[Seyir Hali](/seyir-hali/)
16:03 05.04.2021(Güncellendi 16:12 05.04.2021) URL'yi kısaltın
__8 __6
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, emekli amirallerin Montrö Boğazlar Sözleşmesi
ile ilgili bildirisini RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında
değerlendirdi. Özülker “Emekli olmuş insanlar kendi şahsi düşüncelerini,
kaygılarını dile getirirler. Şahsi görüşüm, Türkiye Cumhuriyeti’nde darbe
olabilme ihtimali yoktur” dedi.
Emekli amirallerin Montrö Boğazlar Sözleşmesi üzerine yayınladığı bildiriyi ve
Türkiye’nin ABD ve Avrasya karşısında duruşunu Emekli Büyükelçi Uluç Özülker
RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında yorumladı.
Özülker, 2020 yılında emekli büyükelçiler olarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi
üzerine yaptıkları açıklamayı _“Geçmişte hayatımızı Montrö gibi çok önemli
sorunlara vakfetmiş Dışişleri mensupları olarak bir görüş açıkladık. Bu görüş
esas itibariyle Kanal İstanbul projesinin Montrö Sözleşmesi’ne bir etkisi olup
olmayacağı veya bu kapsam içinde durumu nasıl etkileyeceği konusunda bir görüş
açıklamaktan ibaretti. Neticede herhangi bir şikayet veya bu kapsam içinde
hedefi saptırmaya yönelik olarak bir tutum almak şeklinde değildi. Elbette ki
bir fikir ve söz hürriyeti olarak anayasamızın hakkıdır”_ diye anlattı.
## ‘Konu Montrö değil, Cumhurbaşkanımızın yetkisinin hangi derecede
olabileceğiydi’
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin önemine dikkat çeken Özülker, Meclis Başkanı
Şentop’un bu antlaşmayı yetkilendirme üzerinde bir örnek olarak söylediğini
_“Dolayısıyla burada en ufak bir şekilde sorun yok, nitekim amirallerimizin de
kendi yönünden oturup bir düşünce açıklamak noktasına gelebilmelerini
yadırgamamak lazım. Montrö Sözleşmesi aslında fevkalade kritik bir konudur,
aynı zamanda bir egemenlik sorunudur. Sayın Meclis Başkanımız bir açıklama
yapmadı. Sadece örnek olay diye bir sürçülisan diye bakın. Burada konu Montrö
değil, Cumhurbaşkanımızın yetkisinin hangi derecede olabileceği konusuydu”_
diye hatırlattı.
## ‘İnsanlar bu meseleyi yakından biliyor ve vatandaş olarak önem veriyorsa
fikrini söyleyebilir’
Özülker, vatandaşın fikir beyan edebileceğini _“Egemenlikle ilgili fevkalade
ciddi sonuçları olabilecek konularda en üst düzeyde açıklama yaptığınız zaman
hem uluslararası planda hem yurt içinde pek çok çevrede yanlış anlamalarla
veya hassasiyet verebilecek gelişmelerle de karşılaşabiliyorsunuz. İnsanlar bu
meseleyi yakından biliyor ve bir vatandaş olarak büyük önem veriyorsa fikrini
söyleyebilir”_ dedi.
## ‘İnsanlar konuşmadığı ölçütte illegale kayıyor, illegale kaymak kimsenin
işine gelmez’
Özülker, insanların fikirlerini söylemesinin onları yasalar içinde tuttuğunu
_“Aynı şekilde irtica ile ilgili olarak alınmış olan karar vardı. Bu irtica
kararı da iç hizmet talimatnamesinde konuyla ilgili dört defa değişiklik
yapılmıştı. Eskiden irtica yoktu sonra kondu yani bunlar olabiliyor. Bunlar
sorun yaratmamalı. İnsanlar konuşmadıkları ölçütte illegale kayıyorlar.
İllegale kaymak da kimsenin işine gelmez”_ diye açıkladı.
## ‘Emekli olmuş insanın organize olup sonucu etkileyebilecek etkinliğe
girmesinin ihtimali yoktur’
_“Benim şahsi görüşüm Türkiye Cumhuriyeti’nde artık herhangi bir şekilde darbe
olabilme ihtimali yoktur”_ diyen Özülker, _“Kesinlikle yoktur ama ikinci bir
şey var. Emekli olmuş bir insanın herhangi bir şekilde organize olup 100-200
kişiyle buradan sonucu etkileyebilecek bir etkinlik içine girmesinin ihtimali
de yoktur. Ben şimdi 15-16 yıldır emekliliğimi yaşıyorum. Dışişleri bakanlığı
konusunda birçok arkadaşlarım üstünde konuşuyoruz. Benim o müesseseye elbette
ki ilgim 41 yıl orada yorulmuş bir insan olarak yakındır, ama netice
itibariyle oradaki arkadaşlarımın çoğunu ben tanımıyorum bile. Onlar benden
sonra iş başına gelmiş daha genç jenerasyon insanlar. Onlar belki beni
tanıyabilir ama bir bütün olarak benim orada etkinlik sağlayabilmem mümkün
değildir. Emekli olmuş insanlar kendi şahsi düşüncelerini, kaygılarını dile
getirirler”_ ifadelerini kullandı.
