CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda
gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu,
[Türkiye'nin](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104271044364453-kilicdaroglu-
cumhurbaskani-erdogana-baris-manco-sarkisiyla-seslendi/) tarihi günler
yaşadığını belirterek, " _Her birimizin tek tek sorumluluğu var. Bu ülkenin
geleceği konusunda her birimizin sorumluluğu var. Sandığa gidip oy atarken de
siyasal iktidarı yargılarken de sorumluluğumuzun bilincinde olmak zorundayız_
" diye konuştu.
Bu ülkede herkesin huzur içinde yaşamak istediğini kaydeden Kılıçdaroğlu,
_"Görüş farklılıklarımız olabilir, kimliklerimiz farklı olabilir, inançlarımız
farklı olabilir, yaşam tarzlarımız farklı olabilir ama bu ülkede beraber
yaşamak istiyoruz. Birlikte yaşamak istiyoruz. Bu ülkenin üzerine düşecek
hiçbir gölgeyi kabul etmiyoruz. Emperyal güçlerin bakışını, gölge düşürmesini
asla kabul etmiyoruz_ " ifadelerini kullandı.
## '232 bin 351 aileye 100 milyon liralık destek programı açıklandı'
İnançların yoğunlaştığı Ramazan ayında olunduğuna [dikkati
çeken](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104251044354266-chp-genel-
baskani-kilicdaroglu-esnaf-cocuklariyla-gorustu-gencleri-duzluge-cikaracagim/)
Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelere _"Ramazan ayının ağırlığını dikkate alarak,
bulunduğunuz beldede hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesine özen gösteriniz ve
mutlaka müdahil olunuz"_ dediğini anlattı.
**CHP** 'li belediyelerin olduğu yerlerde huzuru egemen kılmak için ellerinden
gelen her şeyi belediye başkanlarının yaptığını dile getiren Kılıçdaroğlu,
20-26 Nisan tarihlerinde 847 bin 164 haneye ayni, 221 bin 478 haneye nakdi
yardım yapıldığını ifade etti.
Ramazan ayının başından itibaren 1 milyon 578 bin 116 haneye ayni yardım, 498
bin 697 haneye nakdi yardımda bulunulduğunu belirten Kılıçdaroğlu, **Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş** 'ın pandemi döneminde tam
kapanmayla beraber özel bir çalışma yaptığını ve toplamda 232 bin 351 aileye
100 milyon liralık destek programı açıklandığını dile getirdi.
### 'Kim yapacak, onun görevi zaten'
Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şey[
yaşandığını](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104251044354266-chp-genel-
baskani-kilicdaroglu-esnaf-cocuklariyla-gorustu-gencleri-duzluge-cikaracagim/)
ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
> "Vatandaşlar daha ucuz ekmek alsınlar diye İstanbul Büyükşehir Belediyesi,
> Ümraniye'ye ekmek büfesi koyuyor. Hiç görülmemiş bir tabloyla karşı karşıya
> kalıyoruz. 'Burada ucuz ekmek satamazsın', Niçin?, 'İstanbul Büyükşehir
> Belediye Başkanlığı bunu yapıyor'. Kim yapacak, onun görevi zaten. Sen
> veremiyorsun, bırak bari o versin. Türkiye böyle bir tabloyla hiç
> karşılaşmamıştı. Emin olun hayretler içindeyim. Ucuz ekmek gidecek ya,
> vatandaş ucuz ekmek alacak. Senin sevinmen lazım, yer tahsis etmen lazım.
> 'Gelin burada daha ucuz ekmek veriyorsanız, size her türlü imkanı
> sağlayacağım' demeniz lazım. Engel oluyorlar. Bir dilim ekmeğe savaş açtılar
> bunlar. Akıl alacak şey mi ya, bir dilim ekmeğe savaş açıyorsunuz. Tam bir
> ibret tablosu. Ama bunları aşacağız." .
Kılıçdaroğlu, Kovid-19 ile mücadele için 3 haftalık tam kapanmaya gidileceğini
anımsatarak, bunun doğru bir karar olduğunu söyledi.
Bu süreçte kapanmanın yeterli olmayacağını, vatandaşın geçim sorununa çözüm[
bulunması
gerektiğini](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104241044350351-kilicdaroglu-
yanitladi-imamoglu-ve-yavas-cumhurbaskani-adayi-olabilir-mi/) belirten
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir sosyal program
açıklamasını beklediklerini dile getirdi:
> "Üç hafta tam kapanmaya gidiyorlar. Doğru mudur? Doğrudur. Kapanma yapmak
> yeterli mi Hayır. Dükkânı kapattın. Gündelikçiler var nasıl geçinecekler.
