SizdenExlibris sanatını dinleyebilir miyiz?
Exlibris, kitapseverlerin kitaplarını korumak ve kitabı ödünç alan geri
getirsin diye önlem almak amacıyla ortaya çıkmış bir
sanat dalıdır. Latince ‘…nin
kitabidir.’, ‘…nin kütüphanesinden.’ anlamına gelir. Exlibrisler, kitap
sahibini tanıtır, onu yüceltir ve kitabı ödünç alan kişiyi, geri getirmesi
konusunda uyarır. Ayrıca exlibrisler, geleneğe saygının, yazılı metinlere ilgi
ve sevginin sembolüdürler.
Kitapseveri ismiyle birlikte kendisini ifade eden çeşitli semboller ve
desenlerden oluşan küçük boyutlu, baskı resim teknikleriyle çoğaltılabilen
grafik eserlerdir. Kitapların iç sayfasına yapıştırılmak veya mühür olarak
basılarak kitaplar üzerinden bir mülkiyet, aidiyet ifadesidir.
Peki sizin için Exlibris nedir? Türkiye’de önemi biliniyor mu?
Benim için exlibris bir mülkiyet ifadesinden daha çok iz bırakma içgüdüsüyle sahip olmak istediğimiz bir arzu nesnesi. Yapmayı sevdiğimiz şey ( kitap okumak) üzerinden, kitapları aracı-taşıyıcı kılarak, bu yaşamımızda bize ait, bize dair bir iz bırakmak istiyoruz. Kitaplar üzerinden hatırlanmamak, unutulmamak istiyoruz. Kitaplarımızın iç kapağında ya da ilk sayfasında muska gibi taşıyoruz. Resim ve edebiyatın büyülü dansı, kitapseveri ifade eden sembollerden, desenlerden oluşan görsel bir şölen, sevgi ifadesi, yadigar olmaya aday hediye, kütüphanelerin vazgeçilmez bir parçası…
Türkiye’de Exlibris sanatı gerçek anlamda ‘kitap kurtları’ tarafından biliniyor aslında. Ancak son zamanlarda eline mürekkep bulaşmış birçok kitapsevere Exlibris sanatının tanıtıldığını düşünüyorum. Bu konuda sayın Prof.Dr. Hasip Pektaş’ın çok büyük katkıları bulunuyor.
Exlibrisin tarihi ne zamana dayanıyor? Exlibrisin Türkiye’de ve dünyadaki yeri neresi?
Exlibris sanatını ilk olarak Güney Almanya'da 15.yüzyıl sonlarında görüyoruz.
16.yüzyılda matbaanın icadına kadar çoğunlukla kiliselerin ve güçlü ailelerin
mülkiyetinde olan el yazması kitaplar sınırlı sayıdaydı. Onları korumak
ihtiyacıyla ortaya çıkan Exlibris Sanatı, basılı kitaplar ve kendi
kütüphanelerini oluşturan kitapsever sayısı artıkça daha çok talep görmeye ve
yaygınlaşmaya başlıyor. Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde ve ülkemizde
ulusal ve uluslararası yarışmalar düzenlenmekte, dernekler kurulmakta ve güzel
sanatlar fakültelerinde ders olarak okutulmaktadır. Hatta koleksiyonerler
tarafından örnekler toplanarak sanatçılar arasında eser değiş tokuşu
yapılmaktadır.
Exlibris sanatının bilinirliğinin artması ve tarihinin unutulmaması için ben
de çeşitli okullarda ve kurumlarda sunum ve söyleşiler gerçekleştiriyor,
atölye çalışmaları düzenliyorum.
Geçmişle Gelecek arasında bağ kurmayı seviyorum
Siz hem Exlibris hem de mührü kullanıyorsunuz. Bunun farkı nedir? Neden böyle bir yolu seçtiniz?
Mühür ya da damga binlerce yıldır Anadolu topraklarında var olan bir sanat dalı ve hali hazırda kullanılmakta olan resmi ya da kişisel bir iz, im bırakma nesnesidir. Mülkiyet ve aidiyet ihtiyacıyla ortaya çıkmış mühürler, zamanla günlük yasamamızda sıkça karşılaştığımız bir araç haline geliyor.
Exlibrisler kitaplarda kullanıldıkça değer kazanırlar diye düşünüyorum. Bu
yüzden geleneksel baskı yöntemleriyle( gravür, lonolyum baskı vb.) çoğaltılmış
exlibrislerin günümüzde binlerce kitaba sahip kitapseverin ihtiyacını
karşılayamadığı için daha pratik ve uzun ömürlü bir yöntem olan lastik damga
yöntemini seçtim.
Exlibris tasarımının temel prensibi kişiye özel olmasıdır. Orijinal çizimin
kalıbını alarak mühür olarak hazırlıyorum. Böylece ıstampa mürekkebi
kullanarak sınırsız sayıda kitapla exlibris sanatının kavuşmasına olanak
sağlıyorum.
Orijinal çizimi de kitapsevere teslim ediyor böylece exlibris tasarımının
sadece o kişiye özel olduğunu teyit etmiş oluyorum. Mühür ve exlibris
sanatının bir sentezini yapmaya çalışıyorum.
Aslında bu sanatı birleştirmemin bir diğer nedeni de sadece kitap severlerin değil aşkların, sevgilerin, özlemlerin, dostların, arasında köprü kurmak; sevdiğinizi yansıtan, anlatan küçük grafik çizgilerle, desenlerle hikaye anlatmak. Hem kağıt hem de kumaş ürünler üzerinde kullanılabilen, seramik ve fotoğraf üzerine uygulanabilen mühürleri aynı zamanda kişiye özel logo / imza olarak kullanma şansı sunuyorum.
Tasarımlarınızı farklı kılan ne?
Kelimenin tam anlamıyla kişiye özel çalışıyorum. Tasarımları elde çiziyorum;
kalemimin titreyişi, yamuk giden çizgiler, görünür kılsın istiyorum el emeğini
göz nurunu. Hazır çizilmiş görseller, bilgisayar programları kullanmıyorum.
İnsanların hikayelerini resmediyorum aslında… Mührün hazırlanışı da ve
sunumunda kullanılan mühür sapından ahşap kutuya, bez keselerden paspartuya
kadar tüm malzemelerin el yapımı olmasına dikkat ediyorum. Böylece mühür
sahibine kavuşana değin geçen sürede sadece benim emeğim ve tasarım hikayem
değil, ahşap torna ustasından marangoza, çerçeveciden keseleri diken kadınlara
kadar birçok ustanın eli ve hikayesi değmiş oluyor mühre.
Exlibris sanatı ile geçmişle günümüz arasında bir köprü kurduğunuzu söyleyebilir miyiz?
Yapıldığı dönemin kültürel, ekonomik, sosyal durumunu da yansıtan exlibris tasarımları aynı zamanda birer görsel iletişim aracıdır. İlk donem exlibrislerinde çoğunlukla aile armaları ve bitki desenleri kullanılmışken zamanla kompozisyonlar, kullanılan semboller ve desenler de değişiklik gösteriyor. Exlibrisler, aslında nesilden nesile aktarılacak bir sanat tarihi atlasıdır.
Dünya her geçen gün değişiyor ve birçok sanat dalı dijitalleşmeye başlıyor.
Exlibris sanatı da modernize oluyor mu?
Hali hazırda digital baskı ve
tasarım yöntemlerini de kullanan exlibris sanatı her dönem çağdaş kalabildi.
Basılı kitap sayısı azalsa bile kendine kitaplarla bir bağ mutlaka kuracaktır.