[Eksen](/ceyda_karan_eksen/)
23:59 12.04.2021(Güncellendi 03:20 13.04.2021) URL'yi kısaltın
__1 __7
Musa Özuğurlu’ya göre, Türkiye ile Mısır arasında şartları koyan taraf Kahire.
Kahire'nin ciddi güvenlik sorunu gördüğü İhvan ve Libya'daki militanların
çekilmesi taleplerinden vazgeçmeyeceği görüşündeki Özuğurlu, Mısır'ın Suudiler
ve BAE ile hareket ettiğini belirtti. Özuğurlu, Arap dünyasıyla ilişki
tazelemeye çalışanın Ankara olduğunu anımsattı.
Mısır-Türkiye ilişkilerini rayına oturtmak açısından dikkat çekici gelişmeler
yaşanıyor. Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Teşkilatı toplantısında Mısır
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'yi temsilen bir konuşma yapan Mısır Başbakan
Medbuli'nin “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ülkesinin D-8 Dönem
Başkanlığında ortaya koyduğu çabalardan ötürü teşekkür ederim" ifadelerini
kullanması dikkat çekti. Ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile
Mısırlı mevkidaşı Samih Şükri arasında haftasonunda 'Ramazan tebriği' temalı
telefon görüşmesi gerçekleşti.
Şükri, görüşmeyle ilgili Mısır medyasına 'Türkiye'nin son dönemdeki
açıklamaları ve jestlerinin takdir edildiğini' belirtirken, gerekli zemin
oluştuğunda siyasi görüşmeler şeklinde temasların yapılmasına önem
atfettiklerini söyledi. Şükri'nin Mısır'ın 'iki tarafın da faydasına olacak
bir diyalog ve çıkarlara zarar verilmeden uluslararası hukuk kurallarına uygun
ilişkiler kurulmasında istekli olduğunu' vurgulaması dikkat çekti. Arap
medyasında Kahire'nin Türkiye'deki Müslüman Kardeşler (İhvan) diasporası ve
Libya'dan asker çekilmesi konusunda ısrarcı olduğu yolunda haberler yer
alıyor.
Mısır-Türkiye diyaloğu, Çavuşoğlu-Şükri görüşmesi, İhvan ve Libya
sıkıntılarını Gazete Duvar yazarı ve Artı TV yorumcusu Musa Özuğurlu ile
konuştuk.
## 'Mısır'ın İhvan'la ilgili kırmızı çizgisinin devam ettiğini, belki ondan
fazlasını görüyoruz'
Musa Özuğurlu’ya göre, Türkiye ile Mısır arasında temel sorunlar, Libya ve
Türkiye’nin İhvan'la ilişkisi ve bu sorunların çözümlenememesi halinde
ilişkilerin düzelmesi zor. Kahire'nin özellikle Türkiye'deki İhvancılar ve El
Sisi yönetimi aleyhine faaliyet gösteren İhvan medyasıyla ilgili taleplerine
dikkat çeken Özuğurlu, Arap medyasında bunlara kimi İhvan üyelerinin iadesi
taleplerinin eklendiğinin yansıdığını aktardı. Bu haberlerden Mısır'ın
hassasiyetlerinin devam ettiğinin anlaşıldığını belirten Özuğurlu, bu yönde
adımlar atması halinde Ankara'nın zor duruma düşeceği değerlendirmesini yaptı:
“Türkiye ile Mısır arasında iki ana başlık, iki ana problem var. Birincisi
Doğu Akdeniz’le bağlantılı olarak Libya, ikincisi de onun öncesinde başlayan
ve Mursi iktidarına kadar götürebileceğimiz Müslüman Kardeşler'in Türkiye ile
ilişkisi. Bu ikisi Mısır açısından büyük problem oluşturuyordu. Dolayısıyla
Mısır bunu doğrudan telaffuz etmemiş olsa bile Türk tarafına istek olarak
ilettikleri anlaşılıyor. Bir ön şart masaya sürmüş durumda. Bunların herhangi
bir şekilde halledilememesi durumunda Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerin
düzelebileceğine ihtimal verilmiyor. Mısır basınına ya da genel itibariyle
Arap basınına baktığımız zaman bunların yorumlarda vurgulandığını görüyoruz.