> Şimdi Erdoğan'ın bir sosyal program açıklamasını bekliyoruz""
Kılıçdaroğlu, " _Fakire fukaraya 'Dışarı çıkma, evde otur.' dedin. Güzel,
haklısın, demen gerekir. İnsanların hayatı her şeyin üstündedir ama o
insanların beslenmeye, yaşamaya ihtiyacı var. Sosyal programı bekliyoruz"_
diye konuştu.
Bu süre zarfında icra takiplerinin tamamının durdurulmasını isteyen
Kılıçdaroğlu, CHP grup başkanvekillerinin bir kanun teklifi hazırladıklarını
ve Genel Kurula süratle getirmek istediklerini anlattı. Kılıçdaroğlu, bu yönde
bir kanun teklifini iktidarın vermesi durumunda, sorunun çözümü için
destekleyeceklerini bildirerek, _"Bunu yaparsa Erdoğan'a teşekkür edeceğiz"_
ifadesini kullandı.
#### 'Erdoğan nihayet dediğimi yaptı'
Kemal Kılıçdaroğlu, geçen haftaki grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a
turizmcilerin sorunlarını dinlemesi ve kısa çalışma ödeneği konusunda
tavsiyede bulunduğunu belirterek, _"Erdoğan nihayet dediğimi yaptı,
turizmcileri çağırdı, kısa çalışma ödeneğinin süresini de uzattı. Doğruya
teşekkür etmek de benim görevimdir. Özellikle AK Parti'ye oy veren
kardeşlerimin duymasını isterim, doğrunun her zaman yanında ve arkasındayız,
yanlış olduğu zaman da eleştiririz"_ sözlerine yer verdi.
Karadenizlilerin yiğit olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, " _Rize İkizdere'de
Cevizli köyü bir eylem içinde. 'Köyümüzün taşını, toprağını, ağacını vermeyiz.
köyümüzü ranta teslim etmeyiz.' diyorlar. Buradan o köylü kardeşlerimizin
tümüne sevgilerimizi ve saygılarımızı gönderiyoruz_ " dedi.
##### 'Bugüne kadar hiçbir ABD Başkanı 'soykırım' olarak tanımlamadı'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 1915 olaylarına ilişkin A[BD Başkanı Joe
Biden'in](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104271044369268-bloomberg-
erdogan-bidenin-soykirim-aciklamasina-cevaben-savunma-isbirligi-anlasmasini-
askiya-almayi/) açıklamalarını anımsatarak, Biden'in açıklamasında "Soykırım"
ifadesine yer vereceğine yönelik haberlerin ardından partisinin Washington
Temsilcisi'ni arayarak teyit ettiğini ve 22 Nisan'da bu konuda bir açıklama
yaptığını anlattı.
Söz konusu açıklamasında, Biden'in bu ifadeye yer vermesinin doğru
olmayacağını ve iki ülke arasında onarılmaz hasarlara yol açacağını ifade
ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu işin siyasetçilerin değil, tarihçilerin
görevi olması gerektiğini anlattığını aktardı.
Kılıçdaroğlu, " _Parti Sözcümüz, yaptığı konuşmalarda aynı şekilde bizim
söylediklerimize vurgu yaptı ve dillendirdi. Biden açıklama yaptı ve
'soykırım' sözcüğünü iki kez kullandı. Bu Türkiye açısından çok büyük bir
talihsizlik. Bugüne kadar pek çok iktidar geldi gitti ama hiçbir ABD Başkanı
1915 olaylarını bir 'soykırım' olarak tanımlamadı_ " diye konuştu.
1915 olaylarının Türkler ve Ermeniler arasında ciddi travmalara yol açtığını
söyleyen Kılıçdaroğlu, Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti'nin dağılma
sürecinde çok sayıda insanın yaşamını yitirdiğini anımsattı. Kılıçdaroğlu,
sözlerini şöyle sürdürdü:
> "Siyasetçilere düşen görev, geçmişin acılarını bugün siyasi malzeme konusu
> yapmamalarıdır. Siyasilere düşen görev, tarihin derinliklerinden ders
> çıkararak, geleceği barış ve kardeşlik üzerine inşa etmektir. Eğer bunu
> yaparsanız gerçek anlamda bir politikacı olursunuz. 1915 olayları acıdır,
> gerekirse incelenmelidir. Kimler yapmalı bu görevi? Politikacılar değil
> tarihçiler yapmalı. Türkiye bu konuda her zaman hazır olduğunu ifade etti,
> 'Arşivlerimizi açıyoruz, tarihçiler gelsin baksınlar.' dedi. Ama Ermenistan
> da arşivlerini açsın, böylece tarihçiler gerçek bilgilere ulaşsınlar. Kini
> ve öfkeyi siyasetin malzemesi yaptığınız takdirde, gelecek kuşaklara kini ve
> öfkeyi taşırsınız. Oysa siyasetçi, kini ve öfkeyi günlük sıcak politikaya
> malzeme etmemeli."
