Hafif mesafeli duruşunun altında güçlü bir hikâye yatıyor. Annesini görmeden büyüdü. Yaşadıklarını, “Hassas bir çocukluk geçirdim. Aile birliği çocuk için en önemli şey, bu sağlanamayınca herkesin kendi psikolojik ve duygusal eksikliklerinin olduğu bir dünyada şefkat bulmak zordu” diyor...
Atarlı-giderli şarkılar arasında sizin şarkılarınız aşkı nahif anlatıyor.
Neden?
O sözleri seven dinleyiciler, bence hayatta paylarına düşenlerden bir kaçış
olarak görüyor. Toplum olarak yaşanan bu çöküşe hizmet etmek yerine ben, aşkın
o en yüce halini anlatmayı seçtim. Koyun sürüsüne katılmadım. Dinleyicileri o
derin anlamlı şarkılardan mahrum etmemek için seve seve bir mor inek olmaya
devam ettim.
Popülerlik artık kliplerin tık alma sayılarıyla ölçülüyor. O rakamları
gerçekçi buluyor musunuz?
Ne takipçi rakamlarını ne de tıklanma sayılarını gerçekçi buluyorum. Celine
Dion dünyada en yüksek albüm
satışına sahip, Instagram’da 4.3 milyon takipçisi var.
Bu ülke kadına
güçlü olmayı öğretiyor
Yıllardır içinde
bulunduğunuzmüzik dünyası ne
kadar adil?
Bence kimse hak ettiği yerde değil, ben de değilim. Yeteneksiz, gereksiz
insanlar çok büyütülmezse, emek dolu albümlerimiz korsanları indirilmeden
alınırsa olur ancak o.
Yeni şarkınız ‘Bir Kadın’. Türkiye’de kadın olmak ne demek?
Türkiye’de kadın olmak; anne, eş, sevgili, seksi, muhafazakâr, işkolik,
dengesiz, güçsüz, korunmaya muhtaç... Böyle uzayıp giden bir liste demek.
Kısaca Türkiye’de kadın, kadın hariç her şey demek.
Biraz daha açar mısınız?
Meslek seçiminden kılık kıyafete, hatta anneliğe kadar her şeyde taciz edilen
kadının üzerinde, kendisi hariç herkesin hakkı var. Bebeklikten bu yana
sindirilmiş, bastırılmış ve kalıplara sokulmaya çalışılmış kadınlar. Tam da bu
yüzden hangi işi yaparlarsa yapsınlar, en mükemmel şekilde yapıyorlar. Çünkü
bu ülke kadına güçlü olmayı öğretiyor.
Şarkınız “Bir kadın asla susmaz” diyor. Kadına şiddet ve kadın cinayetleri
gündemde. Son dönemde siz nelere susmuyorsunuz?
Çaresizliği benimseyen bir varlık oldurulmaya, iplerin erkeğin elinde olması
gerekiyormuş algısına, ataerkil topluma susmuyorum.
Yıllardır kendi ayaklarınızın üzerinde duruyorsunuz. Bir erkek kadar özgür
hissediyor musunuz?
Ekonomik özgürlüğümü elime aldığım andan itibaren birçok erkekten daha özgür
hissediyorum. Cesurca ilerleyen bir kadın olmayı seçtim.
Mesafeli ve salon kadını duruşunuzun sebebi ne?
Mesafe hayattaki en değerli şeylerden. Çünkü mesafe varsa saygı vardır. Ama
sadece salon kadını değilim. Ev kadınıyım, aşk kadınıyım, iş kadınıyım...
Nerede, ne sergilemek gerekiyorsa o duruşa geçerim.
Sizi salon kadını çizgisinden ne çıkarır?
Çizgimi bozmam kolay kolay ama bozarsam bir namert yüzünden olur (gülüyor).
Peki mesafeler kalktığında?
Aslan burcu, aniden yumoş kedicik oluyor.
Reşit olunca anneme gittim
Anne-babanız siz yedi yaşındayken ayrılmış. Babanızla kalmışsınız. Genelde
çocuklar anneye verilir...
Annemin ekonomik gücü olmadığı için mahkeme babama vermiş. Onu hep çok
özlerdim. O boşluğu kendimce babaannemle, hayvanlarla, onun için yazdığım
şiirlerle doldurmaya çalışırdım.
Babanız gitarist, Ali Güneş. Müzikle iç içe geçmiş bir çocukluk muydu?
Rahmetli babam çok yetenekli ve yakışıklı bir adamdı. Lakabı ‘Parlak Ali’ idi.
Evdeki müzik aletleri oyuncaklarım oldu. Yaşım ilerledikçe babamın gözüne daha
çok girmeye çalıştım, dinlediğim iyi şarkıcıları taklit etmeye başladım.
“En büyük eksiğim şefkatti” diye bir lafınızı duydum. Babanızın ikinci
eşinde de o şefkati göremediniz mi?
Eve gelmesi lise yıllarıma denk geldi. O da genç bir kadındı. İyi anlaştık ama
kısa süre sonra evden ayrıldım. İzmir’e annemin yanına gittim.
Babanızın tepkisi ne oldu?
Karışamazdı çünkü reşit olmuştum.
Aşk, en güzel sarhoşluk hali
Kadınlar seksi olması gerektiğini düşündükleri zamanlarda maalesef seksi
değil, komik oluyor. Doğal bir kadın olduğum için seksi algılanmış olabilirim.
Kendimi üç kelimeyle “Güneş, mana ve aşk” diye özetleyebilirim.
Aşk benim için duyguların nirvanası, en güzel sarhoşluk hali.
Âşık olduğumda çocuksu bir merakla dolu, varlığımın her zerresiyle hayatı
kucaklayan, çok mutlu, yaratana aşık, yaşama âşık biri oluyorum.
Özgürce nefes almayı çok özledim
Karantina sürecinde odağım önce sağlığım, huzurum, mutluluğum... Evimin çatı katındaki stüdyoda çalışıyorum; bir spor odam var, hareketsiz kalmıyorum. Derin derin şarkı yazma isteği geliyor... Karantina bitince çekinmeden sevdiklerime sımsıkı sarılacağım, korkusuzca ve özgürce nefes alacağım. En çok bunları özledim.