Özet (TL;DR) @ Yıllardır her allahın günü çalışan Ellen, evde olunca sıkıntıdan ne yapacağını şaşırmış. Ünlü kankileriyle "sözde" sıkıcı konuşmalar yapıyor.
Arayınca gayet muhabbet dönüyodur, bu "Hiiç sen napıyon?"ları yemedik.
Valla Ellen'cım biz henüz hiç sıkılmadık. Sadece dertsizlerin canı sıkılıyor evde..
Bugün 5. gün, henüz sıkılma fırsatı bulamadım, sıkılacak an yok. Sürekli bi şey oku, bir haber gör, herkese gönder, herkes sürekli bi gelişme yollasın.. Sürekli artan bir endişe içindeyim. Her şeyi kapatıp uzaklaşınca 5 dakika sonra acaba nerede ne kötü haberi oldu diyip yine bu salgına odaklanıyorum. Bilgi almadıkça tehlikeden haberim yokmuş gibi geliyor, aldıkça daha da karamsarlaşıyorum.
Ne zaman geçecek bu süreç, daha neler olacak, gibi kaygılarım var. Bana, bir yakınıma, tanıdığım birine bulaşırsa, ne yaparız, neler olur gibi şeyleri zaten hiç düşünmemeye çalışıyorum.
Corona virüsünden önce kendimi paranoyadan delirteceğim galiba. Acaba bende var mı, ne zaman çıkacak, her şeyi iyi yıkadım mı, yerdeki tozdan bile şüpheleniyorum, Saçım kaşınınca bile gelen "Lan? Acaba?" hissi, bir kere hapşırsam "Elveda zalim dünya" diye ağlamaya başlayacağım. Of neyse, kendimi bi şekilde oyalamaya çalışıyorum, içimi dökeyim dedim bye.