Kılıçdaroğlu, 1915 olaylarını tartışmanın tarihçilerin görevi olduğunu
vurgulayarak, 19 Mayıs 1985 tarihli New York Times ve Washington Post
gazetelerinin Biden'a gösterilmesi halinde kendisinin böyle bir açıklama
yapmayabileceğini söyledi.
Söz konusu gazetelerde, ABD'nin ve dünyanın çok önemli tarihçilerinin _"1915
olaylarının bir soykırım olarak görülmeyeceğini, adlandırılmayacağını" ilan
ettiklerini aktaran Kılıçdaroğlu, "Ama o zaman bir devlet, bir başbakan, bir
dışişleri bürokrasisi vardı, el birliğiyle bütün dünyaya bunu anlatıyorlardı;
'Evet burada acı olaylar, tarihçiler incelesin ama bunu, bugünün siyasetine
malzeme etmek doğru değildir.' diye. Özellikle Azerbaycan'ın işgal edilen
topraklarını yeniden kazanması, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki ilişkilerin
düzelmesi, Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzelmesi konusunda
önemli adımlar atılması gerekirken tam tersi bir tabloyla Türkiye karşı
karşıya kaldı. Beceriksiz bir yönetimin Türkiye'yi getirdiği noktadır bu"_
ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Biden'ın açıklamasından üç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın
kendisine cevap verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
> "Ama Erdoğan'ın trolleri 'Ey Kılıçdaroğlu ne diyeceksin?' diye ha bire
> sosyal medyayı kullanıyorlardı. Bekliyorlardı, 'Erdoğan bir dünya lideri,
> bir aslan. Erdoğan çıkacak bir kükreyecek ki, herkes duyacak bu kükremeyi.'
> Erdoğan konuştu, bırakın aslanı, kedi gibi bir miyavlama sesi geldi. Acı ama
> bir gerçek. Kendi ülkesinin çıkarlarını savunmaktan aciz olan bir kişiyle
> karşı karşıyayız. Acaba biraz sert konuşursam başıma bir şeyler gelir mi?
> Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Kendi ülkesinin çıkarlarını savunmaktan
> aciz bir yönetimle karşı karşıyayız. Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni
> yöneten bir kişi, kendi ülkesinin çıkarlarını kararlılıkla savunmadığı
> takdirde, o devlet yönetilmiyor demektir."
### 'Biden'a kızmanın bir alemi yok, o kendi iç politikasının gereğini
yapıyor'
Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye ve ABD arasında tarih boyunca inişli çıkışlı dış
politika yaşandığını belirterek, buna örnek olayları sıraladı.
Türkiye'de, ABD ile ilişkilerdeki bu sürece rağmen, geçmişte kararlı
yönetimler bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, " _Bütün olaylar olurken bile
hiçbir ABD Başkanı kalkıp 1915 olaylarını bir 'soykırım' olarak tanımlamadı.
Türkiye'nin kuruluşundan bu yana, 1915 olaylarını ABD'deki hiçbir başkan
'soykırım' olarak tanımlamazken, neden şimdi tanımladı? Bu soru önemli, asıl
sorulması gereken soru bu. Biden'a kızmanın bir alemi yok, o kendi iç
politikasının gereğini yapıyor_ " diye konuştu.
_"İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batıracaksın"_ atasözünü anımsatan
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kuruluşundan bu yana "Yurtta barış, dünyada barış"
ana ekseninde bir dış politika izlediğini anlattı.
Bu kapsamda, ülkelere eşitlik ilkesi çerçevesinde bakıldığını, karşılıklı hak
ve çıkarlara saygı duyulduğunu, uyuşmazlıklarda tehdit değil diyalog
yönteminin kullanıldığını, başka ülkelerin iç işlerine karışılmaması ilkesinin
geçerli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, _"Bu ilkelerin tümü terk edildi"_
dedi.
Kılıçdaroğlu, dış politikanın asla iç politika malzemesi yapılmaması
gerektiğine işaret ederek, _"Eğer dış politikayı iç politikanın malzemesi
haline getirirseniz, gelir böyle duvara çarparsınız ve sesiniz çıkmaz.
Aslanken kedi konumuna düşmüş, bütün dünyada rezil olmuş olursunuz"_
ifadelerini kullandı.
##### 'Arap dünyasının iç işlerine karışmayacaksınız'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, dış politikanın milli olması gerektiğini dile
getirerek, bu bağlamda önceki dönemlerde muhalefet partilerinin dış
politikadaki bütün gelişmeler konusunda belli aralıklarla bilgilendirilirken
AK Parti döneminde bunun terk edildiğini söyledi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün **_"Arap dünyasının iç işlerine
karışmayacaksınız"_** şeklinde vasiyette bulunduğunu aktaran Kılıçdaroğlu,
"Orta Doğu politikasında ülkelerin içişlerine karıştık, müdahale ettik.
