[Türkiye](/turkiye/)
10:35 07.04.2021(Güncellendi 10:37 07.04.2021) URL'yi kısaltın
__1 __0
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Cinel, yoğun bakım ünitelerindeki
yoğunluğun hızla arttığını söyledi ve "10 gün sonra yoğun bakımda yer bulmak
imkansız hale gelecek" dedi.
Türkiye'de son verilere göre günlük vaka sayısı **50 bine** yaklaştı. Gazete
Duvar'dan [Müzeyyen Yüce'nin haberine
göre,](https://www.gazeteduvar.com.tr/turk-yogun-bakim-dernegi-10-gun-icinde-
yogun-bakimlarda-yer-kalmayacak-haber-1518482) Sağlık Bakanlığı’nın
koronavirüs tablosuna göre **yoğun bakım servisleri** yüzde 66.5 doluluk
oranına ulaşmış durumda.
Uzmanlar[ salgınla
mücadelenin](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104061044208713-turkiyede-
son-24-saatte-koronavirusten-211-kisi-hayatini-kaybetti-49-bin-584-kisinin-
testi-pozitif/) önemine işaret ederek, sağlık sisteminin artan vaka sayıları
karşısında yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor.
## 'Yoğun bakımda 5 yataktan 3 veya 4'ü koronavirüs için ayrılıyor'
Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı Prof. Dr. **İsmail Cinel,** önümüzdeki
10 günün yoğun bakım kapasiteleri açısından belirleyici olacağına vurgu
yaparak, Türkiye genelinde yoğun bakım ihtiyacının **çok hızlı bir şekilde**
arttığını söyledi.
Cinel, ana merkezdeki yoğun bakım doluluk oranlarının yüzde 85-90’ları
gördüğünü ifade ederek, “ _Özellikle **İstanbul, Samsun, Yalova** çok ciddi
doluluk oranları içeriyor. Bunları göz önünde bulundurmak gerekiyor. Son 6
haftadır **yoğun bakımlarda** hasta sayısı her geçen gün artıyor. Bizim
Kovid-19 olmayan hastalarımızın da yoğun bakım ihtiyacı var. Önceleri elimizde
beş yoğun bakım varsa bunların bir tanesini Kovid-19’lu hastalara ayırırken,
şimdi beş üniteden üçünü, dördünü Kovid-19’a ayırıyoruz. Özellikle İstanbul’da
hastaneler, aralıksız bir şekilde servislerini Kovid-19 servislerine
çeviriyorlar. Yeni yoğun bakım servisleri açıyoruz_” bilgisini verdi.
### ‘Ölüm oranları yoğun bakım servisleri doldukça artıyor'
Vaka sayının bu hızla artması durumunda yoğun bakımlarda [yer bulmanın
imkansız](https://tr.sputniknews.com/koronavirus-
salgini/202104071044210373-kovid-19-gorulen-her-3-kisiden-biri-psikolojik-ya-
da-norolojik-rahatsizlik-yasiyor/) hale geleceği uyarısında bulunan Cinel
gözlemlerini şöyle paylaştı:
> “Mutant virüslerin varlığıyla virüs çok hızlı yayılıyor. Aşılama 65 yaş ve
> üzeri kişilerle başladığı için yoğun bakımdaki yaş ortalaması da düştü. Yaş
> ortalamamız 77-78’den 57-58’lere indi. Daha genç insanlar hasta oluyor ve
> daha ağır şekilde yoğun bakıma düşüyorlar. Yoğun bakıma aldığımız hastaların
> akciğerleri daha fazla tahrip olmuş. Biz hastaları yoğun bakıma organ
> disfonksiyonuyla alıyoruz ve bununla mücadele etmek hiç kolay değil. Şu anda
> Kovid-19’un attığı yumruk neticesinde harap olmuş organlar ve bağışıklık
> sistemi nedeniyle Kovid-19 sonucu gelişen enfeksiyonlarla yüz yüzeyiz. Onlar
> da septik şok ile daha çok ölümcül oluyorlar. ‘Kontrollü normalleşme’ adı
> altında yaşadığımız şu süreçte kontrolsüz hareketlerimizi önümüzdeki 10 gün
> asla yapmayalım. Kalabalıktan uzak duralım. Sağlık sistemimizin bu artış
> trendini karşılaması çok zor.”
