Örneğin yüzdeki ortaya çıkan alerji ve egzamalarda ilk göz altı bölgesi etkilenir. Yine cildiniz ne kadar yağlı olsa da göz altı her zaman kurumaya ve kırışmaya meyillidir. Yoğun stres ve uyku düzensizlikleri göz altı morluğunun ve torbalanmasının nedenleri arasında sayılmaktadır. Uykusuzluk ve yoğun çalışma temposunda cilt daha soluklaşır, göz altındaki toplardamarlar daha belirgin hale gelir. Yaş ilerledikçe de kolajen lifleri yani bağ dokusu inceldiği için göz altı derisi saydamlaşır ve var olan koyulaşma artar.
Dermatolog Dr. Neslihan DOLAR
Evde kal ama genç kal
“#EvdeKal” çağrısına uyarak evde uzun zaman geçirdiğimiz bu günlerde cildin
sağlığını ve güzelliğini korumak için günde en az 2 litre su tüketmemiz
gerekir. Dışarıdan donuk, mat ve sağlıksız görünen ciltlerin çoğunun esas
sorunu nemini kaybetmeleri ve bu nedenle kurumalarıdır. Vücudumuzun yüzde
70’ini oluşturan böyle bir kaynağı bünyemizden mahrum etmemeliyiz. Bugünlerde
günlük su tüketimini düzenli hale getirmek ve ne olursa olsun günlük 2 litre
su tüketiminin altına inmemek amacımız olmalıdır.
EN YENİ YÖNTEM
Yine evde kalmaya devam ettiğimiz bu günlerde göz çevremizin bakımı ve
korunmasında evde uygulayabileceğimiz yöntemler daha ön plana çıkıyor. Göz
altı ve göz çevresi bölgesindeki kırışıklık, kuruluk,
morluk ve torbalanma bu
bölgedeki cilt altı bağ dokusunun zamanla zarar görmesi ile hızlanır. İşte bu
bölgenin direncini artırmak için yapılan uygulamaların cildin bariyerini geçip
deri altında etki ediyor olması gerekir. Maalesef pek çok krem cilt bariyerini
geçip etki edemez.
Yeni geliştirilen teknolojiler, artık hem evde yapabileceğiniz hem de iğnesiz
ama iğne ile enjekte edilmiş kadar hızlı etkili yöntemler ülkemizde de kolayca
erişilebilir hale geldi. Göz çevresine uygulanan patentli mikrokanal bant
teknolojisiyle üretilmiş patchler yara bandı gibi bir bant içerisine
yerleştirilen mikrokanallar sayesinde cilt bariyerini geçip alt dokulara aktif
bileşenler ve hyaluronik asiti ulaştırır. Bu aktif içerikler vücudun doğal
nemi ile çözünür ve hemen çalışmaya başlar. Aktif bileşenlerden en önemlisi de
botoks benzeri etkiye sahip olan, ince çizgi ve kırışıklıkların azalmasını
sağlayan bir moleküldür. Göz altına bu bölgenin hassasiyeti ve inceliğinden
dolayı çoğu zaman enjeksiyon yöntemleriyle uygulayamadığımız bu aktif
bileşenler bu teknoloji sayesinde mikrokanallar yardımıyla cilt bariyerini
geçip cilt altı dokuyu hedefler.
Böylelikle göz altı derisinin nemi artar, kırışıklıkların derinliği ve ince
çizgiler azalır, serbest radikaller ortamdan uzaklaştırılarak cilt daha
pürüzsüz ve dinç görünmeye başlar.
Her gün krem sürmek yerine sadece haftada bir defa göz altınıza
yapıştıracağınız içerisinde koni şeklinde mikroiğnelerin bulunduğu bir bant
sayesinde göz altı derinizin tekrar yapılanmasını sağlayabilirsiniz.
Papatya çayı ile masaj yapın: Bir iki dakika kadar demlediğiniz poşet
papatya çayını 1 saat kadar buzlukta bekletin. Soğuyan poşet papatya çayını
göz altı ve göz çevrenizde 20 dakika kadar masajla gezdirin. İçeriğindeki
bisabolol sayesinde deri altı kan ve lenfatik dolaşımının artmasına ve damar
geçirgenliğinin düzelmesine katkı sağlayacak, göz altı morluk ve
torbalanmalara iyi gelecektir.
Soğuk uygulama yapın: Soğuk kompres uygulamak göz altındaki şişliklerin
inmesine ve göz altında bulunan genişlemiş kılcal damarları daraltarak mor
renkli olan görüntüyü azaltacaktır. Temiz bir havlu içerisine sarılan birkaç
küp buz göz üzerine uygulanır. Buz bulunmadığı takdirde ise temiz bir havlu
soğuk su ile ıslatılır ve 20 dakika kadar göz altına uygulanır.
Kaliteli uyku süresini artırın: Yeterli süre ve gece uyumak göz altında oluşan
morluklar, koyu halka
görünümünün azaltılmasına yardımcı olacaktır. Uyku yetersizliği kişide cilt
solukluğuna neden olur. Bu da göz altındaki koyu halkaları daha çok
belirginleştirir. Koyu halkaların belirginleşmesini önlemek için yedi ya da
sekiz saat kadar uyumak gerekmektedir.
Uyurken başı yüksekte tutun: Yetersiz uykunun göz altında ortaya
çıkarttığı torbalanmalar ve koyu renkli halkalar, kişinin uykuda yatma şekline
de bağlıdır.
Uyku sırasında başın yastık ile daha yukarıya kaldırılması, göz altında torba
oluşumuna neden olan sıvı birikimini önler. Bu şekilde göz altı torbalarının
ve göz altı morluklarının oluşması önlenir.
Göz altı morluğu, sadece kozmetik bir sorun olmayıp aslında bir
sağlık problemidir. Unutmamak
gerekir ki göz altındaki morluk ve koyuluk bazı hastalıkların bulgusu
olabilir. Sıklıkla genetik yani yapısal olarak rastladığımız bu durum bazen de
metabolik hastalıklar, böbrek hastalıkları, demir eksikliği gibi durumlara
bağlı olarak ortaya çıkabilir.
Ayrıca göz altı morluğu kişinin alerjik olduğunun bir bulgusu da olabilir.