Bu son süreçle ilgili 19 Mart tarihli Şark gazetesinde bir haber var.
Türkiye’nin bir şekilde Mısır’ın hassasiyetine cevap vermeye çalıştığı ve
İhvan'a yakın bir takım televizyon kanallarının en azından yayınlarının
düzenlenmesi yolunda adımlar atıldığı belirtiliyor. Bu kanalların siyaset
yapmalarının istenmediği, Türkiye tarafından bu kanalların yöneticilerine
bunun iletildiği ifade ediliyor. Türkiye'nin İhvan liderlerinin siyasi beyanat
vermemesi yolunda istekte bulunduğu ifade ediliyor. İktidara yakın bazı
isimlerin örneğin, Yasin Aktay'ın bu konuyla ilgili doğrulamaları var.
'Mısırlılar içerik politikasının gözden geçirilmesini istedi' diyor. Bu şu
anlama geliyor. Mısır, belki bütün İhvan liderlerine sınır dışı talep etmemiş
olabilir ama bir şekilde Mısır'a yönelik üsluplarına dikkat etmeleri isteğinde
bulunmuş. Aktay, Türkiye'nin bu yönden bir düzenlenme içinde olduğunu ima
etmiş oluyor. Son aşamada Mısır'ın kırmızı çizgisinin devam ettiğini, belki
ondan fazlasını görüyoruz. El Arabiya'da yer alan analizde, Mısır'ın bazı
İhvan liderlerinin teslim edilmesini istediği haberi var ki bu eğer doğruysa,
Türkiye’yi zor duruma sokabilecek bir istek. Daha önce böyle bir istediğin
olmadığı söyleniyordu. Bir Mısırlı genç, bir seneden fazla oldu, Türkiye’deki
ifadelere göre yanlışlıkla ifade edilmişti. Bu hem Müslüman Kardeşler hem de
Türkiye'de çok büyük infial uyandırmıştı. Şu da var, Türkiye’dki İhvan’ın bazı
kolları arasında birtakım çekişmeler olduğu ve bazılarının bir takım isimlerin
Mısır'a iadesi yolunda çaba harcadığı da biliniyor. Böyle bir durumda Türkiye
nasıl tavır takınacak? İhvan'ın bu kollarına karşılık, üst düzey yöneticilere
karşı nasıl bir tavır takınacak? Mesela Batı'nın bütün baskılarına rağmen
HAmas dahil bazı isimlerle ilgili Türkiye geri adım atmama görüntüsü
sergiliyordu. Bir takım isimler Türkiye’yi ziyaret etmeye devam ediyordu.
Burada işte Türkiye açısından gerçekten zor bir döneme girildiğini görüyoruz.
Mısır’ın birtakım konularda ısrarcı olduğunu gösteriyor.”
### ‘Bu tek başına Mısır'ın yönettiği bir süreç mi? Suudiler ve BAE dahil üçlü
koalisyondan bahsedebiliriz'
Diğer yandan Özuğurlu, Mısır'ın Türkiye ile diyalog meselesinde 'tek başına'
görünmediği görüşünde. Özuğurlu, Mısır'ın Suudi Arabistan ve Birleşik Arap
Emirlikleri'yle (BAE) birlikte hareket ettiğine dikkat çekti. Kahire'nin
Erdoğan yönetiminin Avrupa ve Arap dünyası nezdinde elinin çok da güçlü
olmadığı analizi yapıyor olma ihtimaline atıfta bulunan Özuğurlu, bu durumda
Ankara'ya karşı şart öne süren taraf konumundan kolay vazgeçmeyeceğinin altını
çizdi:
“Acaba bu sadece Mısır’ın yönettiği bir süreç mi? Daha önce de vurguluyorduk.
