Özel: UiPath CMO Michael Atalla iş yerinde yapay zeka hakkında



Özet


UiPath, geleneksel otomasyonun ötesine geçerek yapay zeka aracıları, robotlar ve insanların uyum içinde çalıştığı "ajan tabanlı iş yönetimi" modeline odaklanmaktadır. Günümüzde işletmeler için temel zorluk, birbirinden bağımsız çalışan otomasyon sistemlerini bütüncül bir orkestrasyonla bir araya getirmektir. Başarılı bir dönüşüm için sadece teknolojik araçlar yeterli olmayıp, aynı zamanda müşterilerin iş yapış şekillerini yeniden kurgulamalarına rehberlik etmek kritik bir öneme sahiptir. Nihai hedef ise, teknolojinin yeni zorluklar yaratmak yerine operasyonel sürtünmeleri ortadan kaldırarak insanı desteklemesidir.




YAPAY ZEKA LİDERLERİ İÇİN DERS

Özet: UiPath’in beş yıl önceki vaadi basitti: görevi otomatikleştir. Bugün ise daha iddialı bir şey söz konusu: bir iş akışındaki her bir yapay zeka aracısının, robotun ve insanın nasıl birlikte çalışacağını yönetmek.

Cheung: Beş yıl önce bu hafta UiPath, robotik süreç otomasyonunda kategori lideri olarak halka arz zilini çaldı. Bugün ise "ajan tabanlı iş yönetimi" (agentic business orchestration) kavramını öne sürüyorsunuz. Bu bahisle ilgili değişen en önemli şey nedir ve tam olarak aynı kalan nedir?

Atalla: Beş yıl önce vaat basitti: görevi otomatikleştir, insanı özgürleştir. İşe yaradı. Hâlâ da yarıyor. Ancak bugün çoğu işletmeye girdiğinizde, birbirleriyle veya işletmenin aslında başarmaya çalıştığı şeyle bağlantı kurmanın gerçek bir yolu olmadan paralel olarak çalışan düzinelerce otomasyon görürsünüz.

Müşterilerin bize eskiden sorduğu soru "bunu otomatikleştirebilir miyiz?" idi. Şimdiki soru ise "tüm bunları nasıl birlikte çalışır hale getiririz?" Yönetim (orkestrasyon) bunun cevabıdır. Yapay zeka aracıları, otomasyon, insanlar ve sistemler, her şeyin genelinde görünürlük sağlayarak uçtan uca çalışıyor.

Atalla ekledi: Değişmeyen bahis ise şu: teknoloji, insanların işine yeni türden sürtünmeler eklememeli, aksine sürtünmeyi ortadan kaldırmalıdır.

Cheung: Microsoft'ta 15 yılınızı, Office'in şirket içi (on-premise) sistemlerden bulut tabanlı Office 365'e geçişinin pazarlamasını yöneterek geçirdiniz. Bu durum size, günümüzdeki çoğu yapay zeka liderinin gözden kaçırdığı, işletmeleri bir paradigma değişimine taşıma konusunda ne öğretti?

Atalla: 2011'de, e-postalarını fiziksel olarak dokunabilecekleri bir sunucudan taşıma konusunda şüpheci olan müşterilere "konuşma görünümü" ve "Tümünü Yanıtla butonu yok" gibi Exchange özelliklerinin demosunu yapıyordum. Bu benim Office 365 eğitimimdi.

Doğru ürüne sahip olsanız bile, müşterinin iş yapış şeklini yeniden düşünmesine yardımcı olamazsanız müşteriyi kaybedersiniz. Biz bulut yazılımı satmıyorduk. İnsanlardan nasıl iş birliği yaptıklarını, bilgileri nereye depoladıklarını ve göremedikleri bir sisteme güvenip güvenmediklerini değiştirmelerini istiyorduk.

Günümüzdeki yapay zeka tartışmaları modele odaklanıyor. Teoride ne yapabileceğine. İşletmeler teoriyi umursamaz. Gerçek koşullar altında, gerçek iş akışları içinde ve gerçek bir sorumlulukla güvenilir bir şekilde çalışıp çalışmadığına bakarlar. Bulut geçişinde takılıp kalan şirketlerin hırs eksikliği yoktu. Sadece hiçbir şeyi yeniden tasarlamadan "kopyala-yapıştır" (lift and shift) yaptılar. Şu anda yapay zekada da aynı model yaşanıyor.

Neden önemli: Eğer ekibiniz şu anda yapay zeka araçlarını değerlendiriyorsa, bir sonraki satıcı toplantısında soruyu "bu model ne yapabilir?" yerine "bunun çalışması için iş akışımızın nasıl görünmesi gerekiyor?" şeklinde yeniden çerçevelemeniz gerekir. Bunu yanlış yaparsanız, yapay zeka denemelerinden asla çıkamayan o %70-80'lik dilimdeki şirketlerden biri olabilirsiniz.

YAPAY ZEKA ENGELLERİ

Özet: Atalla, yapay zeka girişimlerinin geride kalmasının temel sorununun koordinasyon eksikliği olduğunu söylüyor. İster pilot ister uygulama aşamasında olsun, birbirinden ve iş hedeflerinden kopuk, izole bir şekilde çalışan araçlar, maliyetlerin biriktiği ve yatırım getirisinin (ROI) kaybolduğu yerdir.

Cheung: Ajan tabanlı projelerin %70-80'i