[Türkiye](/turkiye/)
16:52 05.05.2021(Güncellendi 16:55 05.05.2021) URL'yi kısaltın
__9 __31
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında yürütülen soruşturma
tamamlandı. 'Darbe' imasında bulunduğu iddia edilen Başbuğ için 'halkı kin ve
düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava
açıldı.
**İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu** 'nca hazırlanan
iddianamede, eski Genelkurmay Başkanı **İlker Başbuğ** 'şüpheli' sıfatıyla yer
aldı.
İddianamede, Başbuğ'un Cumhuriyet gazetesinde yer alan _"Eğer Menderes, 25
Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri
darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı alınmış
bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi açıkça milletin
siyasi idaresine de vurulacak[bir darbe
olurdu](https://www.dha.com.tr/istanbul/ilker-basbuga-3-yila-kadar-hapis-
istemi/haber-1825234)"_ ifadesi hatırlatıldı.
'Darbe' imasında bulunduğu iddia edilen Başbuğ'un, bu şekilde 'halkı kin ve
düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama' suçunu işlediği öne sürüldü.
Başbuğ'un _"Türkiye Cumhuriyetinde Güç Odaklarının Mücadelesi kitap serisinin
üçüncüsü olan 1961-1980 dönemini o günün şartlarında ve o günlerde gelişen
olaylar çerçevesinde değerlendirdiğini, suça konu ifadelerin daha önce yine
bazı yazarlar tarafından da dile getirildiğini, bugünkü olaylarla herhangi bir
şekilde ilişki kurulmasının doğru olmadığını"_ belirterek suçlamaları
reddettiği anlatıldı.
Başbuğ'un 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme' suçundan [1 yıldan 3 yıla
kadar hapsi
istendi.](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20201023/1043081791.html) Dava
önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
## 'Bu söyleşiden bir suç unsuru çıkartılabilmesi söz konusu bile olamaz'
demişti
İlker Başbuğ, 10 Şubat'ta Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek
ifade vermişti. Başbuğ ifadesinin ardından da sosyal medya hesabından şu
açıklamayı yapmıştı:
* "Son kitabım Türkiye Cumhuriyetinde Güç Odaklarının Mücadelesi, kitap serisinin üçüncüsüdür. Bu kitap 1961-1980 dönemini o günün şartlarında ve o günlerde gelişen olaylar çerçevesinde değerlendirmektedir. 4 Ocak 2021 günü bir gazetede bu kitabın tanıtımıyla ilgili bir söyleşim yayınlandı. Bu söyleşiden hareket edilerek hakkımda suç duyurularında bulunuldu. Hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu, var olduğu bir ortamda bu söyleşiden bir suç unsuru çıkartılabilmesi söz konusu bile olamaz.
* Bu nedenlerle bu suç duyurularına itibar etmiyorum. Bu inançla da bu suç duyurularına karşı hiçbir şekilde savunma yapmayacağım. Bu davranış anayasaya hukukun üstünlüğüne ve kendime olan saygımın [doğal sonucudur](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20191220/1040884483.html)."