[Nereden geliyor?](/nereden-geliyor/)
10:58 16.04.2021(Güncellendi 10:59 16.04.2021) URL'yi kısaltın
__0 __0
Nisan geldi, ardı bahar derken bir anda kar, yağmur, soğuk bastırdı ve kış
sanki yeniden başladı.
Hepimiz havadaki bu değişimi anlamaya çalıştık ancak nisan ayı bitene kadar
böyle garip havalarla şaşırmaya devam edeceğiz.
Çünkü Rumi takvime göre 13-14 Nisan’a eskiler, “ _martın otuzu_ ” derdi.
Fırtına beklenirdi. " _Mart dokuzu, dokuzunun dokuzu, o da olmazsa martın
otuzu_ " deyimi bu şekilde ortaya çıkıyor.
Eski Diyanet İşleri Başkanlığı Vakit Hesaplama Şube Müdürü **Cevdet Ergün** de
aylık Diyanet dergisinin Temmuz 2005 tarihli sayısındaki “ _Halk Takvim_ i”
başlıklı makalesinde tarihin eski devirlerinden bugüne kültürel miras olarak
kalan mevsimsel deyimleri aktarıyor.
Onun makalesinde de anlattığı gibi, yine **Rumi** takvimde 18 Nisana Aprilin
beşi deniyor. Bugün, " _Camız Kıran Fırtınası_ " yaşandığı için hayvanların
burnu ahırdan bile çıkarılmıyor. Eskiler bu nedenle, " _Kork aprilin beşinden,
camızı ayırır eşinden, hele-hele on beşinden_ " diyor. Poyraz oldukça keskin
eserken dolu yağarsa yeni uyanmaya başlayan ağaçları soğuk alıyor, özellikle
kayısı, badem ve kiraz ağaçları çok etkileniyor.
Ancak **Nisan ayının sürprizleri** bunlarla bitmiyor. Bir de “ _April Beşinin
Beşi_ ” var ve bu da Rumi takvime göre, 18-23 Nisan günlerine denk geliyor.
Yine fırtına bekleniyor. Soğuk, kısmen de kar beklentisi bulunuyor ancak
Aprilin beşi kadar etkili olmuyor.
Tabii en sıkıntılısı ise **21-26 Nisan’a** denk gelen günler.
Eskilerin sitte-i sevr, Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü’nün de
**sitteisevir** dediği bu günler, güneşin **sevr** burcunda bulunduğu altı
gününe verilen ad. Arapça _“Sevr”, “Boğa/Öküz”;_ sitte de altı demek.
Mehmet Zeki Pakalın, “ _Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü_ ”nde,
Sevr burcunu özetle şöyle anlatıyor:
“ _On iki burçtan ikinci burca verilen addır. Bu burç esnasında yıldızlar öküz
şeklini gösterdiği için burca öküz demek olan bu ad verilmiştir. Her burç gibi
bunun da müdür yahut hâkim seyyaresi vardır, o da Zühre’dir.”_
Fırtınası ve soğuğu ile meşhur bu altı günü tarif etmek için halk arasında “
_Sitte-i Sevir, kapıyı çevir ya da Sitte-i Sevir, her saati bir devir_ ”
deniyor.