## ‘Burada söyledikleri, bir yandan irticadan, Montrö’den bahsediyor’
Özülker, _“İllaki ‘Silahlı Kuvvetler ayağa kalksın. İş elden gidiyor’ şeklinde
değerlendirmesi de yanlış olabilir. Neden? Burada söyledikleri, bir yandan
irticadan bahsediyor. Montrö’den bahsediyor. FETÖ’den bahsediyor. Şöyle
denemez mi? Hala geçen FETÖ’den bir sürü tutuklamalar oldu. Hala da oluyor ve
bunun getirmiş olduğu risk ve bunun ötesinde tehlikeleri hep beraber yaşadık.
Bu ülke çok büyük bir badire atlatarak adeta felaketin ucundan döndü. ‘Bu
koşullar altında bu şekilde gitmeyin. Daha ciddi şekilde irticası vesairesi
üstüne gitmek lazım, daha ne FETÖ bitti ne bişey bitti çok daha ciddi
sonuçlarla karşılaşabiliriz’ şeklinde bir yorum da olabilir mi”_ dedi.
## ‘Türkiye bulunduğu mevki itibariyle geleceğini denge politikası üzerine
oturtmaya mecburdur’
ABD’nin yaptırım politikalarının doğru olmadığını söyleyen Özülker,
Türkiye’nin bulunduğu konum itibari ile denge politikasına mevcut olduğunu
_“Ben burada bir Batı veya Avrasya boyutuyla düşünmem çünkü sonuç itibariyle
Türkiye bulunduğu mevki itibariyle kendi geleceğini denge politikası üzerine
oturtmaya mecburdur. Oturup Amerika Birleşik Devletleri ‘Ben Rusya ya
karşıyım. O benim düşmanımdır. Dolayısıyla senin de düşmanın olmak
mecburiyetindedir’ dediği anda onun arkasında hiçbir mantık olamaz. ABD’nin
yaptırım, pasife etmek ve dünyayı bu noktaya getirmesinin doğru bir şey
olmadığını mesela ben de net söyleyebilirim”_ diye ifade etti.
## ‘Zenginlik Avrasya’ya kaymaktadır’
Özülker, Türkiye’nin Avrasya’ya bakışı konusunda _“Bu kapsam içinde dünyada
21. yüzyılda yeni gelişmeler olduğunu, dijitalleşme ve otomasyonla birlikte
yepyeni bir dünya ortaya çıktığını, çok merkezli bir dünyaya yöneldiğini, Batı
toplumlarının refah gerilemesi içinde girdiğini ve bütün bunların sonucunu
bilek güreşi haline getirerek dünyayı karıştırmaya gerek olmadığını şahsen ben
her vesilede dile getirenlerden biriyim. Dolayısıyla Avrasya boyutu dediğiniz
zaman, elbette bu bir gerçektir. Zenginlik Avrasya’ya kaymaktadır. Türkiye’nin
bunu düşünmek hakkı da vardır. Burada en ufak bir kuşkum olamaz”_ dedi.
## ‘Türkiye Batı’dan gelen bu ağır baskı altında 6 Nisan’da ne görüşecek’
Avrupa Birliği’nin Türkiye ile yaptığı en son toplantısı sonucu yayınlanan
bildirisinin Türkiye’ye karşı ‘tehditler’ içerdiğine dikkat çeken Özülker,
_“ABD halihazırda Avrupa Birliği ile işbirliği halindedir. 6 Nisanda Avrupa
Birliği’nden Türkiye ile görüşme yapmak için en üst düzey bir heyet geliyor.
AB’de yapılmış olan en son zirve toplantısındaki bildiriye baktığım zaman
Türkiye’ye dünya kadar tehdit var. Doğu Akdeniz’de herhangi bir şekilde
çekileceksin, orada araştırma yapamazsın, kazamazsın, edemezsin. Ondan sonra
deniyor ki Gümrük Birliği’ni genişleteceğiz. 6 yıldır zaten Gümrük Birliği
gündemde, ne yaptınız da bugüne kadar? ‘Türkiye’nin beka sorunu olan fevkalade
önemli kendi menfaatinin bulunduğu konuların hepsinden vazgeç karşılığında ben
de sana genişletilmiş Gümrük Birliği vereyim’ mi diyeceksiniz? Zaten Türkiye
Batı’dan gelen bu ağır baskı altında 6 Nisan’da ne görüşecek? Türkiye
vazgeçemez. Milli Güvenlik Kurulu’nda kalktık, bir açıklama yaptık. ‘Kıbrıs
konusu fevkalade önemlidir ve burada Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanı gerekir’
dedik.”_ diye ekledi.