[Türkiye](/turkiye/)
17:37 10.04.2021URL'yi kısaltın
__8 __10
Muğla'da eski erkek arkadaşı Cemal Metin Avcı tarafından öldürülen Pınar
Gültekin'in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, Avcı'nın soruşturmanın başından
bugüne, 'haksız tahrik' indirimi alabilmek için iddialarda bulunduğunu
belirterek, tamamının gerçek dışı çıktığını ifade etti.
**Pınar Gültekin** 'in ailesinin avukatı **Rezan Epözdemir** , dava
dosyasındaki adli tıp raporuna göre, Pınar Gültekin'in 16 Temmuz 2020
tarihinde katil zanlısı **Cemal Metin Avcı** tarafından, bir varilin
içerisinde yakıldığını, üzerine beton dökülerek katledildiğini belirtti.
Soruşturmanın başından itibaren, mağdur aile vekili olarak bu cinayetin tek
başına işlenemeyeceğini ifade ettiklerini söyleyerek _"[Cinayetin
işlenmesine](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104101044239012-pinar-
gultekin-cinayeti-davasinda-yeni-detay-cemal-metin-avcinin-ifadelerinde-adi-
gecen-savci/) ve suç delillerinin gizlenip yok edilmesine yardım eden başkaca
faillerin olduğunu iddia etmekteyiz. Yargılama dosyasına sunduğumuz iddia ve
delillerimiz uyarınca, bu cinayetin tek başına işlenmesi hayatın olağan akışı,
mantık ve fizik kurallarına aykırıdır"_ dedi.
## 'Katil zanlısı Avcı'nın tüm iddiaları gerçek dışı çıktı'
Avukat Rezan Epözdemir, katil zanlısı Cemal Metin Avcı'nın, soruşturmanın
başından itibaren haksız tahrik indiriminden faydalanmak için gerçek dışı
beyanlarda bulunduğunu belirterek, üç haksız tahrik savunmasının da gerçek
dışı olduğunun net bir şekilde ortaya çıktığını söyledi. Katil zanlısı
Avcı'nın gerçek dışı iddialarla cinayeti meşrulaştırmaya ve haksız tahrik
indirimi ile alacağı cezayı indirmeye çalıştığını belirten Avukat Epözdemir,
şu ifadeleri kullandı:
_"Bu kapsamda soruşturma aşamasında 'Bana şantaj yaptı, menfaat talep etti,
aileme söylemekle tehdit etti' şeklinde beyanlarda bulundu. Ortada ne bir
mesaj, ne tehdit ne şantaj beyanı bulunamadı. Bu tutmayınca mahkeme
aşamasında, kurgu haksız tahrik savunmasını değiştirerek bu sefer cezaevinden
mahkemeye gönderdiği mektupta 'Benim hemcinslerimle videomu çekti, menfaat
talep etti, bir savcı ile de ilişkisi vardı, beni tehdit etti' şeklinde akıl
tutulması mahiyetinde bir beyanda bulundu. Dosyada, telefonlarda, maillerde
herhangi bir video yok, ilişki yok. Disiplin soruşturmasında üniversite
hocaları dahil bütün herkes dinlendi ve bu iddianın gerçek dışı olduğu ortaya
çıktı. Bu yol da tutmayınca duruşmada 3'ncü kez 'haksız tahrik' savunması
değiştirildi. Ceza Muhakemeleri Kanunu 201. maddesine göre çapraz sorgu
yapılırken kendisine sorduğumuz sorulara cevaben; 'Çantasından bıçak çıkardı
ve beni bıçakladı, bu durumun üzerine kendimi kaybederek hiddetlendim ve
öldürdüm' şeklinde kurgu haksız tahrik savunması yaptı ama nafile. Bu değişen
üçüncü haksız tahrik savunması da tutmadı. Çünkü ortada bıçak yok, adli tıp
raporuna göre bıçak kesisi yok, adli tıp raporunu tanzim eden doktorun
duruşmadaki beyanlarına göre koldaki yaralanma 'sıyrık' şeklinde ve bıçak
kesisi ile oluşturulmasına imkan yok."_
### 'Bütüncül mücadeleyi vermesi gerektiği açık'
Bugünkü haberlerde bahsi geçen cezaevinden gönderilen mektuptaki iddiaların
tamamının gerçek dışı olduğunu savunan Epözdemir, _"Türkiye'nin en temel
kanayan yarası olan 'kadın cinayetleri'ne karşı; yargı, siyaset, sivil toplum
örgütleri, yazılı ve görsel basının birlikte, bütüncül, yeknesak bir mücadele
vermesi gerektiği açıktır. Burada en önemli görev, yazılı ve görsel basın ile
kitle iletişim araçlarına düşmektedir. Kadın cinayetlerini meşrulaştıran,
normalleştiren ve özendiren bir dilin kullanılmaması ve bu konuda özen ve
hassasiyet gösterilmesi gerekir. Bir kadını, önce varile koyup sonra diri diri
yakıp, üzerine beton dökülerek gerçekleştirilen bu vahşeti, hiç bir şey
meşrulaştıramaz"_ diye konuştu.