Bugün öğrendim ki: "Hitler rantları" video memi bir istihdam davasına yol açtı. BP ile yeni bir sözleşme için pazarlık yaparken, Scott Tracey 'Çöküş' sahnesini kullanan bir video yayınladığı için işten atıldı. Haksız işten çıkarılma davası açtıktan sonra işini geri kazandı ve 200.000 AU$'lık maaş kaybını telafi etti.

2020 yılında Avustralya Federal Mahkemesi'nde BP Refinery ile Tracey arasındaki davada, BP işçisi Scott Tracey'nin bir parodi videosunun üretimi ve yayımlanması nedeniyle işten çıkarılması üzerine ortaya çıkan haksız işten çıkarma davası ele alınmıştır. Tracey, BP yönetimini, Kwinana Petrol Rafinerisi'ndeki çalışanların ücret ve çalışma koşullarıyla ilgili görüşmelerindeki davranışlarını alay eden, 2004 yapımı "Downfall" filminin bir sahnesini kullanan bir video hazırlamış ve yayımlamıştı. Video, internette Adolf Hitler'in II. Dünya Savaşı'nın kaybedildiğini öğrenmesinin ardından yaşadığı üzüntü ve öfkeyi konu alan ve parodi amaçlı sıkça kullanılan bir sahneyi içeriyordu. Bu video "Downfall Hitler" memesi olarak biliniyor ve genellikle Hitler'in tepkisini gösteren sahneye İngilizce altyazılar eklenerek esprili bir hale getiriliyordu. Tracey'nin videosunun başlığı "Hitler Parodisi [toplu pazarlık] Görüşmeler BP'nin [lehi] istediği gibi gitmiyor" idi.

Tracey, işten çıkarılmasının ardından haksız işten çıkarma davası açarak işe geri alınmasını ve kaybettiği ücretin tazmin edilmesini talep etti. Fair Work Commission (FWC), videosunun hakaret içerdiğini ve işten çıkarma nedeninin geçerli olduğunu belirterek davasını reddetti. Tracey, bu karara karşı FWC tam kuruluna itiraz etti ve tam kurul ilk kararı bozdu. BP, tam kurulun kararını kaldırmak için Avustralya Federal Mahkemesi tam kuruluna başvurdu. Ancak Federal Mahkeme, FWC tam kurulunun yetkisini doğru kullandığını ve videonun hakaret içermediğini belirterek BP'nin iddialarını reddetti. Sonuçta Tracey işe geri döndü ve 200.000 dolar tazminat aldı.

Davada önemli olan konu, Tracey'nin eylemlerinin işten çıkarılma için geçerli bir neden olup olmadığıydı. Tracey, videoyu geniş kültürel bağlamıyla ele almayan mahkeme kararının hatalı olduğunu ve videonun, planlanan işlerin gitmediği konuda esprili bir nokta vurgulama aracı olduğunu savundu. FWC tam kurulu ise binlerce benzer parodinin internette 2010'dan beri yayımlandığını ve videonun hakaret edici olup olmadığının nesnel bir testle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Tam kurul, videonun BP yönetimini Nazilerle eşleştirdiğini kabul etmedi ve Hitler veya Nazilerle ilgili bir nokta ortaya koymak için kullanılmadığını belirtti.

BP'nin iddialarını reddeden Federal Mahkeme, Tracey'nin işe iadesini ve tazminatının ödenmesini kararlaştırdı. Tracey, işten çıkarılmasının ardından tekrar işe başladığı Mart 2020'de işe geri döndü. İki yıl süren dava sonunda FWC tam kurulu, Tracey'nin kaybettiği maaş ve emeklilik hakları dahil olmak üzere toplam 201.394,92 dolar tazminat ödenmesine karar verdi. BP, Tracey'nin işten ayrıldığı süre zarfında başka iş aramadığını ve bu nedenle kaybettiği ücretin azaltılması gerektiğini savunmuştu. Ancak FWC tam kurulu, Tracey'nin iş aramaya çalıştığını kabul etti ve ayrıca ahlaki kusurunu, yokluğunda elde edebileceği terfiyle kazanılacak olası gelirin ödenmemesiyle sınırlandırdı.

Davada yer alan olay, Avustralya'daki iş yeri konuşma özgürlüğü hakkına ve çalışanların davranışları üzerindeki patron kontrolüne bir sınırlama getirilmesi olarak yorumlandı. Sydney Morning Herald, kararın çalışanlara iş yerinde konuşma özgürlüğüne dolaylı olarak destek sağladığını ancak bu özgürlüklerin sınırlandırıldığı ve kapsamının gelecekteki davalarda ele alınması gerektiğini vurguladı.

Tracey'nin işten çıkarılması olayı, Binet'in kararını parodileştiren ve bu karara karşı tepki gösteren bir "Downfall" memesinin daha da yaygınlaşmasına neden oldu. Bu video, Tracey'nin ürettiği videodan daha fazla izleyici çekti.