Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Huber Köşkü'nden canlı bağlantıyla
katıldığı Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreni'nde sözlerine, bugün vefatının 28.
yıldönümü olan 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ı yad ederek başladı.
Özal'ın ülkenin güçlenmesi ve kalkınması için gayret sarf etmiş, samimiyeti,
dürüstlüğü ve çalışkanlığıyla milletin gönlünde taht kurmuş büyük bir
siyasetçi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Merhum Özal gibi vatanperver devlet
adamlarından devraldığımız hizmet sancağını çok daha yukarılara taşımak için
var gücümüzle çalışıyoruz. İşte bugün ülkemizin medarı iftiharlarından olan
Ilısu projemizin etaplarından birini daha hayata geçirmenin bahtiyarlığını
yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.
Açılışı yapılan Hasankeyf-2 Köprüsü'nün ülkeye ve millete hayırlı olmasını
dileyen Erdoğan, Batman-Hasankeyf-Gercüs-Midyat yolu üzerinde inşa ettikleri
köprüyle bölgeye gurur verici bir yatırımı daha kazandırmış olduklarını
aktardı.
Erdoğan, Hasankeyf-2 Köprüsü'nün 1001 metrelik mesafesiyle ülkenin en uzun
köprüleri arasında yer aldığını, bölünmüş yol standardında inşa edilen köprüde
yayalar için de bir geçiş yolunun bulunduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplam yatırım tutarı 439 milyon lirayı bulan bu köprü
su altında kalan Batman-Midyat yolunun göl sahası dışında inşa edilen
Hasankeyf'in yeni merkeziyle olan irtibatını da sağlayacaktır. Açılışını
yaptığımız projeyle zamandan ve akaryakıttan önemli ölçüde tasarruf
edilecektir. Batman, Mardin ve Habur Sınır Kapısı arasındaki irtibatı da
sağlayacak bu köprünün bölgemiz ticaretine çarpan etkisi olacaktır." diye
konuştu.
## "Yolumuzda kararlılıkla yürüdük"
Dicle Nehri üzerinde yükselen dev eserin inşasında emeği geçenleri tebrik
ederek, ülkenin ve milletin hayallerini gerçeğe dönüştüren emek sahiplerinin
her birine teşekkür eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin ihtiyacı eser ve hizmet siyasetidir. Biz de bu anlayışla
ülkemizin dört bir yanına eserlerimizle, yatırımlarımızla, hizmetlerimizle
mührümüzü vuruyoruz. Ülkemizin batısında ne varsa doğusunda da o olsun diye
koşturuyoruz. Bu hizmetleri de çoğu zaman terör örgütlerine, destekçilerine ve
takoz muhalefetiyle önümüzü tıkamaya çalışan kifayetsizlere rağmen hayata
geçiriyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki projelerimizle zorlu arazi
şartları yanında bölücü terör örgütünün sabotajlarıyla da uğraşıyoruz. Son 19
yılda şehirlerimiz arasındaki gelişmişlik farklarını giderme yolunda attığımız
her adımda bölücü örgüt ve siyasi uzantılarını daima karşımızda bulduk.
İstismar araçlarını kaybetmemek uğruna her türlü alçaklığa imza attılar."
Terör örgütünün, Batmanlı, Mardinli, Hakkarili, Şırnaklı, Diyarbakırlı
vatandaşların hizmet almaması için her türlü iğrençliği sergilediğini dile
getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Mesela yol yaptık, rızkının peşindeki işçileri katlettiler. Baraj yaptık
müteahhitleri tehdit ettiler. Havalimanı yaptık akla, hayale gelmedik
iftiralar attılar. Okul yaptık, çiçeği burnunda, gencecik öğretmenlerimizi
şehit ettiler. Kütüphane, kurs, yurt, gençlik merkezi yaptık, ateşe verdiler,
yakıp, yıktılar. Bölgeye yatırım getiren iş adamlarını baskıyla yıldırmaya
çalıştılar. Milletimizin vergileriyle alınan belediye araçlarını, halka hizmet
vermek yerine sokaklara çukur, hendek açmak için kullandılar. Burada yaşayan
vatandaşlarımız özellikle Ilısu Barajımızın inşa sürecinde karşılaştığımız
sıkıntıları gayet iyi biliyor. İçeride bölücü örgütün güdümündeki yapıların,
dışarıda onların destekçilerinin barajla ilgili yürüttükleri kampanyaları dün
gibi hatırlıyoruz. Biz bunların hiçbirine prim vermedik. Mimar Sinan gibi,
yaptığın işi gönlünde hissedersen ırmaklar çağlar içinde diyerek, yolumuzda
kararlılıkla yürüdük. Bizi engellemek isteyenlere cevabımızı hep daha büyük
hizmetleri, eserleri ülkemize kazandırarak verdik."
Erdoğan, Ilısu barajını kötüleme yarışına girenlerin bu dev eser
tamamlandığında ihtişamı karşısında ezildiklerini kaydetti.
Erdoğan, yolları, hastaneleri ve havalimanlarını dillerine dolayanların bu
yatırımlar hizmete sokulduğunda kullanmak için sıraya girdiklerini dile
getirerek, "İnşallah bundan sonra da aynı sahnelere şahit olmayı
sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Ataların "Hizmet eden izzet bulur" sözünü anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz de milletimize hizmetkar olmaktan daima şeref duyduk, iftihar ettik.
