Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali
programında “Siyasiler bindiği gemiyi kendileri batırıyorlar. Çünkü siyaset
irtifa kaybetmeye başladı. Bürokrasiye atadığınız insanlar topluma güven
vermiyor” diye konuştu.
Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Sedat Peker’in açıklamalarını ve kokain
ticareti tartışmalarını RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında
değerlendirdi. Dilipak _“Bunlar halk arasında konuşuluyordu. Tam bir net bilgi
değil ama söylenti şeklinde Türkiye’de kara para konuşuldu. Bitcoin üzerinden
büyük transferler içeriye dışarıya yapıldığı söylendi. Uyuşturucu konusunda
bir rapor açıklandı. Dünya’nın en önde gelen uyuşturucu kullanımlarının Adana
ve İstanbul gibi şehirlerde olduğu söylendi. Herkesin bildiği bir sır ortada
dolaşıyordu”_ dedi.
## ‘Söylenti kargaşanın ikiz kardeşidir’
Dilipak, belirsizlik ve söylentinin toplumda kargaşaya yol açabileceğini
_“Bakanlar Kurulu değişecek ama bir türlü değişemiyor. Birtakım atamalar
yapılıyor. Bakıyorsunuz, ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu’ diyorsunuz.
Yolunda gitmeyen bir şeyler var. Bu ekonomide, siyasette, toplum hayatında,
sağlıkta böyle yani dün konuşuyorduk. Aşı Kayseri’de, Ankara’da ve Antalya’da
bitmek üzere, yıllardır aşı yapılacak diye Tekirdağ’da tahsis edilen alanda
Ruslarla birlikte aşı yapacağız. Yani ne olduğu belirsizlik, söylenti
kargaşanın ikiz kardeşidir. Söylenti çıkarsa ve siz o söylentiye insanların
inanacağı bir cevap bulamazsanız Osmanlıca’da buna sual mukadderlere cevap
denir. İnsanın aklında oluşan sorulara meşru, anlaşılır, kabul edilebilir
cevaplar vermiyorsanız ‘Bana güven, gerisini merak etme sen’ diyorsanız bunun
sonu kargaşadır. Kargaşa en tehlikeli şeylerden biridir”_ diye ifade etti.
## ‘Süleymaniye’yi yıkmak için üç kazma kürek yeter ama yapmak için bir Sinan
ve Süleyman gerek’
Dilipak, bürokraside atanan isimlere karşı toplumda duyulan güvensizlik
konusunda _“Aslında siyasiler bindiği gemiyi kendileri batırıyorlar çünkü
siyaset irtifa kaybetmeye başladı. Bürokrasiye atadığınız insanlar topluma
güven vermiyor. Osmanlıca deyimi, biz Osmanlı gibi üç kıtada hüküm süren bir
imparatorluğu nasıl yediğimizi de bilelim ki aynı yanlışa düşmeyelim: Kaht-ı
rical denilen adam yokluğu. Sadece şu kesime sırtını dayayıp şu kesime
sallamak adamlık değil, bizi çıkışa götürmez. Biz haklıdan, mazlumdan ve
muhtaçtan yana dürüst bir tavır koymazsak hepimiz birbirimizin kuyusunu
kazarız. Süleymaniye’yi yıkmak için üç kazma kürek ve o tipte üç tane adam
yeter ama onu yapmak için bir Sinan ve bir Süleyman gerek_ ” dedi.
## ‘Dünya bir yere gidiyor ve biz ev hapsindeyiz’
Dilipak, bürokraside denetim mekanizması konusunda _“Bürokrat siyasinin emir
kulu gibi ‘Bu hukukidir, değildir’ bakmıyor. Hiçbir bürokrat yasaya karşı
‘bunu ben uygulamıyorum, kamu yararı yok’ diyemiyor mesela. Halbuki böyle dese
Danıştay’a gitse, vatandaş da bürokrat da gidebilir. Bana burada bu işlemi
yaptırıyorlar. Kamu yararı yok. Yapmak istemiyorum, yargıya müracaat ediyor.
Yargı karar versin. Belki o da kötü niyetlidir, kaçıyordur işten ama böyle bir
mekanizma yok. Bürokrasi emir kulu, emir eri demiyorum. Asker bile Filistin’de
yüreğimiz kanıyor. Şu anda güvenlik konseyi toplandı. Fransa’da da ordu
muhtıra verdi. Geçenlerde emekli subaylar Almanya’da uyarıda bulundu. Macron’a
karşı her an harekete geçilebilir. Dünya bir yere gidiyor ve biz ev
hapsindeyiz. Bir yandan kışkırtılıyoruz öte yandan bastırılıyoruz. Ne olacak
şimdi? Böyle yönetim olmaz, böyle muhalefet de olmaz. Biz maalesef bu anlamda
çaresiz kaldık”_ dedi.
## ‘Bir partide bir milyar euroluk kokain giriyor’
Dilipak, _“Kokainin niye peşine düşmüyoruz? FBI işin içinde, niye FBI? FBI
bunu yapmıyor mu? Mal alıp satma olarak değil, bununla siyaseti ve ekonomiyi
manipüle ediyor. Bir partide bir milyar euroluk mal giriyor. Bu durup dururken
oradan çıkışta deşifre öyle kolay kolay edilmez. Onu gönderen biri var.