Aslında Mısır, Suudi Arabistan ve BAE'nin üçlü koalisyondan bahsedebiliriz.
Mısır bunların 'koçbaşı' olarak şu anda hareket ediyor. Dolayısıyla diyaloğun
çerçevesini belirleyecek olan sadece Mısır mı? Bu sorunun cevabını şu anda
bilmiyoruz ama öyle olduğunu varsayabiliriz. Mısır, birtakım konularda şu anda
eli daha güçlüymüş gibi davranıyor. Arap basınına baktığımızda Al Arabiya’da
yer alan bir analiz vardı. Ekonomik açıdan, Kanal İstanbul-Montrö ile ilgili
Türkiye’de yaşanan tartışmalardan yola çıkarak, Erdoğan'ın zor durumda olduğu
yönünde... Muhtemelen Mısır, Erdoğan’ın şu anda Avrupa ve Arap dünyası
nezdinde elinin çok güçlü olmadığı analizini yapıyor. Mısır sebepleri ne
olursa olsun yaşanan gerginlikte geriye dönüş sağlanabilmesi için şartları öne
süren taraf gibi duruyor. Böyle bir özgüven içerisinde. Çünkü Libya’da da
Türkiye’nin çabalarına rağmen pozisyonunu kaybetmiş değil. Arap dünyasının o
güçlü ülkelerinin bir partneri olarak böyle bir politika yürütüyor. Bu nedenle
sanki daha güçlü gibi. Mısır’ın Müslüman Kardeşler isteğinden vazgeçeceğini
düşünmüyorum. Ama 1920’lerden bu yana bir Müslüman Kardeşler örgütünden
bahsediyoruz. Son dönemde kendisine karşı darbe yapılan bir örgütten
bahsediyoruz. Türkiye için nasıl birtakım örgüt tanımlamaları varsa, Mısır
açısından da gerçekten çok ciddi bir güvenlik sorunu Müslüman Kardeşler.
Mısır’ın Müslüman Kardeşler şartından vazgeçeceğini zannetmiyorum. Genel başka
konularda yumuşama sağlanırsa belki bir süreliğine göz yumulabilir. Ama bu
konuda sıkı davranması istenebilir. O zaman Müslüman Kardeşler’in buradaki
yöneticileriyle ilgili isim isim, haberleri yeniden okumaya başlayabiliriz.”
#### ‘Libya'da Türkiye'nin ekonomik ilişkileri değil askeri varlığı Mısır için
sorun'
Özuğurlu, Mısır’ın Libya’da da ağırlığını koyduğu görüşünde. Mısır'ı
Türkiye’nin Libya ile öteden beri var olan ekonomik ilişkilerinin rahatsız
etmediğini söyleyen Özuğurlu, asıl meselenin Türkiye'nin askeri varlığı ve
özellikle de Suriye'den taşındığı belirtilen militanlar olduğu
değerlendirmesini yaptı:
“Libya bence çok önemli. İki başlıkta görebiliriz. Bir, Türkiye'nin Arap
dünyasına girmesi. Mısır’ın Suudi Arabistan, BAE ve diğer ülkelerle beraber
yürüttüğü politika ve Türkiye’nin Libya’da bu açıdan bu ülkeleri rahatsız eden
adımlar atması var. İkincisi Mısır'ın bir komşu olarak ikili ilişkilerde
Libya’da çok önemli bir etkinliği var. Çünkü Arap dünyasının en büyük
ülkelerinden birisi ve yanı başında bir kaosun olduğu ülke söz konusu. Mısır
burada söz sahibi olmak istiyor doğal olarak. Bu konuda bir ilerleme de
kaydetmiş durumda. Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe’nin ilk
olarak Kahire’yi ziyaret ettiği hesaba katılmalı. Daha önceki devlet başkanı,
