◊ “Borat”ın devam filmini
çektiniz. “Borat 2” gerçekten cesaret işi. Komedi ve hiciv bir tarafa,
hayretler içinde izlediğim birçok sahne var. ABD Başkan Yardımcısı Mike
Pence’nin mitingini bastınız (CPAC/Conservative Political Action Conference-
Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı).
Trump’ın avukatı eski New York
valisi Rudy Giuliani ile röportaj sahneleri kurgu değil, gerçek. “Borat”
çekilmesi çok zor bir iş. Biraz anlatır mısınız?
- Sabah 4’te, 5’te kalkıp çekimlere başladığım, çekimi bitirdikten sonra
gecenin bir vakti tekrar yazım aşamasına gittiğim, günde 4-5 saatlik uykuyla 1
sene çalıştığım bir iş... “Borat”ta diğer filmlere göre çok daha fazla diyalog
var. Çünkü herhangi birinin size soracağı soruya tam olarak hazır olmanız
gerekiyor. Normal bir filmde oyuncuyken, günde iki-üç sayfalık diyaloğa
hazırlık yapıyorsun. Borat olarak ise bir günde 100 sayfalık diyaloğa
hazırlanıyorsun.
◊ Karşınızdaki gerçek kişilerin neler söyleyebileceğini düşünüp her
varsayım üzerine ayrı diyalog yazıyorsunuz yani...
- Evet... Ayrıca icat ettiğimiz ülke hakkında her şeyi bilmem gerekiyor.
Borat hakkında her şeyi bilmem, ailesi hakkında, tanıdıkları hakkında ve
Kazakistan’ın kurguladığımız versiyonunda hükümetteki herkes hakkında her şeyi
bilmem gerekiyor.
Nasıl koktuğum bile önemli. Ağır kokuyorum ki insanlar farklı bir medeniyetten
biriyle karşı karşıya olduklarını anlasınlar. İnsanların etrafımda durması çok
çok zor, çünkü koku iğrenç! (Gülüyor) Bu filmin şimdiye kadarki en zor
oyunculuk mücadelem olduğunu söylemeliyim. Bir sahnede 125 saat karakterde
kaldım.
◊ Hangi sahnede?
- İki adamla aynı evde yaşadığım sahne... 5 gün boyunca 125 saat Borat olarak
onlarla yaşadım.
MIKE PENCE’NİN MİTİNGİNE TRUMP KOSTÜMÜYLE SIZMAK ZORDU
◊ Mike Pence’nin Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’nı bastığınız sahne
nasıldı?
- Çok zordu... Başkan Yardımcısı konuşuyordu. Pence de Başkan’la aynı
güvenlik seviyesine sahip. Donald Trump kostümüyle mitinge sızmaya karar
vermiştim. Şişman protezler ve sahte plastik Trump kafası takmıştım. Polisler
beni aramaya başladılar, makineyi kalbimin üzerine getirir getirmez makine
‘bip’ledi. Polis “Bu nedir?” dedi. “Kalp pili” dedim.
Memur aramaya devam etti. Makine karnımın üzerine gelince yine bip’ledi. Polis
“Kalp pilinin teli mi?” dedi. “Evet” dedim. Arama tamamlandıktan sonra
“Geçebilirsin” dedi.
Banyoya gittim ve 5 saat boyunca orada saklandım. Muhafazakâr liderler
konuşmalarını yaptılar. Sonra Pence konuşurken çıktım ve yapacağımı yaptım.
Gizli Servis tarafından yakalanınca, yapmak istediğim tek şey o kostümün
içindeki adamın ben olduğumu anlamalarını engellemekti. Çünkü medyada Trump
kostümüyle mitingde olduğum ortaya çıkarsa daha büyük bir hikaye olacaktı.
Etrafımda 12 polis vardı. “Kimliğini ver” dediler. “Gerçekten Gizli Servis
olduğunuzu doğrulamanız için siz kimliğinizi gösterin” dedim. Memurlardan biri
kocaman bir rozet çıkardı. Ben hâlâ onları oyalama eğilimindeyim. “Gerçek
olduğunu nereden bilebilirim?” dedim. 12 ajan kimliğimi sorup duruyordu.
Sonunda “Kimliğim ayakkabımın içinde” dedim. O arada şefleri geldi, “Kimliğini
aldınız mı?” dedi. Ajanlar “hayır” dedi. Şef “Neden almadınız?” deyince
“Ayakkabısının içindeymiş” dediler. “Çıkart ayakkabısını al” dedi. Ama ben
sonunda hiç kimliğimi göstermeden oradan atıldım.
TABİİ Kİ KORKUYORUM
◊ Hiç korkmuyor musunuz? Bu insanlar güç sahibi. Güvenliğiniz söz
konusu...
