Bugün öğrendim ki: 1991'de kalbin "küçük beyni" veya "içsel kalp sinir sistemi" olduğu keşfedildi. Bu "kalp beyni", beyindeki benzer nöronlara benzeyen yaklaşık 40.000 nörondan oluşur, yani kalbin kendi sinir sistemi vardır.

** İncelemenin amacı: ** Bilim adamları ağrının her zaman beyin tarafından yaratıldığını bildirdiler. Bu tamamen doğru olmayabilir. Ağrı yalnızca duyusal bir deneyim değildir, aynı zamanda duygusal, bilişsel ve sosyal bileşenlerle de ilişkilendirilebilir. Kalp, duyguların, arzunun ve bilgeliğin kaynağı olarak kabul edilir. Bu nedenle, bu makalenin amacı, kalbin ağrı modülasyonundaki rolü hakkındaki mevcut kanıtları gözden geçirmekti. ** Son bulgular: ** 1991 yılında Dr. Armor, kalbin "küçük beyni" veya "içsel kalp sinir sistemi" ne sahip olduğunu keşfetti. Bu "kalp beyni", beyindeki benzer nöronlara benzeyen yaklaşık 40.000 nörondan oluşur, yani kalbin kendi sinir sistemi vardır. Ayrıca kalp beyinle nörolojik, biyokimyasal, biyofiziksel ve enerjik olmak üzere birçok yöntemle iletişim kurar. % 80 afferent olan vagus siniri, kalpten ve diğer iç organlardan beyne bilgi taşır. "Kalp beyninden" gelen sinyaller medulla, hipotalamus, talamus, amigdala ve serebral kortekse yönlendirir. Böylece kalp beyne tersine göre daha fazla sinyal gönderir. Araştırmalar, ağrı algısının sinir yolları ve vagus sinir stimülasyonu ve kalp ritmi tutarlılığı geri bildirim teknikleri gibi kalbi hedefleyen yöntemlerle modüle edildiğini göstermiştir. Kalp sadece bir pompa değildir. Sinir ağına veya "küçük beynine" sahiptir. Kalbi hedef alan yöntemler beyindeki ağrı bölgelerini modüle eder. Bu yöntemler, beyin bölgelerinde meydana gelen ve ağrının bilişsel ve duygusal faktörlerinde yer alan temel değişiklikleri modüle ediyor gibi görünmektedir. Bu nedenle, kalp muhtemelen ağrının önemli bir moderatörüdür.