Özet (TL;DR) @ Eveet, herkese günde 1 bölüm izleme payı verdikten sonra The Crown 3. sezon analizi başlasıınnnn. Spoiler verdi falan olmasın sonra (Yaşanmış olayların nesi spoiler olcaksa)
👑 Ben karakterlerin değişmesini hiç yargılamadım. Dizi zaten böyle kurgulanmıştı, her 2 sezonda bir tüm kadro değişecek. Bi de 1 sene önce sete gidip tüm oyuncuları görüp 1 senedir kafamda öyle canlandırıp, hayal ettiğim için bana garip gelmedi. Zaten eski sezonu izleyeli yıl olmuş, unutmuş gitmişim, yeni bi dizi izliyo gibi izledim, en çok tartışılan konu bu yadırgama olmuş.
👑 Bütün sezon üzülmekle geçti. Neneme üzül, Charles'a üzül, Camilla'ya üzül, sürgündeki krala üzül, alzaymır olan başbakana üzül, madende kalan çocuklar üzül, Margaret'a ayrı üzül. Resmen adamlar bizim gibi sıradan değil diye acıdık, sağolun varolun ne zor şey royal olmak!
👑 Daha oturmuş, kendinden emin bir kraliçe, daha oturmuş bir evlilik çıktı karşımıza. İlk sezonlardaki tüm kaos ve kaygılar yerini başka şeylere bırakmış. Günümüze yaklaştıkça bi tık daha gerçek olaylar ve kişiler üzerinden gidince fazla diplomatik olmuş bazı yerler, oralarda sıkıldım. Napayım İngiltere'ye darbe hazırlığındaki bunak albayı ya bana entrika verin.
👑 Resmen Camilla'yı sevelim pr'ı yapılmış. Ve işe yaradı da, üzüldüm accık. Hatta nenem değil, onun da anasıymış ortalığı karıştıran o mesajı da aldık. Yani sevenleri ayıran Elizabeth değil, suçlu Camilla da değil e Diana da değil. 4. sezonda Diana'yı da göreceğiz.
👑 Helena Bonham Carter'ın ne gerçek hayattaki Margaret'a benzememesi, ne eski sezondakine benzememesi zerre rahatsız etmedi çünkü o kadar iyi oynuyo ki, eşsiz bi karakter yaratmış, varsın benzemesin.
👑 Eğer üşenmezsem ve motive olabilirsem bütün hafta boyunca 3. sezonda geçen olay ve kişiler üzerine bi seri hazırlamak istiyorum ama bakalım, kısmet bu işler.
👑 Hadi 3. sezon yorumlarını alayımssss