## 'Temaslı sağlık çalışanına 'aşılısınız çalışın' diyorlar'
Ankara Tabip Odası Başkanı **Ali Karakoç’a** göre [yoğun bakımlardaki doluluk
oranı](https://tr.sputniknews.com/turkiye/202104071044210048-turkiyede-
koronavirus-vakalarindaki-artis-rus-turistleri-durdurmuyor/) yüzde 80’in
üzerinde. Vaka sayılarının artığı önceki dalgalanmalara göre yoğun bakımda
yatan **hasta yaş ortalamasının** düştüğünü belirten Karakoç, artık hastaların
daha kısa sürede yoğun bakım ihtiyacı duyduğunu söyledi.
Gelinen noktada filyasyon hizmetinin durma noktasına geldiğine dikkat çekerek,
' _Temaslı takibi yapılmıyor_ ' diyen Karakoç şöyle devam etti:
> “Temaslı hastalar eğer sağlık çalışanıysa ‘siz aşılısınız, gidin çalışın’
> diyorlar. Biz aşılı olsak bile enfekte olduğumuz takdirde bulaş kaynağı
> oluruz. Dolayısıyla temaslıların mutlaka karantinaya alınması gerekiyor.
> Çalışma alanlarında da temaslı taraması neredeyse yapılmıyor. Üstelik
> polikliniklere Covid-19 şüphesiyle başvuran hastaların yüzde 80’i çalışma
> alanlarından gelirken. Filyasyonda çalışan sağlık çalışanlarından, yataklı
> tedavi kurumlarından aldığımız verilere göre Sağlık Bakanlığı, mücadeleyi
> bırakmış. Salgın ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde karşılanıyor.
> Artık sürü bağışıklığına ön mü açmaya başladılar diye düşünmeye başladık.”
## Ali Karakoç: Salgın yönetimi tamamen bırakılmış
Ankara Tabip Odası Başkanı Karakoç, **Sağlık Bakanlığı’nın** bütün sorumluluğu
bireyin üzerine, yükü de sağlık emekçilerine yüklediğine dikkat çekerek, şu
noktalara dikkat çekti:
> “Salgın yönetimi tamamen bırakılmış, süreç toplum üzerinden yürütülüyor. Öte
> yandan Bakanlık, son dönemde artan vakaların ev içi bulaş olduğunu söylüyor.
> Ev içi bulaşın kaynağı akraba ziyaretleri ya da misafirler değildir; ev içi
> bulaşın temel kaynağı çalışmak zorunda olan kesimdir. Enfeksiyonu dışardan
> alıp eve getiriyorlar. Bu yüzden bu alandaki çalışanlara yönelik vardiya
> süreleri kısaltılmalı, çalışma saatleri düzenlenmeli, toplu taşıma sayısı
> artırılmalı, sosyal ve ekonomik hak kayıplarına neden olunmamalı. Eğer
> önlenebilir ölümleri durdurmak için harekete geçilmiyorsa bunun adı
> toplumsal cinayettir: Sorumluluğu da Sağlık Bakanlığı ve iktidarın
> üzerindedir. Salgın, birinci basamak sağlık hizmetlerinde karşılanmalı.”
## 'İnsanların kitlesel olarak bir araya geldikleri yerler kapatılmalı'
Kovid-19 salgınının ‘ _tam kapanma_ ’ şeklinde değil de **epidemiyolojik**
çerçevede yönetilmesinin aciliyetine vurgu yapan Karakoç şunları ifade etti:
> “Ankara Tabip Odası olarak, sorumluluğu bireye yükleyen sistemde ‘tam
> kapanma’ fikrine karşıyız. 28 günlük tam kapanma kısa süreliğine bizi
> rahatlatsa da bu salgın yönetimi sürdüğü müddetçe olumlu sonuç elde
> edemeyiz. Tam kapanmaya yönelik farklı ülkelerde yapılan bilimsel çalışmalar
> gösteriyor ki toplumun ayrıcalıklı kısmı olan varlıklılar bu salgından daha
> az etkilenmiş, yoksullar ise salgının tüm yükünü çekmişler. Dolayısıyla
> alışveriş merkezleri başta olmak üzere insanların kitlesel olarak bir araya
> geldikleri yerler acil olarak kapatılmalı. Burada öncelik küçük esnaf değil
> (kafeler, restoranlar) büyük kompleksler olmalı” çağrısında bulundu.