Jülide Ateş,
“40” adlı programında önceki akşam
Orhan Gencebay’ı
ağırladı.
Ateş, programın formatı gereği ünlü sanatçıya 40 soru yöneltti, Gencebay
kendisine ayrılan 2 dakikalık sürede 40 soruyu yanıtladı. Ateş ünlü sanatçıya,
“Sevim Emre ayaklarınızı yıkıyor mu?” diye sordu.
Gencebay bu soruya “Gerekirse yıkar. Bizim aramızda yabancılık yok ki, ben
oyum o da benim gibi baktığımız için, böyle değerlendirdiğimiz için yıkar
tabii, niye yıkamasın? Ben de yaparım, o da yapar” diye yanıt verdi.
ARABESK KÖTÜ BİR YAFTA
Sanatçı “Arabeskçi olarak anılmaktan rahatsız mısınız” sorusunu ise şöyle
yanıtladı: ”Arabesk kavramına saygım var. Ama arabesk nedir diye sorun; size
cevap veremezler, çoğu kişi bilmeyebilir. Ama bir arabesk değerlendirmesi
vardır, bana göre bu kötü bir yaftadır. Aslında arabesk diye bir müzik dalı
yoktur. Arabesk, pop, özgün, fantezi gibi birtakım dallar kesinlikle müzik
ilminde yoktur, bunlar yakıştırmadır.
Benim arabesk denilen bir değerle kesinlikle ilgim yok, benim yaptığım çalışma
da arabesk değildir. Benim yaptığım Türk müziğinin devamıdır. Ben Türk
müziğine hizmet ediyorum. Arabesk deyimine de saygı duyuyorum, o ayrı bir
şeydir.”
Ferdi Tayfur’dan kıdemliyim
Orhan Gencebay, “Ferdi Tayfur rakibiniz miydi?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Biz hiç öyle bir şey düşünmedik. Onunla her zaman gayet sıcak, samimiyiz. Ve ben ondan daha kıdemliyim; daha önceyim. Biz bizden önceki üstadlarımızdan etkileniriz, dolayısıyla ben de birçok kişiyi etkilemiş olabilirim. Ferdi ile hiçbir zaman rakiplik aklımızın ucundan geçmedi. Ama 70’li yıllarda, Ferdi’yle biz yan yana geldiğimizde rakip yaparlardı; ona ‘sağcı’, bana ‘solcu’ derlerdi. Ne demek bunlar diye bakardık. Bizim o taraklarda bezimiz yoktur.”