklar, hibrit ve vekalet savaşları, terörizm, iklim
> değişikliği, kötü yönetim, yoksulluk ve yerinden edilme, karmaşık bir
> güvenlik bulmacası yaratıyor. Pandeminin etkisini de her alanda görüyoruz.
> Uluslararası dayanışma noksanlığı, tıbbi malzemeler için kıyasıya rekabet,
> kutuplaşma ve ekonomik durgunluk. Sadece bir veriyi paylaşayım; salgın
> nedeniyle aşırı yoksulluk içinde yaşayan insan sayısı 150 milyon artabilir.
> Bütün bunların hepimiz için çok büyük toplumsal ve güvenlik etkileri var."
## 'Sınırlarımız NATO'nun sınırlarıdır'
Bakan Çavuşoğlu, bu küresel krizden çıkış yolunun uluslararası dayanışma ve
aklıselimden geçtiğine inandığını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
* "Barış, istikrar ve refahın tarifi basit; tüm çatışmaları azaltmak, çatışmaları durdurmak, diyalog, diplomasi ve arabuluculuğu artırmak. Kurallara dayalı ve yenilenmiş bir küresel sistem için çalışmak, güçlü ve hesap verebilen bir yönetişim, kimseyi arkada bırakmayan ekonomiler. 3 NATO müttefiki olan Türkiye, Romanya ve Polonya bölgemizin ve dünyanın karşılaştığı sınamalara ilişkin benzer yaklaşım ve perspektifleri paylaşmaktadır.
* Sınırlarımız NATO'nun sınırlarıdır. Bu nedenle ortak yaklaşımlarımızı, coğrafyamızı ve sahiplenme duygumuzu olumlu itici faktörler olarak kullanmaya karar verdik. 2012 yılında etkili ve ileri görüşlü bir üçlü işbirliği mekanizması kurduk. Bu, tüm konularda aynı görüşte olduğumuz anlamına gelmiyor. Zaman zaman farklı bakış açılarımızın katma değerinden yararlanıyoruz."
### 'Kritik bir dönemde değerli bir fırsat olacak'
Bakan Çavuşoğlu, bu yıl gündemlerinin zengin olduğunu belirterek, " _NATO
zirvesine sadece 2 ay kaldı. Kritik bir dönemde değerli bir fırsat olacak.
NATO 2030 süreci hakkında da görüş alışverişinde bulunacağız. Zamanlıca
yapılan bu girişim, karşılaştığımız tehditlerin dönüşümünü
değerlendirmektedir. Girişim, daha iyi direnç geliştirmemizi ve dayanışmayı
artırmamızı gerektiriyor. Günümüzün zorlukları ve tehditleriyle yüzleşmek için
çok önemli 3 sihirli kelime var; birlik, uyum ve dayanışma. Soğuk savaş
sırasında ittifakımız böyle ilerledi ve 21'inci yüzyılda da bu şekilde galip
geleceğiz. Yakın çevremizde birçok acil sorun var. Dağlık Karabağ son
zamanlarda bize 'donmuş ittifak' diye bir şeyin olmadığını gösterdi. Çatışma
çatışmadır ve bu tür krizler bize Karadeniz bölgesinin güvenliğinin ve
istikrarının ne kadar hayati olduğunu hatırlatıyor_ " ifadesini kullandı.
#### 'Bölgede yükselen gerilim hepimizi endişelendiriyor'
Karadeniz'in asla bir askeri çatışma denizi olmadığını kaydeden Bakan
Çavuşoğlu, şunları ekledi:
> "Geçtiğimiz yüzyılda 2. Dünya Savaşı sırasında bile Karadeniz asla bir
> askeri çatışma denizi olmadı. Bunun temel nedeni, Montrö Sözleşmesi ile
> oluşturulan hassas dengedir. Sözleşmeyi 1936'dan beri yaptığımız gibi şeffaf
> ve tarafsız bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz. Ama elbette sözleşme tek
> başına istikrarı sağlamak için yeterli değil. Bölgede yükselen gerilim
> hepimizi endişelendiriyor. Provokasyonlardan kaçınılmalıdır. Diplomasi ve
> diyaloğun egemen olmasını sağlamak için çok çalışmalıyız. Perşembe günü
> başlayacak Bükreş'teki üçlü toplantımıza katılmayı dört gözle bekliyorum.
> Birlikte bölgemizde ve ötesinde barışı sağlayan ülkeler olarak kalmayı
> taahhüt ediyoruz. Sizlere başarılı bir etkinlik dilerim"