dışişleri bakanıyla da Sisi’nin görüşmeleri var. Dolayısıyla Mısır ağırlığını
koymuş durumda. Ama Mısır’ı rahatsız eden nedir diye baktığımızda, bugün yine
el-Ganimi imzasıyla Al Arabiya’da yer alan Dibeybe'nin Türkiye ziyaretiyle
ilgili haber var. Mısır'ın en büyük gazetelerinden birisi olan El Ahram'da da
var. Orada şu belirtiliyor. Dibeybe, 14 bakan, 5 başbakan yardımcısı gibi
geniş bir heyetle Türkiye’de. Ekonomik açıdan, diğer açılardan işbirliğini
devam ettireceklerini ifade ediyor. Ancak askeri alana yer verilmemiş. Mısır’ı
aslında rahatsız eden Türkiye ile ekonomik ilişkileri değil. Zaten öteden beri
Libya'nın Türkiye ile ilişkileri var, Türk müteahhitleri çalışıyorlar. Mısır’ı
rahatsız eden Türkiye’nin orada bulundurduğu iddia edilen militanlar. Aynı
haberde Türkiye'den askeri danışmanlar, eğitmenler bulundurması yer alıyor.
Bir başka ayrıntı daha var. Libya'daki mutabakattan sonra uluslararası planda
müdahil olan devletlerin militanların çıkarılmasını istemesi var. Türkiye bir
kısmını çıkarttı ama hala 6 bin üzerinde militanın bulunduğuna da haberde
vurgu yapılıyor. Demek ki Mısır'ın hassasiyeti devam ediyor. Mısır ekonomik
açıdan elbette Türkiye’nin Libya faaliyetlerini kabul ediyor ama askeri olarak
bulunmasından rahatsız. Dolayısıyla zannediyorum Mısır, özellikle bu ayak
üzerinden Türkiye’ye baskıyı sürdürecek. Libya’da Türkiye’nin askeri varlığı
ve İhvan politikaları galiba Türkiye ile Mısır ilişkilerinin seyrini de
belirleyecek."
##### 'Arap dünyasına yeniden girmek isteyen ülke Türkiye'
Özuğurlu, Mısır'la diyaloğun başlangıcında Erdoğan ve Çavuşoğlu'nun
açıklamalarının önemine dikkat çekerken, Kahire'nin görüşmenin ana konularında
daha rahat pozisyonda olduğunu söylemenin mümkün olduğunu belirtti. Özuğurlu,
Ara dünyasıyle sorunları çözmeye çalışan ülkenin Türkiye olduğunu anımsattı:
"Mısır ile görüşmelerin tekrar başlayacağı yönünde ilk açıklamalar Türkiye’den
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ın
yanı sıra bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi. Mısır’ın o zaman İhvan ve
Libya ile ilgili itirazları öne çıkmıştı. Aynı ısrarın devam ettiğini
görüyoruz. Belki de adımlara yönelik çıkan bütün haberlere rağmen Mısır,
Türkiye’nin yeterli adımları atmadığını söylüyor. Mısır görüşmeleri
sürüncemeye tekrar almış olabilir. Mısır’ın şu anda daha rahat bir pozisyonda
olduğunu söylemek mümkün. Çünkü şu anda Arap dünyasına girmeye çalışan ülke
Türkiye. Arap dünyasına giriş kapılarından birisi de Mısır. Dolayısıyla bu
isteğin daha çok Türkiye tarafından dillendirildiğini, Türkiye’nin
girişimlerde daha çok bulunduğunu düşünecek olursak, zannediyorum Mısır'ın eli
biraz daha güçlü gibi. Bu konularda ısrarcı olacak gibi görünüyor. Hem İhvan
hem Libya’da Türkiye’nin bulundurduğu iddia edilen militanlarla ilgili
olarak.”