[Türkiye](/turkiye/)
20:36 05.04.2021(Güncellendi 22:40 05.04.2021) URL'yi kısaltın
__12 __75
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, emekli amirallerin bildirisine ilişkin "Emekli
olmuş kişilerin TSK adına konuşmaya hakkı yoktur. Türk Silahlı Kuvvetleri
adına Milli Savunma Bakanlığı ve komuta kademesi konuşur" açıklamasını yaptı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde, Cumhurbaşkanı ve AK
Parti Genel Başkanı **Recep Tayyip Erdoğan** başkanlığında Merkez Yürütme
Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi.
Ömer Çelik, bazı emekli amirallerin açıklamasına ilişkin, _"Bütün bu emekli
askerlerin, amirallerin yayımladığı bildiri ile ilgili bütün tartışmaları
yakın bir şekilde izliyoruz. MYK'miz, partimizin yönetim organı olarak
kayıtsız ve şartsız bir şekilde bu teşebbüse, bu bildiriye karşıdır. Bu,
geçmişte örneklerini gördüğümüz gibi, siyasi tarihimizde son derece net bir
şekilde gördüğünüz gibi siyasete müdahale teşebbüsüdür"_ diye konuştu.
Çelik, Türk siyasi hayatının, bu tip teşebbüsleri çok yaşadığına, bu tip
bildirilerin Türk siyasi hayatında demokrasiyi sakatlamaya, sivil siyaseti
bozmaya ve zehirlemeye dönük büyük sonuçlar doğurduğuna dikkati çekti.
Ömer Çelik, _"Yakın tarihimiz, hatta bütün demokrasi tarihimiz bunun
örnekleriyle doludur. Bunun hiçbir şekilde hafifletilecek, küçük görülecek ya
da masum sayılacak herhangi bir tarafı yoktur. 104 civarında emekli amiral,
Cumhurbaşkanımızın Ankara dışında olduğu bir zamanda, gece yarısı, geçmişteki
muhtıra teşebbüslerini hatırlatır şekilde, aynı üslupla, aynı yöntemle
çıkıyorlar, böylesine bir şey yayımlıyorlar. Bunun hiçbir tarafında bir
masumiyet, bir vatanseverlik söz konusu olamaz"_ değerlendirmesinde bulundu.
Olayın olduğu andan itibaren yurt dışından ve Avrupa'dan tanıdığı pek çok
siyasetçinin kendisini telefonla aradığını vurgulayan Çelik, " _Hepsi
arıyorlar, 'Türkiye'de ne oluyor?', Türkiye'ye bunları yaşatmaya, 24 saat
boyunca Türkiye'nin huzurunu bozmaya hiç kimsenin hakkı yok. Böyle bir şey
hukuk dışı, siyaset dışı ve kesinlikle hiçbir açıdan meşru kabul edilemeyecek
gayrimeşru bir teşebbüs."_ görüşünü paylaştı.
## 'Siyasi ve hukuki olarak en güçlü mücadeleyi vermeye devam edeceğiz'
_"Böylesi bir bildiri karşısında, 'Buna bu kadar tepki vermeye ne gerek var,
bu kadar normal' diyerek konuşanlar esasında geçmişteki geleneği sürdürerek,
demokratik iklimi zehirleme teşebbüsünün bir parçası haline gelmiş oluyorlar.
Bu son derece nettir bizim açımızdan"_ ifadesini kullanan Çelik, şunları ifade
etti:
_"Biz, iktidarımız döneminde de pek çok vesayet teşebbüsüyle mücadele ettik.
27 Nisan'da verilmeye çalışılan muhtıra olmak üzere bunların hangi
mekanizmalar içinde gerçekleştiğini, hangi bağlantılarla ortaya çıktığını ve
kendisinin topluma ve siyaset hayatına nasıl sunulduğunu çok iyi biliyoruz.
Kayıtsız ve şartsız net, bu bildirinin neye hizmet ettiğini biliyoruz. Ama tek
hizmet etmediği şey Türkiye Cumhuriyeti'dir, Türkiye'nin demokrasisidir ve
Türkiye'nin sivil siyasetidir. Baştan aşağı gayrimeşrudur, baştan aşağı
reddediyoruz, siyasi ve hukuki olarak en güçlü mücadeleyi vermeye devam
edeceğiz bununla."_
### 'Muhtıra siyaseti mutasyona uğramıştır'
CHP'nin bu bildiriye sahip çıkarak, muhtıra siyaseti yaptığını söyleyen Çelik,
sözlerini şöyle sürdürdü:
> "Bakın CHP Sözcüsü diyor ki 'Bunlar da eleştirilebilir ama bundan ötesi
> haksızlık olur' yani geçmişte 1963'ten bu tarafa 60 ihtilalinden bu tarafa
> emekli askerlerin de içinde olduğu bu vesayet süreçlerinin nasıl
> tetiklendiğini, demokrasinin nasıl zehirlendiğini bilmiyor muyuz? O zaman
> birileri çıkıp yine bütün bu süreçlere sessiz kalarak iş işten geçtikten
> sonra, Türkiye'nin demokrasisi ağır yaralar aldıktan sonra, Türkiye'nin
> ekonomisi, milli irade ağır yaralandıktan sonra ne diyorlardı, 'Evet bu
> yapılanlar yanlıştır ama iktidarın da çok hataları var.' 1960 ihtilalinden
> bu tarafa o ihtilali savunamayanların, o ihtilalin sonuçlarını, bir
> başbakanın şehit edilmesini, bakanların şehit edilmesini savunamayanların
> kaçtıkları gri bölge burasıdır."
Çelik, bu zehirleme faaliyetinin aynı şekilde devam ettiğini belirterek,
durumu "Ne var" ve "Bunu niye bu kadar abartıyorsunuz" diyerek
değerlendirenlerin, bu zehirleme faaliyetinin yeni bir versiyonunu ortaya
koyduklarını söyledi.
Muhtıra siyasetinin mutasyona uğradığını kaydeden Çelik, şöyle devam etti:
_"Bunlar yakın zamana kadar yüksek bir şekilde demokrasiden bahsediyorlardı,
demokratik süreçleri desteklediklerinden bahsediyorlardı, ama ilk muhtırayı
gördükleri anda muhtıra siyasetini mutasyona uğratarak, tekrar devam ettirmeye
başladılar. Çünkü bunların yazılımında demokrasi bir virüstür, muhtırayı ise
bir aşı olarak kabul ederler._
_Demokrasiyi virüs gördükleri için muhtıra olmaksızın kendilerinin
aşılanamayacağını düşünüyorlar. Bu şekilde sürekli olarak ne zaman bir muhtıra
görseler, demokratik nefesleri oraya kadar devam ediyor. Türk siyasi tarihi
şahittir, bu üslupla, bu içerikle gece yarısı ve 15 Temmuz darbe girişimi
sırasında olduğu gibi, Cumhurbaşkanımız, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında
neredeyse orada olduğu bir zaman diliminde, bunun bu şekilde yayımlanmasının
ne şekilde masum bir tarafı olabilir."_