Dönülebilecek bir yolda değiliz
Acil servis asistanı S.A.
Normalde ailemle yaşıyorum ama bu süreçte eve gitmeme kararı aldım. Acildeki
bir doktor arkadaşımla beraber
kalacağız. Çevremdeki herkes kendisinden çok yakınını ve bizim üzerimizden
hasta olabilecek diğer insanları düşünüyor. Endişeliyiz elbette ama
dönülebilecek bir yolda değiliz! Toplumumuzun marketlere koşmak yerine
sosyalleşmeyi bırakmasını ve evde kalmasını istiyoruz. Basit şeyler için
hastaneye gelmemeleri çok önemli. Çünkü hastaneler en riskli bölgeler. Belki
kendilerine bir şey olmayacak ama onların taşıdığı virüs birçok insanı
öldürebilir.
Ailem adına endişeliyim
Yoğun bakım hemşiresi Zeynep Ş.
◊ Şu an kişisel koruyucu ekipman, maske sıkıntısı yaşıyoruz. Yoğun bakım
ünitesinde bir hastadan diğer hastaya aynı maske, aynı önlük, aynı eldivenle
geçiş olmamalı.
◊ Tek kullanımlık maskeleri koca bir nöbet boyunca taşımak doğru değil.
◊ Hasta yakınları içeride yatan yakınını görmek için ısrarcı. Bilinçli
değiller.
◊ Herkesin hastanelerden uzak durması gerekiyor. Aile sağlığı merkezlerinde
çalışan arkadaşlarımdan duyuyorum: ‘Yavrum bir tansiyonumu ölçüver’ diyerek
gelen yaşlılar varmış.
◊ Ellerine dezenfektan sıkmaya çalıştıklarında da “Ben pis değilim” yanıtını
alıyorlarmış.
◊ Ailem adına endişeliyim. Virüsü onlara bulaştırmaktan korkuyorum.
◊ Hastane çatısı altında çalışan herkes fazlasıyla risk altında. Herkes evine
kapanabiliyorken bizler aksine hastanelerden
çıkmıyoruz.
◊ Herkes görevini biliyor, canla başla elinden geleni en iyi şekilde yapıyor.
Bizim de ailelerimiz ve sosyal çevremiz var. İçinde bulunduğumuz şu durumda
bize desteğinizi esirgemeyin.
Alkış desteği
çok mutlu etti
Pratisyen hekim Osman A.
Dört yıldır acil serviste pratisyen hekimim. İşimi severek yapıyorum,
isteyerek de seçtim. Olayın ciddiyetinin farkına varmayanlar, umuyorum ki
tecrübe ederek anlamak zorunda kalmazlar. Birkaç hafta konforumuzdan
vereceğimiz ödün binlerce hayat kurtaracak. Bizim virüsü kapma ihtimalimiz çok
yüksek, evet ama ettiğimiz yemin her şeyin üstünde, kendi canımızın bile.
Acil servis uzmanım geçen günlerde bana yorulduğum ve stres olduğum bir an,
“Burada insanlar birbirini de yese biz çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Bunun
bizim için tek bir karşılığı olabilir, o da insanların toplumdan mümkün
olduğunca izole olduğunu görmek. Perşembe akşamı başlayan, bizler için bir
dakikalık alkış desteği beni çok mutlu etti, eminim tüm
sağlık çalışanları ‘İyi ki bu
iş yapıyorum’ demiştir.
Çocuklarımı köye
göndermek zorunda kaldım
Opr. Dr. B.N.
Ortopedi doktoruyum. Büyük kızımı ve engelli oğlumu köye, ailemin yanına
göndermek zorunda kaldım. Çünkü hastaneden onlara virüs taşımam büyük bir
ihtimal. Küçük oğlum ise evde annesiyle. Kapı dışarı dahi çıkmıyorlar. Eve
girdiğim anda telefon, cüzdan, anahtar ne varsa çıkarıp sterilize ediyorum.
Yediğimiz yemekten, içtiğimiz çaydan tereddüt eder olduk. Tüm bu koşullara
rağmen kimse işine devam etmekten imtina etmiyor. Lütfen sosyal mesafe
kurallarına uyun.
Bu zor günlerde insanları neşeyle karşılıyor, moral vermeye çalışıyoruz
**Eczacı Gülseren Erdemli ve Gülderen Birol kardeşler
Bizim görevimiz sadece ilaç satmak değil, insanları hem ilaç kullanımı
konusunda hem de bugünlerde koronavirüs hakkında bilgilendirmek... Her zamankinden çok daha fazla
yoğunluğumuz var. Bu zor günlerde insanları neşeyle karşılıyor, moral
veriyoruz. Morali bozuk, asık suratlı eczacıyla konuşmak insanlara umutsuzluk
verir ve paniğe yol açar.
70 yaşındayız, risk grubundayız. Çocuklarımız virüsü kapma ihtimalimizden
endişeliler ama sağlık çalışanı olmak böyle bir şey! Sabah 9.00, akşam 19.00,
cumartesi günü dahil eczanemizi açıyoruz.
İnsanların yönlendirilmeye de ihtiyacı var. Sadece soru sormaya gelenler bile
oluyor. Henüz belediye yoğunluktan dolayı eczaneyi dezenfekte etmedi ama
çamaşır suyuyla kendimiz dezenfekte ediyoruz. Bankonun önüne de şerit çekerek
daha uzağa koyarak kişilerle mesafemizi korumaya çalışıyoruz.
Günde üç kere kıyafetlerimi değiştiriyorum
Dr. Ömer R.**
İnsanlardaki panik, ‘yeşil alan’ dediğimiz poliklinik başvurularını azalttı
ama yine de salgını ciddiye almayan insanlar var. Yıkıcı etkileri başlayınca
insanlar farkına varacaklar durumun ama bence bu birkaç haftayı bulur. ‘Bize
bir şey yapmaz’ diye düşünenler ‘bir yaşlıya geçer ve onu öldürür’ diye
akıllarının bir köşesine yazmalılar...
Ben hastane ortamında virüsten korunmak için el yıkamayı 20 kat arttırdım.
Tokalaşma, sarılma gibi hareketlerden uzak durduğum gibi insanları da bu
konularda uyarıyorum... Hastaneye sivil gidip üç kere kıyafetlerimi
değiştiriyorum, kimseyle temas etmeden doğruca duşa giriyorum. Bu durum beni
biraz daha obsesif yaptı. Psikolojimiz o kadar bozuldu ki çalışma arkadaşıma
‘Salgın var, neden bu kadar dibime giriyorsun’ diye istemeyerek
sert çıktığım oluyor.