
Türk istihbaratı 93 yıllık belgeyi gizliliğini kaldırdı, Sovyet casusluğunu vurguladı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MIT), 16 Ocak 1932 tarihli, 93 yıllık bir istihbarat raporunu daha gizlilikten çıkardı. Bu belge, MIT'nin öncüsü olan Milli Güvenlik Hizmetleri Müdürlüğü'nden (MEH/MAH) geliyor.
Belge, Rus Bolşevik siyasetçisi Lev Davidoviç Bronstein, daha yaygın bilinen adıyla Leon Troçki'nin 1929-1933 yılları arasında İstanbul'un Marmara Denizi'ndeki adaları arasında en büyüğü olan Büyükada'daki sürgün döneminde, Sovyet istihbaratının yakından gözetim altında tutulduğunu ortaya koyuyor.
Açıklanan belgeye göre, Troçki'nin yakından izlenmesi için görevlendirilen bir Türk tercüman MEH/MAH'a bağlı olarak çalışıyordu. Güvenlik gerekçesiyle tercümanın adı gizlendi.
"Davranov" olarak tanımlanan Sovyet ajanı, tercümana Troçki'yi yakından izleme, Troçki'ye gelen ziyaretçileri tespit etme, Troçki'nin hareketlerini ve toplantılarını takip etme, Troçki'nin evdeki faaliyetlerini belirleme, Troçki'nin bağlantıları ve iletişimlerini ortaya çıkarma gibi çeşitli görevler verdi.
Belge, Davranov'un tercümanın Türk istihbaratına bağlı olduğunu bilmediğini gösteriyor. MEH/MAH, tercümana Davranov ile iletişimi gizlice sürdürme talimatı vermişti.
Sovyet ajanı ayrıca, Troçki'nin korumalarından sorumlu kişiler hakkında da bilgi istedi. Bu istek, tercümanın itirazına rağmen, MEH/MAH'ın direktifiyle kabul edildi.
Belgede ayrıca Davranov'un, işbirliği karşılığında hem tercümana hem de "Salih Efendi" adlı bir polis memuruna maddi ödüller vaat ettiği belirtiliyor.
Yeni casus şebekelerin ortaya çıkarılması
Belgede ayrıca Troçki'yi ziyaret etmek üzere İngiltere ve Fransa'dan gelen "Osiss Rosenzweig" ve "Raymond Mouliniere" adlı kişilerin ziyaretleri de yer alıyor. Ziyaretlerinin amacı henüz belirsiz.
Ayrıca, belge, Türk istihbaratının Davranov'a, Türk istihbarat ajanı aracılığıyla Troçki hakkında bazı "yanlış" bilgiler sağlayacağını ortaya koyuyor. Rapor, Davranov'un verdiği paraları ve talimatları takip ederek Rus istihbaratı için çalışan yeni casus şebekelerini ortaya çıkarmak amacıyla tasarlanmış bu stratejiyi detaylandırıyor.
Gizliliğinden çıkarılan belge, Troçki'nin sürgün dönemindeki karmaşık casusluk faaliyetlerini ve Sovyet girişimlerine karşı Türk istihbaratı tarafından uygulanan stratejik hamleleri vurguluyor.
Tarihli istihbarat raporlarının devam eden yayımlanmasıyla MIT, tarihçilere, araştırmacılara ve meraklılara Türkiye Cumhuriyeti'nin erken dönemlerindeki istihbarat tarihine dair nadir ve değerli bir bakış açısı sunuyor ve Türkiye'nin hızla değişen jeopolitik bir ortamda nasıl yol aldığını aydınlatıyor.