Ülkemizin potansiyeline ve gücüne, milletimizin inancı ve azmiyle her şeyin
üstesinden gelebileceğine yürekten inandık. Böylece cumhuriyet tarihimizde
yapılan yatırımların katbekat fazlasını son 19 yıla sığdırmayı başardık.
Bilhassa ulaştırma alanında cumhuriyet tarihimizin rekorlarını kırdık.
İktidara geldiğimizde ülkemizde sadece 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol varken
biz bunu 28 bin 200 kilometreye çıkardık. Otoyol uzunluğumuzu 3 bin 523
kilometreye yükselterek iki katından fazla artırdık. 2002 yılında 83 adet
tünelimiz mevcutken bugün bu sayı 435'e yükseldi. Tünel uzunluğumuz 50
kilometreden 595 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden
701 kilometreye ulaştı."
Erdoğan, demiryollarında ülkeyi hızlı ve yüksek hızlı tren hatlarıyla
tanıştırdıklarını belirterek, bunun yanında mevcut demiryolu ağının tamamına
yakınını sıfırdan yapmışçasına yenilediklerini, modernize ettiklerini anlattı.
Şehirlerin önemli kısmına raylı sistem hatları, metrolar, tramvay hatları
kazandırdıklarını, havalimanı sayısını 30 ilaveye 56'ya çıkartarak havayolunu
halkın yolu haline getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ulaştırma yatırımları noktasında bugüne kadar 932 milyar lira kaynak
kullandık. Hatırlayın bir dönem bizim insanlarımız yurt dışındaki yollara,
otobanlara, köprülere hayranlıkla bakardı. Özellikle gurbetçilerimiz ülkemize
geldiklerinde Avrupa'daki imkanlardan övgüyle bahsederdi. İnsanlarımız çoğu
zaman tedavi için, üniversite eğitimi, iş, aş bulmak için Avrupa'ya Amerika'ya
gitmek zorunda kalırdı. Allah'a hamdolsun bugün bu tablo büyük oranda tersine
döndü. Artık yabancılar Türkiye'ye geldiklerinde bizim yollarımıza,
köprülerimize, tünellerimize, havalimanlarımıza gıptayla bakıyor. Sağlık
hizmeti için artık bizim vatandaşımız yurt dışına gitmiyor. Her yıl
yüzbinlerce yabancı, şifasını ülkemizdeki hastanelerde arıyor."
### "Koronavirüs salgınıyla mücadele örnek gösteriliyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin koronavirüs salgınıyla mücadelesinin hem
Dünya Sağlık Örgütü hem de Batılı basın yayın organları tarafından örnek
gösterildiğini belirterek, sadece son bir yılda toplam 16 bin 160 yataklı
sağlık tesisinin inşaatını tamamlayarak insanların istifadesine sunduklarını
kaydetti.
"Dünyada 100'a yakın ülkenin henüz ilk doz aşıya dahi ulaşamadığı bir
atmosferde biz 20 milyon doz aşıyı vatandaşlarımıza uyguladık." diyen Erdoğan,
2020'yi yüzde 1,8 gibi önemli bir büyüme oranıyla kapattıklarını vurguladı.
Erdoğan, Türk ekonomisine dair karamsar senaryolar çizen uluslararası
kuruluşların bu tablo karşısında rakamlarını düzeltmeye, güncellemeye
başladığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Aynı şekilde ihracatta, sanayi üretiminde her ay yeni rekorların haberlerini
alıyoruz. Mart ayında ihracatımız geçen yılın mart ayına göre yüzde 42,2
artışla tüm zamanların en yüksek aylık ihracatı olan 18,9 milyon dolara
ulaştı. Elbette sıkıntılarımız var ama aynı zamanda geleceğe ümitle bakmak
için pek çok sebebe de sahibiz. İnşallah 2021 senesini ülkemiz ve milletimiz
için bir şahlanış senesine dönüştüreceğiz. Bunu da hep olduğu gibi
kardeşlikle, dayanışmayla, birlik ve beraberlikle başaracağız. Tüm umutlarını
Türkiye'nin tökezlemesine, ülkemizin kaosa ve krize sürüklenmesine bağlayan
muhterislere fırsat vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."
Erdoğan, konuşmasının sonunda köprünün hayırlı olması temennisinde bulunarak,
emeği geçenleri tebrik etti.
#### "Yolun her iki tarafını yeşillendirelim"
Erdoğan konuşmasının ardından kurulan bağlantı ile Hasankeyf-2 Köprüsü açılış
törenine katılanları tek tek tanıttı. Açılışın ardından kurdele ve makasların
kendilerinde kalmalarını isteyen Erdoğan, köprünün tüm insanlığa hayırlı
olması dileğinde bulundu.
Erdoğan'ın "Ya Allah Bismillah" sözlerinin ardından tören alanındaki kurdele
katılımcılar tarafından kesildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolun her iki yanında ağaçlandırma ve çiçeklendirme
çalışmasının hızlandırılmasını isteyerek, "Biz kara toprak değil, oraya
gideceğiz ama istiyoruz ki buraları şöyle güzel çam fidanlarıyla
yeşillendirelim, buralardan arabalarıyla geçenler, yeşilliğin arasından
geçsinler. Allah'a emanet olun." ifadelerini kullandı.