Bugün öğrendim ki: Profesyonel sporcular arasındaki evliliklerin yüzde 60 ila 80'i boşanmayla sonuçlanıyor.

Profesyonel sporcuların evlilikleri, sıradan evliliklerinden daha sık boşanmayla sonuçlanma eğilimindedir. Tahminler, boşanma oranının %60 ile %80 arasında olduğunu gösteriyor, bu da uzun süreli bir evliliği istisna, kural olmaktan çıkarıyor. Bu eğilimin birkaç nedeni olabilir. Bazı sporcular, uzun vadeli bir ilişkiye tam olarak yatırım yapabilecekleri yeterli olgunluğa erişmeden çok genç yaşta evleniyorlar. Diğerleri de ani kararlar alarak, eş seçiminde yanlış tercihlerde bulunuyorlar. Profesyonel sporcuların sürekli seyahatleri, sıra dışı programları ve farklı yaşam tarzları da, eşlerin kusuru olmadan evlilik üzerinde baskı yaratıyor. Ayrıca, profesyonel sporlarda başarıya ulaşmak çok zaman ve emek gerektiriyor, bu da bir sporcunun, evliliğinde zorluk yaşanması durumunda evliliğini kurtarmak için fazla enerjisi kalmaması anlamına gelebilir.

Devlet yasaları ve mahkeme prosedürleri, sporcular veya diğer ünlüler ile sıradan insanların boşanmaları arasında ayrım yapmıyor. Ancak, sporcuları içeren boşanmalarda bazı konular daha sık ortaya çıkıyor.

Profesyonel Sporcuların Evlilikleriyle İlgili Mal Bölünmesi

Bir mahkeme, bir sporcu ile sporcu olmayan eş arasında varlıkları bölerken, sporcu ile takımı arasındaki sözleşmeyi analiz etmesi gerekebilir. Temel kural, eşlerin gelecekteki gelirlerinin evlilik malı olarak bölünmeye tabi olmamasıdır. Ancak, sporcu sözleşmesiyle garantili gelecek gelir alıyorsa, bu, eşler arasında bölünmesi gereken bir evlilik malı olarak kabul edilebilir. Maaşın ötesinde gelen ikramiyeler, örneğin imza ikramiyesi veya play-off maçları için ikramiyeler, bazen evlilik malı olarak da sınıflandırılabilir. Takım sözleşmesi kapsamındaki ödemelerin yanı sıra, sponsorluk anlaşmaları kapsamındaki ödemeler de bazı durumlarda evlilik malı olarak kabul edilebilir. Hem sporcu hem de sporcu olmayan eş, belirli varlıkların sınıflandırılması ve bölünmesiyle ilgili konumlarını savunmak için finansal uzman tutabilirler.

Golf veya tenis gibi bazı sporlarda, sporcu takım yerine bireysel olarak yarışır. Bu durumlarda, sporcunun sabit bir maaşı olmadığı için spor gelirini gelecekte hesaplamak zordur. Bir mahkeme, bu gelecekteki gelirin, evlilik malı olarak bölünecek kadar yeterli düzeyde garantili olduğunu düşünme olasılığı daha düşüktür.

Profesyonel Sporcular İçin Eş ve Çocuk Desteği

Bir sporcu, sporcu olmayan eşinden boşanırken, gelir farkı nedeniyle çok yüksek miktarda eş desteği (nafaka) ödemek zorunda kalmaktan endişelenebilir. Ancak, sporcunun hala müsabakalarda yer aldığı bir boşanma, sporcuların hayatta nispeten erken yaşta emekli olmaları nedeniyle muhtemelen kısa süreli bir evliliği kapsıyor olabilir. Kısa süreli bir evliliğin ardından, mahkeme uzun süreli bir eş desteği ödemeyi verme olasılığı daha düşüktür. Bir sporcu olmayan genç eş, yıllarca sporcuya bağımlı olmamışsa, finansal olarak kendi kendine yetebileceği ve sınırsız süreyle eş desteğine ihtiyaç duymaması beklenir. Sporcu ayrıca, bu gelir seviyesini kalıcı olarak almayacağını da savunabilir, bu nedenle bir mahkeme, bu temele dayanarak bir eş desteği ödeme tutarı belirlememelidir.

Çoğu eyalet, her ebeveynin gelirlerini içeren belirli kılavuzlara göre çocuk destekleri hesaplar. Bazı eyaletler, örneğin Kaliforniya, tüm gelir gruplarına aynı çocuk desteği formülünü uygular. Bu, yüksek profilli bir sporcu için muazzam bir çocuk destek yükümlülüğü anlamına gelebilir. Ancak, çocuk destek kılavuzları, olağan dışı durumlarda formülden sapmalara izin verir. Formülün ürettiği miktar, çocuğun makul ihtiyaçlarını karşılamaktan çok daha fazla ise, bir sporcu mahkemeyi formülden sapmaya ikna edebilir.