[Türkiye](/turkiye/)
16:27 09.04.2021(Güncellendi 16:59 09.04.2021) URL'yi kısaltın
__13 __78
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatay mimarinin önemine dikkat çekerek
"Yatay mimariyi yaygınlaştırmak suretiyle Türkiye'nin çehresini orta ve uzun
vadede tamamen değiştireceğimize inanıyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı **Recep Tayyip Erdoğan** , **Beykoz Cam ve Billur Müzesi** 'nin
açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanlığı olarak bu müzeyi Türkiye'ye
kazandırmış olmaktan dolayı gurur duyduklarını belirten Erdoğan, _"Ülkemizde
bir dönem ecdat mirasına çok hoyrat davranılmış, nice eser yerle yeksan
edilmiştir. Dolmabahçe'deki harap binaları restore ederek şimdi kullanıyoruz.
Beylerbeyi Sarayı takibimizle restore edildi"_ dedi.
_"Aynı şekilde büyük bir vefasızlıkla harabeye dönen Yıldız Sarayı Mabeyn
Köşkü'nü restore ederek ülkemizin sembol yapılarından biri haline getirdik.
Huber Köşkü ile adeta tamamen yıkılmış olan Vahdettin Köşkü'nü de yeniden
ayağa kaldırdık"_ ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Amacımız tüm bu mekanların en sağlıklı ve hızlı şekilde restore edilmeleri ve
korunabilmelerini sağlamaktır. **Cumhurbaşkanlığı Külliyesi** başta olmak
üzere yeni yapılan kamu binalarının da Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin de
bugüne miras olarak kalması sebebiyle o izleri yarınlara taşımaktır. Modern
mimari yorumlarla da inşasını temin etmektir. Böylece ülkemize uzunca bir
süredir hakim olan çirkin, ruhsuz ve kimliksiz yapı inşası dönemini sona
erdirerek gelenek ve geleceği harmanlayan [yeni bir devri başlatmayı
hedefliyoruz](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20210409/1044235335.html).
## 'Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişimiz var'
Yatay mimariyi yaygınlaştırmak suretiyle Türkiye'nin çehresini orta ve uzun
vadede tamamen değiştireceğimize inanıyorum. Her fırsatta altını çizerek
tekrar ettiğimiz bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Yaşadığımız coğrafyada
200 yıllık Selçuklu, 600 yıllık Osmanlı ve bir asra yaklaşan cumhuriyet
tecrübeleriyle yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişimiz var. Bugün de Orta Asya'dan
Avrupa'nın içlerine kadar her yerde ecdadımızın bıraktığı kültür izlerine
rastlıyoruz.
## 'Kökü mazide olan ati anlayışıyla hareket ediyoruz'
Sahip olduğumuz bu büyük tarih, kültür ve medeniyet mirasına hakkıyla sahip
çıkamadığımız ise acı bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Sorumluluk
üstlendiğimiz her yerde ve her alanda kökü mazide olan ati anlayışıyla hareket
ediyoruz. Kültür, sanat, ilim gibi hususlar bir anda üretilemediği gibi bir
anda da ortadan kaybolmuyor. Kültür ve sanat eserlerinin her biri diğerini de
ayakta tutan unsurlar olduğu için gerileme başlayınca hiçbir alan bunun
dışında kalamıyor. Sağlam siyasi, ekonomik, askeri güce sahip olamayanlar
[kültür ve sanatı da yaşatmakta zorluk
çekiyor.](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20210125/1043653675.html)
## 'Son yıllarda gayet güzel, önemli, takdire şayan kültür sanat ürünleri
ortaya kondu'
Son asırlarda arka arkaya maruz kaldığımız çöküntüler, bizi beka mücadelesine
öylesine yoğunlaştırdı ki diğer konulara yeteri kadar vakit ve enerji
ayıramadık. Günümüz dünyasında toplumlar ve kültürler arasında etkileşim
kaçınılmaz bir gerçektir, ancak biz kültür sanatta da sadece kopya çeken,
taklit eden konumunda kalarak özgünlüğümüzden uzaklaştık. Bilhassa tek parti
döneminde kültürel alanda tamamen taklitçi, tamamen baskıcı, ülkenin ve
milletin değerleriyle kavgalı bir zihniyetin esiri olduk. Hiç şüphesiz son
yıllarda gayet güzel, önemli, takdire şayan kültür sanat ürünleri ortaya
konmuş, ilmi faaliyetler
[gerçekleştirilmiştir](https://tr.sputniknews.com/turkiye/20190723/1039737052.html)."