Gönderen belki baskıyı da planlayandır çünkü bir yerden alırsınız bir yere
koyarsınız. Onu orada deşifre ettiniz mi muhatabınızın adı gündeme gelir.
Hangi limana gidiyor? Hangi gemi ile geliyor? Hangi limandan bunu kim çekecek?
Şimdi bunu tartışıyoruz”_ ifadelerini kullandı.
## ‘Bu sistem kimseyi dışarıda bırakmaz’
Bunun hem iktidarı hem muhalefeti kapsayacak boyutlarda olabileceğini belirten
Dilipak, yapıların işleyişini anlattı:
_“Belki böyle bir kokain partisi hiç yok. MİT var. Emniyet var. Narkotik var.
Antep’te baklava, ekmek çalan bir çocuk içeri atılmıştı ama gemiyle çalarsanız
bir şey yok. Simit çalarsınız bu suç. Böyle olmaz. Bu kokaini gerçekten tespit
edin. Üç adım sonra Ankara da o tarafa da gider. Bu tarafa da gider. İktidara
gider, muhalefete gider. Bu sistem kimseyi dışarıda bırakmaz. Diyarbakırlı
kardeşlerimiz üzerinden bir örnek verilir. İnsanları köşede çaresiz
bırakırsanız yeğenlerinden bir tanesini CHP’den milletvekili yapar bir
tanesini de Adalet Partisi’nden milletvekili yapar. Kim kazanırsa kazansın
Ankara’da işini takip edecek jandarmaya düşen öteki yeğenini kurtaracak birine
ihtiyaç var. Bu işi yapanlar da aynı şekilde biri korkudan böyle yapıyordu.
Öteki çıkar hesabı üzerinden böyle yapar. Üç adım sonra iktidarın içindeki
taraflar dışındaki muhalif kanattan mutlaka birileri olur. Sonra bir dehşet
dengesi oluşturulur. ‘Deme, derim’ denilir. Sen onun adamının üzerine gidersen
o da senin adamını deşifre eder, hem de asıl adamı değil o zincirin
içerisindeki en zayıf halkayı.”_
## ‘Eğer temizlikten söz ediyorsak Hz. İsa’nın dediği gibi ilk taşı günahsız
biri atsın’
Herkesin yanlışlarda kendini değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Dilipak,
aksi takdirde sıfırdan başlamak gerekeceğini söyledi:
_“Eğer temizlikten söz ediyorsak Hz. İsa’nın dediği gibi ilk taşı günahsız
biri atsın. Eğer günahınız varsa önce kendi içinizdeki pisliği temizleyin. 50
yıldır her ay yazan biriyim. Bu hava genzimi yakıyor. Nasıl sonuçlanırsa
sonuçlansın eğer herkes kendi içindeki pisliği temizlemeyecek, erdemden ve
adaletten yana bir duruş sergilemeyecekse bu herkesi yakar. Tarafları da
yakar, toplumu da yakar. Sonra yeniden sıfırdan başlarız. Sıfırdan başlamada
da maskeliler: Sağcısı da solcusu da maskeli, yok aslında birbirlerinden pek
farkları. Onlar gelirler.”_
## 'Bugün AK Parti ile ilgili davamın başlayacağı gündü, kapandığımız için
ertelendi'
AK Parti hakkında davasının geçen yılın başından beri görüşülemediğine dikkat
çeken Dilipak, yargının işleyişini “Benim bugün AK Parti ile ilgili davamın
başlayacağı gündü şu saatte yolda olmam gerekiyordu. Eve kapandığımız için
duruşma ne zamana ertelendi. Duruşma ne zamandı? Geçen senenin başıydı. Yargı
işliyor mu? İşletebiliyor musunuz? Şartlar böyle gelişiyor. Peki, ben aynı
ifadeleri geçtiğimiz günlerde tırnak içinde aynısını kullanıyorum. Medya’dan
karşı bir ses var mı? AK Parti içinde FETÖ’nün zihniyet ikizi AKP’liler ve
AKP’nin papatyaları yüzünden oluyor bu işlerin bir kısmı. Ötekilerde de yok
değil ama burada da var. Şimdi yine söyledim hem de sizin kanalınızda. Bunda
ne var?” diye değerlendirdi.
## ‘FETÖ’yü, PKK’yı gözünüze çok yaklaştırırsanız ormanı kaybedersiniz’
Dilipak, Adana’daki uyuşturucu ticareti konusunda _“Ben Adana’lıyım. Adana
uyuşturucu kullanımında zirvede, şehrin giriş bölgelerine yerleşen bir takım
mafyanın işbirlikçisi üçkağıtçı ahlaksız adamlar Adana’yı zehirliyor desem suç
mu olur? Ben Adana’lıyım. Bu Adana’yı yüceltir, Adana’yı aşağılayanlara dikkat
edin demektir. O gün söylediklerimle bugün beni sanık sandalyesine
oturtuyorsanız o zaman içinize önce bakmanız gerekir. Sadece FETÖ değil.
FETÖ’yü PKK’yı gözünüze çok yaklaştırırsanız ormanı kaybedersiniz. Hemşerim,
aynı aşiretteniz, Devlet Bahçeli’nin de görmesi gerekiyor. Memleketimizi
temizleyeceksek bunu CHP’li Kılıçdaroğlu’nun da görmesi gerekiyor”_ dedi.