◊ S armaşık’ta hem sound hem de görünüş olarak farklı birGüliz Ayla’yla karşılaştık. Daha önceki projelerinizden bugüne hayatınızda ve müziğinizde neler değişti?
İlk çıktığımda 27 yaşımdaydım, şimdi 31. Olgunlaştım. Bu, insanın müziğine de tarzına da yansıyor. Bir de ben şarkıcıyım; istediğimi giyerim, saçımı ister keser, istersem uzatırım. Yani çok oyuncaklı bir şey bu... ‘Show business’ derler ya, sahne üzerinde ne yapsan mubahtır. Biraz onun avantajlarını kullanıyorum. Bir de benim yeniliğe açık bir karakterim var. Müziğimdeki değişiklikse genellikle çalıştığım insanlarla ilgili. Kendim yazıp kendim besteliyorum. Son birkaç parçadır Ufuk’la (Kevser) çalışıyorum. Müziğim biraz da onun dokunuşlarıyla elektronik hale evrildi.
◊ Şarkıda veda manifestosu niteliğinde sözler var. İlişkilerinizde kolay vedalaşabiliyor musunuz?
Hemen vedalaşırım. Çok sabırlı ve yapıcı bir insanımdır ama o kararı verdiysem 10 saniye falan sürer vedalaşmam. Gerçekten hiçbir şekilde kararımdan geri dönmem. İnatçıyımdır o konuda...
Yalın’a bile benzetiyorlar beni
◊ Daha önce Sıla’ya benzetiliyordunuz, şimdi yeni imajınızla Didem Soydan’a benzetiliyorsunuz. Bu yorumlar hakkında siz ne diyorsunuz?
İnsanlar karşılaştıkları şeyleri tanımlarken sürekli bir şeylere benzetiyorlar. Eskiden ben de yapardım, artık çok dikkat ediyorum. Rahatsız etmiyor tabii ki ama Yalın’a bile benzetiyorlar beni, siz düşünün artık!
◊ Albüm yerine single çıkarmayı tercih etmenizin özel bir sebebi var mı?
Artık CD satılmıyor. Çünkü artık CD çalar yok evlerimizde... Koleksiyonerler de sadece plak alıyor. Dijital platformlar hayatımıza ilk girdiğinde albüm indiriyorlardı. Şimdi o bile pek kalmadı. O yüzden bu çağa ayak uydurmak için en mantıklı olan single yayımlamak. Ama bu yıl olmasa bile önümüzdeki yıl yeni bir albüm için kolları sıvamayı düşünüyorum.
Sevgilisi ve çalışma arkadaşı rap şarkıcısı Ege Çubukçu’yla...
Beraber çalışmak en güzel ritüelimiz
◊ Daha önce Ege Çubukçu’yla ‘Mıknatıs’ şarkısını yaptınız. Aranızda bir ilişki başladığı yazıldı...
Bir şey saklamıyorum. Sorana da söylüyorum zaten. Ege’yle sevgiliyiz. Şarkıdan önce tanışıyorduk. Ama çalışırken daha sık görüşmeye başladık, ondan sonra başladı birlikteliğimiz. Şu an her şey yolunda.
◊ Onun müziği sizin müzik tarzınızı etkiliyor mu?
Beraber çalışmak en güzel ritüelimiz. Masa başına çalışmaya oturduğumuzda yaptığı şeylerden etkileniyorumdur elbette. Zaman içinde daha net göreceğiz bunu.
◊ Beraber hazırladığınız şarkı, ‘Mıknatıs’ rap türündeydi. Rap müziğin
Türkiye’de ana akıma bu kadar hâkim olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Herhangi bir müzik janrı gibi rap’in de ana akıma hâkim olması çok normal.
Popüler kültür diye bir şey var neticede. Gündemde ne varsa insanlar ona
yöneliyor, onu tüketiyorlar. Ama kimse moda diye rap yapmaz, pop yapmaz. Benim
geldiğim yerde böyle, benim öğrendiğim şekil budur. Ben moda diye pop
yapmıyorum. Kendi şarkılarımı yazıyorum. Müziğin çok kategorize edilen bir şey
olduğuna da inanmıyorum. Bu sound’lar çerçevesinde bu tip bir müzik ortaya
çıkıyor. Rap müziği popülerleştirme furyası da bir şekilde sakinleşecek ama
rap müzik her zaman var olacak.
Dezenfektan sürmekten ellerim soyuldu
◊ Neler sizi endişelendiriyor hayatta?
Bu yıl ocaktan itibaren hiç olmadığım kadar endişeli olduğumu hissediyorum.
Üstelik insanlar genelde rahat olarak tanımlar beni.
Değiştim mi, bilmiyorum...
Deprem oldu, deprem kaygısıyla kontrolleri yapılmış, sağlamlığına emin olduğum
bir yere taşındım. Savaş, salgın hastalık derken bu yılı mücadele içerisinde
geçireceğiz sanırım. Bir yandan benim de irili ufaklı sağlık problemlerim
oluyor.
O yüzden bu yıl kaygılıyım gerçekten. 2020 her şeyden korktuğum bir yıl.
◊ Koronavirüsten korkuyor musunuz?
Çok korkuyorum.
Bir hafta önce ABD’den geldim.
Son iki günümde orada olağanüstü hal gibi bir şey ilan edildi. Buraya
gelememekten çok korktum. Dezenfektan sürmekten artık ellerim
soyuldu.
Tüm kaslara faydalı
◊ Instagram hesabınızda paylaştığınız direk dansı videonuz çok konuşuldu.
Direk dansına başlarken sizi motive eden neydi?
Her şeyden önce bunun bir spor olması motive etti. Ben Tip 1 diyabet
hastasıyım. Bu nedenle çocukluğumdan beri bir şekilde spor yaptım ama her
şeyden çok sıkıldım. Pole dance’ı (direk dansını) tüm kaslara, tüm vücuda çok
faydalı olduğu için yapıyorum. Gerçekten önemli bir kardiyo. Bir de pole dance
sonrasında artık dans edebilen biriyim.
