[Türkiye](/turkiye/)
09:48 01.06.2021URL'yi kısaltın
__5 __18
Habertürk yazarı Nagehan Alçı, kabine toplantısında alınan normalleşme
kararlarını değerlendirdi. Alçı, "Evet, ne üzücü ki 'Okulları hiç açmayalım'
diyen birçok bakan vardı dünkü toplantıda. Hepsini isim isim biliyorum.
Onların yaptıklarından ben utanıyorum" ifadesini kullandı.
Habertürk yazarı **Nagehan Alçı** , '[Kıraathanelerin 6, okulların 2 gün
açıldığı ülke](https://www.haberturk.com/yazarlar/nagehan-
alci/3090060-kiraathanelerin-6-okullarin-2-gun-acildigi-ulke)' başlığıyla
yayımlanan yazısında **yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını** nedeniyle
uzaktan süren eğitim öğretimi değerlendirdi.
Kabine toplantısında alınan normalleşme kararlarına değinen Alçı,
_"Cumhurbaşkanı Erdoğan kafelerden, restoranlardan, spor salonlarından
bahsetti ve hepsinin belli koşullarda açılacağını müjdeledi ama okulların
konusunu dahi açmadı dünkü konuşmasında. Eğitim başlığında tek zikrettiği
üniversitelerdi. O sırada milyonlarca veli, öğrenci ve öğretmen ekran
başındaydı ve hepsi yarın ne olacağını bilmek istiyorlardı"_ dedi.
Alçı, Milli Eğitim Bakanı **Ziya Selçuk** 'un ilkokulları tam zamanlı açmayı
teklif edeceğini hatırlatarak _"Ne oldu o teklifin sonucu? Bunu dün bir süre
öğrenemedik. Bu belirsizliğin üzerine telefonum kilitlendi. Veli grupları,
eğitimciler, doktorlar, arkadaşlar. Hepsi çok haklı olarak en temel sorunun
cevabını arıyordu dünkü açıklamanın ardından: Yarın okul var mı?"_ ifadesini
kullandı.
'Bu kadar insani, bu kadar temel bir sorunun cevabının bu kadar muğlak
bırakılmaması gerektiğini' söyleyen Alçı, _"Burada bir yanlışlık var. Eğitim
bu kadar arka sıralarda bir başlık olamaz. Bizim ülke olarak çok ciddi bir
sorgulama yapmamız gerekiyor"_ diye yazdı. Alçı, [şöyle devam
etti](https://tr.sputniknews.com/yasam/20210601/1044628846.html):
* "Siyasetçilerden, Bilim Kurulu üyelerine, gazetecilerden akademisyenlere neredeyse kimse çocukların evde, okulsuz, plansız, başı boş bırakılmasına doğru dürüst itiraz etmiyor. Ben Cumhurbaşkanı'nın konuya değinmemesi üzerine 'Birazdan Milli Eğitim Bakanı açıklama yapacak' haberi dönmeye başlayınca umutlandım açıkçası.
## 'Kusura bakmayın ama dağ fare doğurmuştur'
* Milli Eğitim Bakanı müjdeyi bizzat kendisi vermek istiyor diye düşündüm. Demek ki dedim, ilkokulları tam zamanlı açmayı kabul ettirdi Sayın Bakan. Fakirin ekmeği umut işte. Birazdan basın açıklaması geldi. Şehirlerde ilkokullar yarından itibaren yine haftada 2 gün, ortaokul ve liseler ise önümüzdeki haftadan itibaren 2 gün yüz yüze eğitime dönecek.
* Kusura bakmayın ama dağ fare doğurmuştur. 2 gün okulu açmak ile eğitime dönüş olmuyor. İlkokulları 2 gün açmak velilere de yaramıyor. Ne çocukları evde olduğu için işlerini bırakmak zorunda kalan kadınlar işe geri dönebiliyor [ne çocuklar okul alışkanlığını kazanıyor](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20210601/1044627990.html).
## 'Okulları hiç açmayalım' diye bastıran bakanlar bu enkazdan sorumludur
* Bilhassa ilkokulları tam zamanlı açmak çok daha doğru, bilimsel verilere uygun ve faydalı olurdu. Ama maalesef bu ülkede yalnızca kadının değil eğitimin de adı yok. Kahvehaneler, halı sahalar ve AVM'ler açılabiliyor ama okulların ‘çok riskli’ bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz."
Alçı, dünyanın hiçbir yerinde risk sıralamasının bu şekilde olmadığını
söyledi. _"Başka hiçbir yerde kıraathaneler açılırken okullar sadece 2 gün
eğitim vermiyor. Kimdir bunun sorumlusu?"_ diyen Alçı, _"Şundan eminim, şayet
okulların kapalı olmasına toplumda ciddi bir itiraz yükselseydi, medya bu
konuyu işlemeye değer bulsa, veliler ortak ses çıkarsa, eğitimciler avaz avaz
bağırsaydı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk kabinede 'İlkokulları haftada 5 gün
açalım' önerisi getirdiğinde kabinenin hatırı sayılır bir kısmı 'Toplumda
böyle bir istek yok' rahatlığı ile bu öneriyi reddedemezdi"_ görüşünü dile
getirdi.
## 'Gelecek kuşaklarını adeta bir milli mutabakatla böylesine feda edebilen
bir ülke daha ileri gidemez'
Alçı, _"Çok üzülerek söylüyorum: 6-18 yaş arası kuşağın enkaz haline
gelmesinden ülke olarak hepimiz sorumluyuz. Az ya da çok"_ ifadesini
kullandığı yazısında [şunları
kaydetti](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20210531/1044620593.html):
* "Ama sanırım 1.5 yılın ardından dün kabine toplantısında hala 'Okulları hiç açmayalım' diyebilen bakanlar, ekonominin, turizmin çarkları dönsün diye çocukların hayat çarklarını durduranlar diğerlerinden çok daha fazla sorumlu. Evet, ne üzücü ki 'Okulları hiç açmayalım' diyen birçok bakan vardı dünkü toplantıda.
* Hepsini isim isim biliyorum. Onların yaptıklarından ben utanıyorum. 20 yıllık bir gazeteci olarak şunu görüyorum, gelecek kuşaklarını adeta bir milli mutabakatla böylesine feda edebilen bir ülke daha ileri gidemez. Zaten gitmeyecek de... Orta düzey bir ülke olarak kalmaya mahkum Türkiye. Eğitim şart diyen profesörlerin bile eğitime önem verdiğine inanmıyorum. 'Eğitim şart' Cem Yılmaz’ın repliğinden öte bir anlam taşımıyor."