
Bugün öğrendim ki: Mürettebat üyeleri için bir ceza olarak, ya da isyan durumlarında mürettebatın elinde kaptanlar için, ıssız bir adaya terk edilmeleri uygulaması başlatıldı; bu uygulama daha sonra "adanın valisi yapılmak" olarak bilinmeye başlandı.
Bir denizciyi kasten denizde terk etme eylemi
Issız bir bölgede, örneğin ıssız bir adada birini kasten terk etme eylemine "marooning" (ıssız adaya bırakma) denir.[1] Kelime 1699'da literatüre girmiş olup, kaçak köle anlamına gelen "maroon" teriminden türetilmiştir.[1] Bu terim, İspanyolca "vahşileşmiş" evcil hayvan (veya köle) anlamına gelen "cimarrón" (16. ve 17. yüzyıl İngilizcesinde "symeron" olarak geçer[2]) kelimesinin bozulmuş hali olabilir. "Cimarrón" ise Taino dilinde ("başıboş bir ok" gibi) "vahşi" anlamına gelen "símaran" kelimesinden, o da "ok" anlamına gelen "símara"dan türemiş olabilir.
Bu uygulama, gemi mürettebatı için bir ceza yöntemiydi; isyan durumlarında ise mürettebat tarafından kaptanlara uygulanırdı. Genellikle, ıssız adaya bırakılan bir kişi ıssız bir adaya, çoğu zaman gelgit sırasında sular altında kalmayan bir kum tepesine bırakılırdı.[3] Kişiye bir miktar yiyecek, bir kap su ve eğer isterse intihar edebilmesi için dolu bir tabanca verilirdi.[4] Bu uygulamanın sonucu genellikle ölümcül olurdu, ancak korsan Edward England örneğinde olduğu gibi, mahkum bir kaçış yolu bulabilirse hayatta kalması mümkündü.
Iıssız adaya bırakma cezasının başlıca uygulayıcıları, o dönemde "marooners" (ıssız adaya bırakanlar) olarak anılacak kadar çok sayıda olan 17. ve 18. yüzyıl korsanlarıydı. Kaptan Bartholomew Roberts ve John Phillips'in korsan yasaları, kendi korsan arkadaşlarına ihanet etmek veya diğer suçlar için bir ceza olarak ıssız adaya bırakmayı şart koşuyordu. Bu bağlamda, birini ıssız adaya bırakmak, örtmeceli bir ifadeyle "bir adanın valisi yapmak" anlamına gelirdi.
18. yüzyılın sonlarında Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde "marooning", birkaç gün süren uzun süreli kamp pikniklerini tanımlayan mizahi bir anlam kazandı.[1]
Ünlü ıssız adaya bırakma vakaları
[düzenle]
1520: Juan de Cartagena ve Pedro Sánchez de la Reina
1542: Marguerite de La Rocque, 1544'te kurtarıldı (diğer ikisi öldü)
1629: Batavia'dan Wouter Loos ve Jan Pelgrom de Bye
1704: Alexander Selkirk, 1709'da kurtarıldı, Robinson Crusoe için başka bir kaynak
1725: Hollandalı denizci Leendert Hasenbosch, sodomi suçu nedeniyle 1725 yılında ıssız Ascension Adası'na bırakıldı. O yılın ilerleyen günlerinde susuzluktan öldüğü sanılıyor. 1726'da çadırı ve günlüğü oradan geçen İngiliz denizciler tarafından bulundu; günlüğü daha sonra tercüme edilerek Londra'da yayımlandı.
1807: Robert Jeffery, sekiz gün sonra kurtarıldı. HMS Recruit gemisinin kaptanı Warwick Lake, 13 Aralık 1807'de zorla orduya alınan denizci Robert Jeffrey'i Sombrero Adası'nda ıssızlığa terk etti. Sekiz gün sonra, oradan geçen Amerikalı gemi Adams, Jeffrey'i kurtardı. Bir askeri mahkeme daha sonra Lake'i Kraliyet Donanması'ndan ihraç etti.
Edebiyatta
[düzenle]
Edebiyatta ıssız adaya bırakma konusundaki muhtemelen en ünlü atıf, Robert Louis Stevenson'ın Define Adası (Treasure Island) adlı eserinde, Ben Gunn'ın üç yıl boyunca adada mahsur bırakılmasıyla gerçekleşir.
Gerçek hayatta yaşanan ünlü bir ıssız adaya bırakma vakası, başlangıçta kendi isteğiyle olan, denizci Alexander Selkirk'in Büyük Okyanus'ta, Şili kıyılarındaki Juan Fernández Adası'na bırakılmasıydı. Dampier keşif gezisinde görevli bir denizci olan Selkirk, gemisi Cinque Ports'un denize elverişsiz durumundan endişe duyuyordu ve su ile yiyecek stoklamak için kısa bir süre durdukları adada kaptanla tartıştıktan sonra orada bırakıldı. Cinque Ports daha sonra mürettebatının çoğunun kaybıyla battı. Selkirk, dört yıl sonra Woodes Rogers tarafından kurtarıldı. Selkirk'in yaşadıkları, Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe romanına ilham veren kaynaklardan biri oldu. Bugün Şili kıyılarında Alejandro Selkirk Adası ve Robinson Crusoe Adası adında adalar bulunmaktadır.
Televizyonda
[düzenle]
2012 yılında Ed Stafford, Discovery Channel için yaşadığı çileyi filme almak üzere kameralar dışında hiçbir yiyecek, su veya ekipman almadan,[5] Fiji açıklarında ıssız bir adada 60 günlük bir deney olarak kendini ıssızlığa terk etti. Stafford görevi tamamladı ve psikolojik yansımalarını "Naked and Marooned" adlı kitabında belgeledi.[6]
Ayrıca bakınız
[düzenle]
Kazazede
Sürgün
Dışlanma
Tahtadan yürütülme (denize atılma cezası)