Bugün öğrendim ki: Erkek serotin yarasalar, penisleri çok büyük olduğu için dişilere nüfuz edemezler; bu nedenle üremek için cinsel organlarını birbirine bastırırlar.

Biyolojik üreme söz konusu olduğunda, tüm memelilerin penetrasyon yoluyla çiftleştiği düşünülürdü. Ancak bir yarasa türünün alışılmadık cinsel organları, bu düşünceyi şüpheye düşürdü.

Araştırmacılar, erkek serotin yarasalarının penisinin dişi yarasanın vajinasından yedi kat daha geniş ve uzun olabileceğini keşfettiklerinde, bu türün nasıl üreyebildiğini merak ettiler.

Görünen o ki bu yarasalar, memelilerde daha önce hiç görülmemiş bir şekilde çiftleşiyor. Erkekler ve dişiler, üremek için genellikle "kloak" adı verilen çok amaçlı organlarını birbirine değdiren birçok kuş türüne benzer şekilde, cinsel organlarını birbirine değdirerek çiftleşiyorlar.

Konuyla ilgili yeni bir makalenin baş yazarı Dr. Nicolas Fasel, "Bunu gördüğümüzde oldukça şaşırdık, çünkü memelilerin şimdiye kadar sadece intromisyon (içeriye giriş) yoluyla çiftleştikleri gözlemlenmişti" diyor.

"Bunun sadece serotin yarasalarıyla sınırlı olması da pek olası değil, çünkü diğer yarasalarda da benzer şekilde garip cinsel organlar gözlemledim. Şimdi diğer türlerdeki çiftleşme davranışlarını tanımlamak ve yarasa üremesinin daha gizli yönlerini keşfetmek için fon sağlamayı hedefliyoruz."

Çalışmanın bulguları Current Biology dergisinde yayımlandı.

Yarasalar nasıl ürer?

Tüm türlerin yaklaşık %20'sini oluşturarak en büyük memeli gruplarından biri olmalarına rağmen, yarasaların nasıl üredikleri hakkında şaşırtıcı derecede az şey biliniyor. Gececil türler oldukları ve genellikle ulaşılması zor yerlerde yaşadıkları için araştırmacıların onların cinsel yaşamlarını incelemeleri oldukça zordu.

Ancak bilinenler, yarasa üremesinin diğer türlerle karşılaştırıldığında oldukça sıra dışı olabileceğini gösteriyor.

Örneğin, bazı türlerin dişilerinin, kış uykusundan önce çiftleşmelerini sağlayan ancak hamileliğin sadece uyandıktan sonra gerçekleştiği bir sperm depolama yöntemine sahip oldukları biliniyor. Diğer türler ise yumurtalarını hemen dölleyebiliyor ancak yavruları büyütmek için koşullar daha iyi olana kadar embriyonun gelişimini erteleyebiliyorlar.

Bununla birlikte, bu noktaya kadar çiftleşme eyleminin tüm memelilerde aynı olduğu, yani bir bireyin penisini diğerinin içine soktuğu varsayılıyordu.

Araştırma ekibi, Avrupa ve Asya'nın büyük bir kısmına yayılmış bir tür olan serotin yarasalarını incelerken bunun her zaman böyle olmayabileceğini fark etmeye başladı.

Nicolas, "Tesadüfen, daha önce bu yarasaların erkeklerinin dişilerine kıyasla orantısız derecede uzun penisleri olduğunu gözlemlemiştik" diyor. "Bunun, erkeğin ve dişinin birbirine kilitlenmesi için penis sertleşmesinin gerçekleştiği köpeklerdeki duruma benzer olabileceğini düşündük."

"Diğer bir olasılık da erkeklerin dişi içine girememesiydi, ancak bu memelilerde daha önce bildirilmemişti."

Yarasaların sıkça uğradığı bilinen bir Hollanda kilisesinden alınan saatlerce süren görüntülerin yanı sıra Ukrayna'daki bir yarasa rehabilitasyon merkezindeki esir hayvanları kullanan ekip, çiftleşme sürecini en ince detaylarına kadar gözlemlemeyi başardı.

Ekip, tam olarak sertleştiğinde erkek serotin yarasalarının penislerinin ucunda tüylerle kaplı "kalp şeklinde" bir yapı olduğunu gördü. Araştırmacılar, bunun bir "çiftleşme kolu" görevi görerek dişinin kuyruk zarını kenara ittiğini, böylece erkeklerin çiftleşme için doğru pozisyonu hissedebildiklerini belirtiyor.

Erkek, daha sonra çiftleşme için penisini dişinin vulvasına değdiriyor. Bu çiftleşme seansları ortalama 53 dakika sürüyor ancak bazı durumlarda yarım günden fazla sürebiliyor.

Gelecekteki araştırmalarda bilim insanları, bunun tam olarak nedenini bulmak ve bu sıra dışı davranışın kesinlikle bir çiftleşme olduğunu doğrulamak istiyor. Yalnızca kayıtları inceledikleri için, erkeklerin davranışlarının gerçekten yumurtaların döllenmesiyle sonuçlanıp sonuçlanmadığını henüz doğrulayamadılar.

Eğer bu bir çiftleşmeyse, ekip bunun cinsel çatışma olarak bilinen evrimsel sürecin bir örneği olabileceğine inanıyor.