[Türkiye](/turkiye/)
13:39 27.05.2021URL'yi kısaltın
__43 __11
Yazar Orhan Pamuk, Türkiye'de sosyolojik yapı olarak zenginle fakirin çok
farklı olduğunu, bir gelir dağılımı eşitsizliği yaşandığını söyledi. Pamuk,
"Bundan daha önemlisi bizde artık demokrasinin yalnızca sandıkta oy atma kısmı
kaldı. Demokrasinin kuvvetler ayrılığı kalmadı" dedi.
Nobel ödüllü yazar **Orhan Pamuk** , Türkiye gündeminde yer alan konulara
ilişkin olarak Kısadalga.net'ten **Ahmet Orhan** 'a [açıklamalarda
bulundu](https://kisadalga.net/haber/detay/orhan-pamuk-turkiye-bir-demokrasi-
degil%E2%80%9D_7194#.YK70wyLQgSY.twitter).
Pamuk, Orhan'ın _"Aslında ben sizinle bugün Türkiye'nin siyasetini
sosyolojisini, toplumsal algılayış biçimlerimizi de konuşmak istiyorum. Sizin
dilinizi nasıl kurduğunuz bile birileri tarafından eleştiri konusu olabilir,
oluyor demek istemiyorum olabilir. Ve siz hep kafanızda bunları tartmak
zorunda kalıyorsunuz. Siz derken o yani Türkiye'de yaşayan herkes üreten,
yazan, çizen herkes bunları kafasının içinde taşımak zorunda ve gerçekten buna
göre pozisyon almak zorunda. Nasıl görüyorsunuz? Türkiye sosyolojik yapısından
biraz konuşabilir miyiz?"_ şeklindeki ifadesi üzerine şunları söyledi:
"Sosyolojik yapı olarak zenginle fakir çok farklı, birbirinden ayrılmış ve
fena bir gelir dağılımı eşitsizliği var. Bundan daha önemlisi bizde artık
demokrasinin yalnızca sandıkta oy atma kısmı kaldı. Demokrasinin kuvvetler
ayrılığı kalmadı. Mahkemelerin bağımsızlığı kalmadı ve en önemlisi fikir
özgürlüğü düşünce özgürlüğü kalmadı. Azınlıklara saygı kalmadı.
## 'Fikir özgürlüğü yok, bir kuvvetler ayrımı yani mahkemelerin bağımsızlığı
yok'
Türkiye bir demokrasi değil. Şu anlamda bir demokrasi sandığı gidiliyor ve
oylar veriliyor. Ama unutmayın sandıktan istenilen sonuç çıkmayınca Doğu
illerinde olduğu gibi İstanbul'un belediye seçiminde birinci seçimde olduğu
gibi o sandıklarda kaçırılıyor. Türkiye'de eğer iktidar partisine oy
veriyorsanız demokrasiye benzeyen bir şey olur. Çünkü o oyları sayıyorlar.
Fikir özgürlüğü yok, bir kuvvetler ayrımı yani mahkemelerin bağımsızlığı yok.
© AP Photo / Jacquues Brinon
Denetleyen kurumların bağımsızlığı yok. Merkez Bankası’nın bile bağımsızlığı
kalmadı. O demokrasiyle o kadar ilgili de değil. Ama bu demokrasiyi demokrasi
yapan bütün unsurlardan yalnızca sandığa oy atmak. Eğer hükümete gidiyorsa
sayılar gitmezse de şüphelidir.
[Konuşulacak asıl konu
budur](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20210412/1044247777.html)
.
Diğer konular Türkiye'nin sosyolojik yapısı bilmem bunları eleştiremiyorsan
bunların kabahatlisini söyleyemiyorsan, söylemek süs oluyor… Her akşam
televizyonda tartışıp duruyorlar.
Ama düşünce özgürlüğü olmadığını, bu fikirlere karşı gereken fikirlerin temsil
edilmediği, Kürt görüşünün daha da değişik görüşlerin -hepsine de katılmak
zorunda değiliz- temsil edilmediği bir uydurma bir dünyada yaşıyoruz.
Antropolojik tahlil yapalım da sonra eleştiremiyorsak bunu yapmak da bir şey
söylemek olmuyor, oyalamaca oluyor. Söylenecek bence tek şey ne yazık ki
düşünce özgürlüğü yok. Hapishanelerinde en çok gazeteci olan, hükümeti
eleştirenlerin en çok hapishaneye tıkıldığı yer dünyada Türkiye.
## 'Akşam televizyonlarda, akşam tartışmalarının hepsi süs'
Bundan sonrasında konuşamayacaksan konuşmayacaksın. Kardeşim bu sefer süs
oluyor konuşma. Böyle düşünüyorum. Akşam televizyonlarda, akşam
tartışmalarının hepsi süs. Asıl sorunları gizlemek için yapılmış. Tamam bazen
oraya çok değerli insanlar çıkıyor, bazılarını takdir ediyorum ama [o adam da
doğruyu söyleyemiyor
ki.](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20210408/1044226519.html)
O zaman o adamın kabahati değil. Düşünce özgürlüğü olmayan bir yerde hiç kimse
en sonunda hakiki olamaz. Tek konu budur. Düşünce özgürlüğü istiyoruz önce
sonra konuşalım, memleketin sorunlarını.
## 'Siyasi laf edenleri sokakta dövüyorlar, parmaklarını kırıyorlar'
Düşünce özgürlüğü yoksa gene çaresiz kalıyorsun ona dokunma, buna dokunma,
onun adını anma, bunun adını anma. Reis'in adını anma. Ama bir şeyler
söylemeye çalışıyoruz ama sınırlı bir söyleme.
Gazeteciler sorduğu için konuşuyorum, Ben siyasi konuşmaya yapmaya meraklı
değilim. Siyaset sorana düşünce özgürlüğü yok diyorum. Artık düşünce özgürlüğü
yok yok dedikten sonra akrobatik hareketlerle bir iki siyasi laf da ediyoruz
ama ondan sonra da saldırıları bekliyoruz. Siyasi laf edenleri sokakta
dövüyorlar, parmaklarını kırıyorlar, tehditler ediyorlar, [mafya karışıyor
işin içine](https://tr.sputniknews.com/yasam/20210313/1044021768.html)."