- Korku yaşıyorum tabii... Korkumun üstesinden gelmem ve filmi neden
yaptığımı kendime hatırlatmam gerekiyor. Evet, bu filmde çok risk aldım ama
eğer yapmasaydım bir komedyen olarak, bir aktör olarak gelecek yıllarda
kendimden utanırdım. Bu filmi şimdi yayınladım, çünkü bu benim protesto
biçimim. Ayağa kalkma ya da seyirci olarak kenarda kalma zamanıydı.
◊ Birlikte yaşadığınız muhafazakâr iki adamı nereden buldunuz? Kınadığınız
birçok konu var. “Bu benim protesto şeklim” dediniz. Yıllar sonra filmi
yapmaya nasıl karar verdiniz?
- 2 yıl önce “Jimmy Kimmel Show”a davet edildim. Program için Kanye ile skeç
yapmak istedim. İkimiz, Kanye’nin Beyaz Saray’a sızması için plan yapıyormuşuz
filan. Kanye’yi aradım, bana skeci yapmak için Trump’ın onayını almak
istediğini söyledi. “İmkansız bir şey istiyorsun” dedim.
Kanye’den olumlu cevap alamayınca yeni bir fikir bulmam gerekti. Fikir sormak
için Chris Rock’u aradım. “Neden Borat’ı yapmıyorsun?” dedi. O gece Borat
kostümü, sahte bıyık buldum. Borat’ın orijinal yazım ekibiyle iletişime
geçtim. Ertesi gün çekimlere gittik.
Günün sonunda anladım ki Borat, Trump için mükemmel bir karakter. Çünkü Borat,
Trump’ın biraz daha aşırı versiyonu.
İkisi de kadın düşmanı, ikisi de ırkçı, ikisi de demokrasiyi önemsemiyor ve
gülünç karakterler. Filme dönersem Washington’daki silah mitingine
gittiğimizde gazetecileri parçalamak isteyen bir kalabalık vardı. Ortaya
çıkartmaya çalıştığım şey demokrasinin sonunu göreceğimiz bir uçurumda
olduğumuzdu…
ABBIE HOFFMAN ROLÜ BENİM SAPLANTIMDI
◊ Hep Borat’ı konuştuk ama Aaron Sorkin’in yönettiği “The Trial of the
Chicago 7”de dramatik aktörlüğünüzü de izledik. 20’li yaşlarınızdan itibaren
oynamak istediğiniz bir rol. Hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?
- Abbie Hoffman rolü, benim için 13 yıl süren bir yolculuk. Abbie’nin kim
olduğunu Cambridge’deki lisans tezim sırasında öğrenmiştim. 60’lı yıllarda
siyahi sivil harekete dahil olan Yahudi radikaller... Bu hikayenin
film olacağını ilk duyduğumda 2007
yılıydı. O dönemde filmi Steven Spielberg çekecekti. Spielberg’i aradım ve
Abbie rolü için seçmelere katılmama izin vermesini istedim. Uzun bir süreçten
sonra bana rolü verdi ama filmi yapmadı. Ben karakterin gitmesine izin
vermedim. Yönetmenden yönetmene projeyi takip ettim. En son Aaron’a rolü için
beni düşünüp düşünmeyeceğini sordum. Kabul etti. Abbie benim saplantımdı.
20’li yaşlarımdan beri takıntılı olduğum bir roldü.
◊ Borat ve Abbie çok farklı... Nasıl hazırlanıyorsunuz karakterlere?
- Kendi yarattığım karakterlerde söz dizimi, aksan, ritim, kıyafet, gardırop
ve en son fiziksel özelliklere dikkat ediyorum. Abbie Hoffman’ı çok fazla
okuyarak ve dinleyerek araştırdım. Son derece politik, cesur bir kışkırtmacı
adam. Rollere hazırlıkta benzerlikler var aslında. Birilerinin onların
karakter olduğunu fark etmeden oynayabileceğimi biliyorum ve tamamen içime
çekiyorum.
ARTIK TEKNOLOJİK DEVRİMİN OLUMSUZ ETKİLERİNİ DE FARK EDİYORUZ
◊ Sizin sık sık eleştirdiğiniz bir konu sosyal medya. Biraz bu konuyu açar
mısınız?
- Olan şu ki; dünya çapında milyarlarca kişinin hangi bilgileri alacağını
kontrol eden bir avuç insan var. Bu adil değil. Bu demokratik değil. Bu
insanlar seçimle gelmedi, onları değiştiremeyiz ve hiçbir şeyden sorumlu
tutamayız.
Tanık olduğumuz şey, sanayi devriminden çok daha etkili bir devrim. Teknolojik
devrim...
Şu anda herkesin olumlu olduğunu varsaydığı teknolojik devrimi yaşıyoruz. Ama
artık olumsuz etkileri olduğunu da fark ediyoruz. Dünyanın dört tarafında
hükümetler de farkına varıyor. Sonunda bu olumsuz etkileri değiştirecek
mevzuatın oluşacağı bir dönem olacağını düşünüyorum.