[Türkiye](/turkiye/)
14:13 05.04.2021(Güncellendi 18:24 05.04.2021) URL'yi kısaltın
__39 __185
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'yle ilgili bildiriyi imzalayan emekli amirallerin
lojman ve koruma hakları iptal edildi.
104 emekli amiralin **Montrö Boğazlar Sözleşmesi** 'yle ilgili yayınladığı
bildiri, 'darbe iması' tartışmalarına neden oldu.
**Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı** 'nın başlattığı soruşturma kapsamında
aralarında **Cem Gürdeniz** , **Mustafa Özbey** ve **Kadir Sağdıç** 'ın da
bulunduğu 10 emekli amiral bu sabah saatlerinde gözaltına alındı. 4 amirale
ise yaşları nedeniyle 3 gün içinde emniyete müracaat etmeleri için tebligat
yapıldı.
**Anadolu Ajansı'nın (AA)** aktardığına göre, bildiriyi imzalayan emekli
amirallerin lojman ve koruma hakları iptal edildi.
## Emekli amirallerin yayınladığı bildiride ne deniyordu?
Hükümetin ve çok sayıda siyasetçinin 'darbe iması taşıdığını' ifade ettiği
bildiri, 3 Nisan 2021'de gece saatlerinde yayınlanmıştı. _"Son zamanlarda
gerek Kanal İstanbul, gerekse uluslararası antlaşmaların iptali yetkisi
kapsamında Montrö Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması endişe ile
karşılanmaktadır"_ ifadesiyle başlayan bildiride, Veryansın TV'nin
[aktardığına
göre](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104031044188091-emekli-103-amiralden-
montro-ve-ataturk-bildirisi/) şunlar yer almıştı:
"Türk Boğazları, dünyanın en önemli su yollarından biri olup, tarih boyunca
çok uluslu antlaşmalara göre yönetilmiştir. Bu antlaşmaların sonuncusu ve
Türkiye’nin haklarını en iyi şekilde koruyan **Montrö** ; sadece Türk
Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul,
Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri
kazandıran, **Lozan Barış Antlaşması** 'nı tamamlayan büyük bir diplomasi
zaferidir. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi
olup Karadeniz’i barış denizi yapan sözleşmedir.
Montrö, Türkiye’nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında
istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir. Montrö, Türkiye’nin
**II. Dünya Savaşı**
'nda tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle,
Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma
konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve
eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.
Diğer taraftan; son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez
nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış
bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur. TSK ve özellikle Deniz
Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok
değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan
çıkarılacak en önemli ders; TSK’nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi
teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.
Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış,
**Atatürk** 'ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor
ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz. Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte
örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve
tehdidi ile karşılaşabilecektir.
Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan’ın
koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve
devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir. Ülkemizin her köşesinde
denizde, karada, havada, iç güvenlik bölgesinde ve sınır ötesinde fedakârca
görev yapan, Mavi Vatandaki hak ve menfaatlerimizin korunması için Atatürk’ün
gösterdiği yolda canla başla çalışan cefakâr Türk denizcilerimizin
yanındayız."