Böylece Ortadoğu'da Arap dünyasındaki devletlerin iç işlerine karışmama
ilkesini terk ettik" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin, 8 yıl süren İran-Irak savaşında tarafsız kalmayı başardığını ve
savaşın bir an önce sona ermesi yönündeki temennisini ilettiğini anlatan
Kılıçdaroğlu, " _Ne Irak ne İran, Türkiye'yi rahatsız edecek hiçbir söylemde
bulunmadı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuranlar tarihi, neyin ne
olduğunu çok iyi biliyorlardı. Eğer siz kendi ülkenizin tarihi bilmezseniz,
günlük söylemler geliştirirseniz, 'Şu cümleyi kurarsam çok büyük oy alırım.'
kaygısıyla hareket ederseniz Türkiye'yi bu noktaya getirmiş olursunuz_ "
değerlendirmesinde bulundu.
Dış politikanın ayrı bir dili olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, bu konuda
konuşacak liderlerin boğazlarının dokuz boğum olması, ağızlarından çıkacak her
kelimeyi ölçmeleri ve tartmaları gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin, dış politikada bürokrasiyi tamamen devre dışı bıraktığını savunan
Kılıçdaroğlu, yapılan hataların toplumların belleğinde yerleştiğine dikkati
çekti. Bu bağlamda Türkiye'nin, BM'de, Cezayir'in bağımsızlığına "ret" oyu
verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, _"Aradan yıllar geçti, Cezayir
bağımsızlığını kazandı. Özal gittiğinde Cezayir halkından özür diledi. 'Dış
politika ulusların hafızasında kalıcı travmalar yaratsın.' diyorsanız böyle
politika yapacaksınız, 'Yaratmasın.' diyorsanız Mustafa Kemal ve
arkadaşlarının öngördüğü politikayı yapacaksınız. Bunlar dünyadan bir
haberler"_ ifadelerini kullandı.
### 'İhvan endeksli bir dış politikayı Türkiye'ye getirdi'
Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, devleti "Şahsım hükümeti, aile
şirketi" şeklinde yönettiğini öne sürerek, şöyle devam etti:
> "83 milyonu, kendi partisi de dahil olmak üzere partileri yok sayıyor.
> 'Şahsım hükümeti, şahsıma ait' diyor. Nereye taşıdı bu bizi? Bu, bizi
> 'Yurtta barış, dünyadan barış'tan çıkardı, İhvan endeksli bir dış politikayı
> Türkiye'ye getirdi. Orta Doğu'da var olan bir siyasal partinin ideolojisini
> 21. yüzyılın Türkiye'sinde dış politikanın ana unsuru haline getirdi.
> Mazlumlara örnek olan, İslam dünyasına örnek olan, bağımsızlık savaşı, Milli
> Kurtuluş Savaşı veren biziz, sen bütün bunları çöp sepetine atıyorsun,
> gidiyorsun İhvan'a 'Senin dış politikanı aynen destekliyorum, bizim dış
> politika da İhvan endeksli olacak.' diyorsun. Bu, Türkiye'nin itibar kaybı
> demektir."
İktidarın, Dışişleri Bakanlığının namuslu bürokratlarını "monşer" diye
aşağıladığını iddia eden Kılıçdaroğlu _, "Öyle ya, onların hiçbirisi sucuk
fabrikasında muhasebecilik yapmamıştı. Bu her şeyi biliyor, şahsı zaten.
Devlet de ona ait_ " sözlerini sarf etti.
Dışişleri Bakanlığının bürokrasisinin tamamen devre dışı bırakıldığını da
savunan Kılıçdaroğlu, _"Dış politikayla yakından uzaktan hiçbir ilgisi
olmayan, eski milletvekilleri, rüşvetçilerin tamamını getirdi, büyükelçi
yaptı. Akıl lazım biraz, akıl. Rüşvetçiden büyükelçi olur mu? Adam rüşvet
almış, belli, defalarca söyledim. Bu kişiyi başka bir ülkeye gönderiyorsunuz,
arabasında Türkiye Cumhuriyeti bayrağı var. Çifte vatandaşlığa sahip olanlar
bile büyükelçi atandı. Bir dönem Türkiye'nin çıkarlarını korumak için karı
kocayı bile aynı yere vermezlerdi Dışişleri Bakanlığında. Eski
milletvekilleri, tapon malların tamamını getirdiler büyükelçi yaptılar. Akıl
alacak şey değil_ " ifadelerini kullandı.