Wuhan Central Hastanesi’nden
doktor Ai Fen, doktor arkadaşlarını hastalığa karşı uyardı... Diğer bir doktor
Li Wenliang, meslektaşlarına grup mesajı yollayarak hastalıktan korunmak için
koruyucu üniformalar giymenin şart olduğunu söyledi.
Aralık sonunda Çinli yetkililer 27 vakanın varlığını açıkladı. “7 tanesi
kritik durumda ama insandan insana bulaşma tespit edilmemiştir” dediler.
Doktor Ai Fen, “Söylenti yaymak” suçlamasıyla hastane disiplin kurulu
tarafından uyarıldı. Hastanelerin
virüs hakkında bilgi vermeleri
engellendi...
Ocak ayının ortalarında Çin Komünist Partisi, “vakalarda artış
bildirilmemiştir” açıklaması yaptı. 23 Ocak’ta ise Wuhan’da sokağa çıkma
yasağı ilan edildi.
Tabii ocak ayında Çin Yeni Yılı (Lunar New Year) için milyonlar seyahat edince
virüs, dünyaya dağılmıştı bile...
Trump, hem Çin’e hem Dünya Sağlık Örgütü’ne öfkeli.
Çin’i virüs hakkında şeffaf olmamakla, DSÖ’yü ise Çin’den yana tavır
sergilemekle suçluyor.
Tesadüf bu ya 10 Mart’ta sinemada izlediğim son
film Disney’in live action filmi
“Mulan”dı.
Mulan bir Disney klasiği ve Çin mitolojisinin gelmiş geçmiş en cesur
kahramanlarından biri.
Pandemi öncesi yüz yüze son röportajımı da filmin oyuncu kadrosuyla yapmıştım.
10 Mart’ta Amerika’da vakalar henüz yeni yeni görülmeye başlamıştı ama
İtalya’da sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti bile.
Çin’e karşı tepki dolu makaleler yazılıyor, virüsü sakladıkları yönünde
suçlamalar yapılıyordu.
Çocukluğumda izlediğim dövüş filmlerinin kahramanı Jet Li ile “Mulan”ı
konuşmak için bir araya geldik.
Jet Li, filmde İmparator’u oynuyor.
Filmi, zengin Çin kültürünü, ustası olduğu dövüş sporlarını konuştuk...
Konuşmanın sonunda “Çin bu yaşananlardan sorumlu tutuluyor ve sokaktaki masum
Çinliler tepki görüyor, siz neler söylemek istersiniz” diye sordum.
İşte söyledikleri:
“2004 yılında tsunami yüzünden neredeyse ailemi kaybediyordum. O olaydan sonra
yardım vakfım ‘One’ı kurdum. Ortadoğu’da devlet başkanlarıyla zaman zaman bir
araya gelip insanlara nasıl yardım edebilirim diye konuşuyorum.
Dünya bir bütün... Dünyayı insan vücudu gibi görüyorum. Amerika çok önemli
olduğunu ve tüm dünyayı kontrol ettiğini düşünüyor... Amerika dünyanın beyni
diyelim...
Peki ya Çin... Çin de dünyanın kalbi... Eğer kalp, kan pompalamazsa beyin
çalışır mı?
Avrupa ise dünyanın ciğerleri. Ciğer çalışmazsa vücut işler mi...
Dünya bizim evimiz ve yaşayanlar ailemiz. Önce insanız...
Amerikalıyım, Çinliyim, Avrupalıyım, Afrikalıyım, Akdenizliyim, siyahım,
beyazım değil... Önce insan.
Herkes ‘dünya ailesi’nin bir parçası olduğunu ve bu durumlarda aileyi
parçalara ayıramayacağını anlamalı.
Birlikte çalışacağız, birlikte aşacağız...
Eğer bu problemi başkasının problemi olarak görürsek er ya da geç bu problem
sizi de bulur ve sizin de sorununuz olur...”
Evet, dünya bir bütün... Hepimiz önce insanız ve birlik olmalıyız...
Ama Çin ‘devlet büyükleri’, keşke salgın başladığında neler olup bittiği
hakkında biraz daha şeffaf olsaydı acaba dünya bugün bu durumda olur muydu?