◊ Sözü ve müziği size ait olan ikinci single’ınız “Kaçtım” yayınlandı. Peki,
neden ve nelerden kaçtınız da bu şarkı ortaya çıktı?
- İç sesimi duyup da ona kulak asmadığım bir zamanda çok mutlu bir günde
çıktı “Kaçtım”. Biraz çelişkili duyulabilir ama pek de öyle değil. Kendi
içimde sıkışıklıklar hissettiğim bir zaman içerisinde güzel bir günde yazdım.
İşler yolunda gitmiyorken biz de yokuş aşağı gittiğimiz anlamına gelmiyor. Her
sıkıntının sonrasında yokuş yukarı depar atıyoruz hem de çok büyük bir
rahatlıkla. Karşılaştığımız zorluklar karşısındaki tutumlarımız bizi biz yapan
değerlerin bir parçası. Görebilmek çok önemli.
Anlatırken şarkıyı yazmamın üstünden birkaç yıl geçmesinin verdiği bir
rahatlık var. Mış gibi yaptığımız her an ufak ufak kaçışlar gibi... Mutluymuş
gibi, önem veriyormuş gibi, biliyormuş, sakinmiş gibi... Şarkı benden çıkıp
size ulaştığı için neden ve nelerden kaçtığım önemini yitiriyor.
◊ Bu şarkı bir buçuk yıllık bir aranın ardından geldi. Bu sürede neler
yaptınız?
- Dolu dolu bir buçuk yıl geçirdiğime inanıyorum. Okudum, yazdım, yeni
besteler yaptım, resim yapmaya başladım, seramiğe meraklandım. Âşık oldum. İki
kez evi ve kendimi taşıdım, kedilerimle ev arkadaşı oldum, ailemi daha çok
tanıdım. Herkesle ve her şeyle tekrar ve tekrar tanışmayı, merak duymayı
kendime tembihledim. İçimdeki dengenin kokularını aldım, zaman zaman dağıldım
sonra tekrar nasıl dengeye getirebileceğime baktım. Çok hastalandım, daha çok
iyileştim.
Şeker
kabıyla
beste yaptım
◊ Pandemi size neler öğretti?
- Teslim olmayı, koşullara göre hareket etmeyi, şükran duymayı, bağışıklık
sistemimi kuvvetli tutmayı, hızla akan zaman içinde kendi içimde durabilmeyi,
sabrı, evde hayatın süper olduğunu... Hastalara, hasta yakınlarına şifalar
dilerim.
◊ Bundan sonra bizleri nasıl şarkılar bekliyor?
- Geçen gün şeker kabıyla beste yaptım. Ne gelirse içimden dile dökmek
isteyeceğim, onu da nasıl bir müzikle birleştireceğimi bilmiyorum. Çıkan
hiçbir şey zaten çıktığı gibi kalmıyor. Dönüşe dönüşe tadını kıvamını bulur.
Bir sonraki teklimin adı sanırım “Ha-Ha-Ha”.
Sanatla içli dışlı
bir ailede büyüdüm
◊ Şarkı, karanlık bir havada giderken aniden temposu yükseliyor. Umut veren
de bir yapısı var. Bu dengeyi nasıl sağladınız?
- Umut verdiğine çok memnun oldum. Arkadaşlarım yazdığım sözleri sert buldu.
Bana da çok ferah ve aynı şekilde umut verici geliyor “Kaçtım”ın sözleri. İşin
içinde kabul var. Kabul varsa işin büyük bir yükü zaten kalktı omuzlardan. O
zaman yeni yolumuza devam...
“Kaçtım” akustik olarak ortaya çıkmıştı. Emre Kuvvetli ve Cihan Reşit Köse’yle
bir araya gelip şarkının alt yapılarını hazırladık. Şarkının benim yaptığım
versiyonu bir zürafanın ip üstünde yürümesine benziyordu. Emre ve Cihan’la
şarkının ihtiyacı neyse onu tam olarak verebildik. Tolga Şişko gitarları
çaldı. Vokaller için Barış Baykan’la çalıştık. Mix’ini ve mastering’ini Orçun
Ayata yaptı.
◊ Şarkının klibi de yalınlığıyla kendini sonuna kadar izlettiriyor. 3 ayrı
klip çekilmiş ama bu versiyonu seçmişsiniz. Neden?
- Yalınlığı hoşuma gitti... Yanan arabalar, dans eden kadınlar, hep bir
hareket hali gibi plastikler bir dünya değil de gündelik yaşantımın tüm
durağanlığıyla klipte görülmesini istedim. Çok güzel bir klip daha çekmiştim.
Tatlı bir kız, cool pozlar falan ama öyle oynamak istemedim. Kendimi
olduğumdan şaşaalı göstermek kalbime çok yakın değil, onu anladım.
◊ Müzisyen bir aileden geliyorsunuz. Büyük amcanız İlhan Şeşen, babanız
Burhan Şeşen... Böyle
bir genetik mirasla müziğin içine doğunca sanatın çok da dışında kalınmıyor,
değil mi?
- Küçük amcam da canım Gökhan Şeşen. Sanatla epey içli dışlı bir ailede
büyüdüm, normalim bu oldu. Anne tarafında da baba tarafında da hep sanatın bir
dalına tutunmuşlar, meslek edinmemiş olsalar dahi. Sanatın dışında kalma
durumunu çok bilmiyorum...