[Seyir Hali](/seyir-hali/)
10:53 01.06.2021URL'yi kısaltın
__0 __0
Kadir Has Üniversitesi İdari Bilimler Dekanı Prof. Dr. Erinç Yeldan “İhracat
yapabilmek için içerideki tüketimi düşük gruplar aleyhine kısan ve ihracat
teşvikleriyle yurt dışına aktaran bir sisteme geri döneceğiz. Buna da
‘yoksullaştırıcı büyüme’ adı veriliyor. Büyüme rakamının yoksullaştırıcı
etkilerinin devam edeceğini görüyorum” dedi.
RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali’nde, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)
açıkladığı, ekonominin ilk çeyrekte yüzde 7 büyüdüğü verisini değerlendiren
**Kadir Has Üniversitesi İdari Bilimler Dekanı Prof. Dr. Erinç Yeldan**
değerlendirdi.
Yeldan büyümenin _‘ilginç’_ bir kavram olduğuna dikkat çekerek _“Örneğin 100
birim üretiyorsunuz, bir sonraki sene kriz oluyor, 50 birim üretiyorsunuz.
Büyümedeki değişim eksi yüzde 50 oldu. Bir sene sonra 50 birim üretirken
işleri biraz yoluna koyup 100 birim üretmeye devam ettiniz. Bu sefer büyüme
rakamınız yüzde 100 oldu. Bir de hinlik yapıp ortalamasını alırsanız yüzde 25
büyümüş olursunuz diye bir sonuç çıkarabilirsiniz. İki sene boyunca aynı yerde
patinaj yapıyorsunuz, reel olarak hiçbir büyüme yok”_ dedi.
_“Eylül’de de ana öykünün değişmediği bir Türkiye manzarasıyla karşı karşıya
kalacağız”_ vurgusu yapan Yeldan _“Türkiye’nin çok yüksek, yıpratıcı, gelir
eşitsizliği yaratıcı yüzde 17-18 bandına çıkmış olan enflasyon tahminleri,
yine enflasyonun yüzde 15-17 bandında devam edeceği ve dolayısıyla bu yüksek
çift oranlı büyüme rakamının yoksullaştırıcı etkilerinin devam edeceğini
görüyorum. Çünkü bu resmi çevirecek yapısal anlamda bir değişiklik söz konusu
değil. Bu resim, yine baz etkisinden nemalanan tüketimin ve çok büyük
olasılıkla devreye girecek olan turizm ve küçük hizmet sektöründeki anlık
kazanımların etkisiyle bir ivme yaratıyor olacaktır. Rakamlar 1 Eylül’de
yayınlandığı vakit, yine notlarıma döneceğim”_ ifadelerini kullandı.
_‘Yoksullaştırıcı büyüme’_ kavramını açıklayan Yeldan _“Çok büyük olasılıkla
yine ‘2018 anlamlıdır’ diyeceğiz. 2018 ile karşılaştırdığımızda kalkınma
iktisat literatürünün petrol şoku dönemlerinde ortaya atılmış, büyüyen fakat
yoksullaştırarak büyüyen, ihracat yapabilmek için içerideki tüketimi, düşük
gruplar aleyhine kısan ve dolayısıyla ihraç edilebilir bir kaynak yaratıp,
bunu rekabetçi bir dövizle ve ihracat teşvikleriyle yurt dışına aktaran bir
sisteme geri döneceğiz. Buna da ‘yoksullaştırıcı büyüme’ adı veriliyor”_ diye
konuştu.
Yeldan _“Bütün orta sınıftaki 3 milyon kişilik kayıp, yoksulluktaki artış,
tüketime ulaşmadaki asimetrik yüksek enflasyon, gıda fiyatlarındaki birikimli
olarak yüzde 50’ye ulaşmış enflasyon bunlar son 1 yılın Kovid pandemisinin
eseri değil, aslında Türkiye’nin 2018’den sonra içine girdiği yeni hükümet
sisteminin yarattığı koşulların bir ürünü. Kovid pandemisi böyle bir
çalkantının üzerine geldi”_ diye ekledi.