Bugün öğrendim ki: Bilim Dünyasında Çılgın Deney: DNA ile Bilgisayara Sızıldı

Washington Üniversitesi'nden araştırmacılar, ilk kez özel olarak tasarlanmış DNA dizilerini kullanarak bir bilgisayara siber saldırıda bulunduklarını açıkladı.

Bilim kurgu sayfalarından fırlamış gibi görünen bu çalışmada araştırmacılar, yaşamı kodlayan molekülü kullanarak bir bilgisayara saldırıp kontrolü ele geçirdi; biyolojik dünyadan dijital dünyaya bir bilgisayar virüsü aktarmak için DNA dizilerini kullandılar.

Washington Üniversitesi Paul G. Allen Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Okulu'ndan Tadayoshi Kohno ve Luis Ceze liderliğindeki araştırmacılar, "DNA dizisinin bazlarına kodlanmış kötü amaçlı bilgisayar kodu içeren sentetik bir DNA dizisi tasarladık ve ürettik," dedi.

Araştırmacılar çalışmalarını şu şekilde detaylandırdı: "Bu fiziksel dizi dizilendiğinde ve zafiyetli program tarafından işlendiğinde, işlemi gerçekleştiren bilgisayarın uzaktan kontrolünü ele geçirdi. Yani, saldırgan sentetik DNA kullanarak bir bilgisayarı uzaktan istismar edebildik ve tam kontrolü ele geçirdik."

Araştırmacılar, zararlı yazılımlarını kodlamak için DNA'daki dört bazıı olan adenin, sitozin, guanin ve timin (A, C, G ve T) harflerini kullandılar. Bir DNA dizileme cihazı tarafından okunduğunda bu moleküler kod, DNA dizileme cihazına bağlı bilgisayarı ele geçirebilecek bir bilgisayar koduna dönüştü.

Bu siber saldırı, yalnızca DNA dizileme yazılımındaki bir zafiyet nedeniyle ve sadece bu özel durumda mümkün oldu. Araştırmacılar endişe duyulmaması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Günümüzdeki tehditlerle ilgili şu an için alarm verilmesi gerekmiyor. DNA dizilemenin veya genel olarak DNA verilerinin şu anda saldırı altında olduğuna dair herhangi bir kanıtımız yok."

Bunun yerine araştırmacılar, elde ettikleri sonuçları günümüzde kullanılan DNA dizileme sistemlerinde daha iyi güvenliğe duyulan ihtiyacı göstermek için kullanıyorlar. Araştırma fikri, dizileme makinelerinden gelen sonuçları işleyen ve analiz eden yaygın kullanılan açık kaynaklı dizileme yazılımlarının analizinden doğdu. Yapılan analiz, siber güvenlik zayıflıkları ve güvenlik en iyi uygulamalarına uyulmaması nedeniyle bu yazılımların saldırıya açık olabileceğini ortaya koydu.

Sonuçlar, DNA'nın kötü amaçlı yazılım aktarmak ve dizileme hesaplama programındaki zafiyetleri istismar etmek için teknik olarak kullanılabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, "DNA güvenliğinin durumunu iyileştirmenin zamanı geldi," diyor. "Bugün insanlar için endişe edilecek bir durum olmadığını tekrar vurguluyoruz, ancak DNA dizileme topluluğunu, herhangi bir saldırgan ortaya çıkmadan önce bilgisayar güvenliği risklerini proaktif bir şekilde ele almaya davet ediyoruz."

Yapılan araştırmalar, DNA kullanarak veri aktarımı yapılmasının mümkün olduğunu zaten göstermişti. Nisan 2016'da Microsoft ve Washington Üniversitesi, dijital görüntüleri DNA kullanarak saklama ve geri çağırma yöntemini gösterdi. Bu araştırma, DNA'nın benzersiz özelliklerini kullanarak devasa miktardaki bilgiyi çok küçük miktardaki sıvıda depolama yoluyla, DNA'yı dijital bilgi için uygulanabilir bir depolama ortamına dönüştürmeyi hedefliyor.

Bu yılın Temmuz ayında ise Harvard'dan bilim insanları, yaşayan hücrelerin içine yerleştirilebilecek moleküler bir veri kaydedici oluşturma çalışmaları kapsamında, hareketli görüntüleri canlı bir hücrenin DNA'sında sakmayı başardılar.