Andy Warhol, “Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak” dediğinde henüz
televizyon bile emekleme dönemindeydi. Ne demek istediği yıllar sonra
anlaşıldı. Teknoloji öyle ilerledi ki TV ’nin 15 dakikası
YouTube ’la 1.5 dakikaya, story ’lerle 15 saniyeye indi. Bir süredir
kumandayla zap yapmanın yerini zaten ‘story kaydırmak’ almıştı. Snapchat’in
icat ettiği, Facebook’un üzerine yattığı story özelliği bugünlerde canlı
yayın furyasıyla zirvesini
yaşıyor. ‘İnziva’ hali herkesi ‘yayıncı’ yaptı. Sosyal medyanın yeni prime
time’ı belirlendi; en geç 20.00 olunca story’lerde ‘canlı’ ışıkları yanmaya
başlıyor. Bu canlı yayın bildirimleri takipçilerin algısına güçlü bir sinyal
gönderiyor. Haberlerdeki ‘son dakika’ gibi...
HERKES YAPMALI MI? Faydalı bir içeriği, ilham verici mesajı varsa elbette. Bunların dışında kalanların önce, “Dünya beni neden izlesin” sorusuna yanıt araması şart. İzleyicilere değerli bir içerik sunmazsanız, profiliniz kısa sürede itibar kaybedebilir.
NASIL ÖNE ÇIKACAKSINIZ? Faydalı bir içeriği akıcı bir yayınla, özenli görüntü ve düzgün sesle sunuyorsanız mutlaka fark edilir. Birkaç akıllı düzenlemeyle evdeki yayın kalitesini arttırmak mümkün. İşin püf noktalarını, profesyonel internet üzerinden video yayın hizmeti veren Uniworks’ün ortağı ve birçok tanınmış reklam filmini çeken Loot Atelier’in kurucusu, yönetmen Fırat Giraygil ’e sordum. Online yayınların rağbet görmeye başlamasıyla video prodüksiyon sektöründe yeni bir saha oluşmuş. Uniworks.com, kurumsal çevrimiçi etkinliklere evden katılan konuşmacının yayın kalitesini zenginleştiriyor. Giraygil, yayın kalitesini arttırma hedefini üç adımda anlatıyor.
1 - Her şeyin başı içerik
“Yapılacak ilk şey kendini izleyicinin yerine koymak” diyen Giraygil, içerik düzeninin önemine dikkat çekiyor: “Eğer sadece can sıkıntısıyla yayın yapmıyorsanız anlattığınız hikâyenin, paylaştığınız bilginin bir formatı olmalı. Bazen sesiniz, bazen vücut diliniz, bazen de ekranda gösterdiğiniz içerikler belirleyici. Özenle hazırlanmış bir anlatım, çok güçlü bir iletişim aracına dönüşebilir. Yayın planlamasını alışkanlık haline getirmek iyi bir egzersizdir.”
2 - Dekor yoksa kumaş asın
İçerik kalitesinden sonra iyi görünüm geliyor. “Önce aynada, sonra ekranda kendimize bakmak gerek. Kameranın durduğu yer, bakış açısı önemli. Telefon/tabletkameraları, webcam’ler bol ışık sever. Ayrıca fondaki her obje içeriğe ait dekora dönüşür. Dekor yapamıyorsanız, en azından kumaş asabilirsiniz.”
3 - Gereksiz seslere dikkat!
Pek çok insanın kulaklıkla tüm detayları duyduğunu ve telefon hoparlöründen frekansların çok azını alabildiğini unutmayın. “Mümkünse mikrofona uzak durmamalı, mikrofonun baktığı yöne doğru konuşmalıyız” diyen Giraygil, araya giren gereksiz seslere de dikkat çekiyor: “Unutmayın ki evinizde olan biteni yani kameranın arkasını biz görmüyoruz, bilmediğimiz seslerden de yayıncı olarak siz sorumlusunuz.”
Deneyimli yönetmene göre bu süreç yeni bir yayıncılık modeli doğuracak. Dijital platformlar üzerinden profesyonel lansmanlar, içeriği özel hazırlanmış dijital yayınlar yaygınlaşacak. Bir kez daha anlıyoruz ki; insanlığa fayda sunan ve kaliteye özen gösterenler geleceğin kazananları olacak.
Halka kamera ışığı
Mobil cihazların çekim kalitesini arttırmak için iyi ışıklandırma şart.
Influencer’lar ve YouTuber’lar için özel üretilen halka led ışıkların fiyatı
gayet uygun. Yerli ve yabancı seçenekler 200 liradan başlıyor. Fotomodellerin
gözbebeklerindeki ışıltılı harenin sırrı da bu halkalarda!