[Türkiye](/turkiye/)
16:19 17.04.2021URL'yi kısaltın
__1 __1
İstanbul Şişli'de kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşı Tuğba Erçakar'ı
darp ettiği görüntüleri tepki çeken Mehmet Hanifi Bozaslan'ın mahkemeye
sunulan savunması ortaya çıktı. Bozaslan savunmasında 'anksiyete (kaygı)
bozukluğu ve panik atağı' olduğunu söyleyerek beraatini talep etti.
Şişli'de 9 Aralık 2020 günü Tuğba Erçakar (26) arkadaşı Ceylan A.'nın
evindeyken ayrılmak istediği erkek arkadaşı Mehmet Hanifi Bozaslan tarafından
darp edilmişti. Kendini korumaya çalışan genç kız, erkek arkadaşı tarafından
defalarca yumruklanmıştı. Evdeki güvenlik kamerasına yansıyan ve Tuğba
Erçakar'ın "Sesimi duyurmak istiyorum" diyerek paylaştığı olay, sosyal medyada
gündem olmuştu.
Sanık Mehmet Hanifi Bozaslan, olay nedeniyle iki defa gözaltına alınmış,
çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İstanbul
Cumhuriyet Savcılığında Uzlaşma Bürosu'nda taraflar arasında uzlaşma
sağlanamaması üzerine Mehmet Hanifi Bozaslan hakkında Tuğba Erçakar'a yönelik
"Basit yaralama" ve "Tehdit" suçlarından 10 aydan 3 yıla kadar hapis cezası
istemiyle, şikayetçi Ceylan A.'ya karşı da "Hakaret", "Kişilerin huzur ve
sükununu bozma" ve "Tehdit" suçlarından 1 yıldan 5 yıla kadar hapsi cezası
istemiyle dava açılmıştı.
İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi, Mehmet Hanifi Bozaslan hakkındaki
yargılamanın **basit yargılama usulü ile yapılmasına karar verdi.**
**'Pişmanlık duymaktadır'**
Taraflardan dosya üzerinden beyanlarının sunulmasının istenmesi üzerine Mehmet
Hanifi Bozaslan'ın avukatı Sedat Çakar aracılığıyla dosyaya savunmasını sundu.
Savunma dilekçesinde, Tuğba Erçakar'a kasten yaralama hariç, diğer suçların
hiçbirini kabul etmedikleri belirtildi.
Dilekçede, _"Kamera kaydından da görüleceği üzere müvekkilin hareketlerinin
hayatın olağan akışı içerisinde akli sağlığı ve dengesi yerinde olmadığı
açıkça görülecektir. Müvekkil zaten bunların nasıl yaşandığını
hatırlamamaktadır ve pişmanlık duymaktadır. Psikolojik olarak rahatsızdır.
Anksiyete bozukluğu ve panik atak vardır ve bu hususlarla ilgili olarak reçete
ve belgeleri sunmuştuk. Zaten bunca denli uzun bir ilişki içerisinde
müştekilerin bu durumu bilmemelerinin imkanı olmamakla birlikte müvekkil de
tanışıklıklarında dile getirmiştir"_ denildi.
Mehmet Hanifi Bozaslan'ın dilekçesinde, müşteki Erçakar'a "hiçbir tehdit,
hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma" eyleminde bulunmadığı, müşteki
Ceylan A'nın iddialarının ise gerçeklikten uzak ve soyut olduğu, fake (sahte)
hesaplardan atılan mesajların da sanığa ait olmadığı anlatıldı.
Dilekçede, müşteki Ceylan A'nın evinde neden kamera bulunduğunun da
değerlendirilmesi istenerek _"Müvekkilim mücevherat (altın model çizimi,işleme
vs.) sektöründe çalışmaktadır. Salonda bulunan bir kameranın her zaman kayıtta
olabileceği hayatın olağan akışına sığan bir durum mudur? Her zaman kayıtta
olan bir kameranın belleğinin ne denli büyük olması gerektiği açıkça
ortadadır"_ ifadeleri de kullanıldı.
Dilekçede, sanığın beraati ya da hakkında lehe hükümlerin uygulanması, ceza
verilirse kamuya yararlı bir işte çalışmak yerine adli para cezasına karar
verilmesi ve şartları oluştuğu takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması
talep edildi.
Öte yandan müşteki Tuğba Erçakar'ın avukatı Ayşegül Mermer de sanıktan
şikayetçi olduklarını, Erçakar ve diğer müşteki Ceylan A'nın soruşturma
aşamasında bir çok defa hakaret ve tehditlere maruz kaldıklarını belirterek
sanığın cezalandırılmasını talep etti. Hakimin tarafların sunduğu dilekçeler
üzerinden değerlendirme yaparak ileriki günlerde karar vermesi bekleniyor.