◊ Yeşilay, kuruluşunun 100’üncü yılını kutluyor. Genel başkanı olarak neler
söylemek istersiniz?
- Biz sağlıklı yaşamı önceleyen, bağımlılıklardan uzak kalmayı sağlıklı
yaşamla özdeşleştiren bir sivil toplum kuruluşuyuz. Üstelik bunu 100 yıl önce
keşfetmişiz, bundan da Türk toplumu olarak gurur duymalıyız. Yeşilay’ın
kurulma nedeni bağımlılıklarla mücadele.
◊ Tüm dünyakorona
alarmında. Alınması gereken önlemler sürekli hatırlatılıyor. Bu noktada
Yeşilay’a da bazı görevler düşüyor mu?
- Sağlıklı yaşamak, özellikle şu son dönemde bulaşıcı hastalıklardan
korunmakla mümkün. Biz de çocuklara verdiğimiz tüm eğitimlerde temizlik
konusunu önceliyoruz. Bizim Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı diye
bir programımız var. Anasınıfından lise sona kadar tüm okullara bu programı
götürüyoruz. Konumuz bağımlılık gibi görünse de temel direğimiz sağlıklı
yaşam. Şimdi anasınıfındaki bir öğrenciye gidip “Sigara zararlıdır”
diyemeyeceğimiz için, o öğrenciye beden ve çevre temizliği ile hijyenin
önemini anlatıyoruz. Bununla ilgili 13 sene önce bir video yapmışız, sanki
özel olarak bugün için hazırlanmış gibi.
◊ Korona tedbirleri mi var videoda?
- Videoda “eller nasıl yıkanmalı, yüz niye sabunlanmalı”yı falan anlatıyoruz.
Yani bizim çalıştığımız alan ile şu an dünyanın yaşadığı sorun örtüşüyor.
Ayrıca bu virüsün asıl hedef aldığı organ hangisi; akciğer. Virüs akciğerin
fonksiyonlarını yok ediyor, ölümler o sebeple gerçekleşiyor. Peki biz niye
uğraşıyoruz tütünle, sigarayla, nargileyle? Ciğerlerimiz temiz olsun, sağlıklı
olsun diye.
Şu an için tüm veriler, sigara içenlerde ölüm riskinin daha yüksek olduğunu
gösteriyor. Niye? Tabii ki akciğerde bir tahribat olduğundan dolayı. İşte bu
yüzden de sigara kullanıcılarına “Şimdi tam zamanı, bırakın tütün mamullerini”
diyoruz.
◊ Bu virüse yakalananlar bağışıklıkları güçlüyse atlatıyor, düşükse...
- Birinci konu bağışıklık sistemi, ikincisi de akciğerlerin sağlık durumu.
Sigara içenlerin, akciğerlerinde zaten normal şartlarda da ciddi sıkıntılar
varken bir de üstüne virüsle mücadele etmesi çok zor. Aslında bağımlılık yapan
bütün maddeler, yani sigaranın yanı sıra alkol ve uyuşturucu da direkt olarak
bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor, baskılıyor.
Şu yaşadığımız global krizde de en önemli konu bağışıklık sisteminin iyi
olması gibi görünüyor. Çünkü dediğiniz gibi bağışıklık sistemi güçlüyse
direniyor ve mücadeleyi kazanıyoruz.
◊ Yaş ilerledikçe riskin de yükselmesinin sebebi ne?
- Yaşla beraber bağışıklık düştüğü için yaşlılarda risk artıyor. Şu an dünya
çok büyük bir krizle mücadele ediyor. Son yüzyılın en büyük krizi... Bilimin,
ilaç teknolojisinin bu kadar geliştiği bir dönemde insanın böylesine aciz
kalması, bize şunu gösteriyor: Her an her şey olabilir ve bizim de buna
hazırlıklı olmamız gerek.
HER İKİSİNİN DE HEDEFİ
ORTAK: AKCİĞERİ YOK ETMEK
◊ İnsan hiç bilmediği, daha önce karşılaşmadığı bir tehdide karşı nasıl
hazırlıklı olabilir?
- Hazırlıktan kastım, bedenen ve ruhen sağlıklı bireyler olmak. Bunu nasıl
sağlayacağız? Tabii ki sağlıklı yaşamı önceleyerek ve bağımlılıklardan uzak
kalarak. Saydığım bu üç bağımlılık türü de, yani sigara, alkol ve uyuşturucu
maddelerin tamamı bağışıklık sistemine zarar veriyor. Ama şu sıralar sigaranın
üzerinde özellikle duruyoruz, çünkü onun hedef organı akciğer. Virüsle ortak
bir hedefleri var; akciğeri yok etmek! Biz de diyoruz ki bu fırsatı
değerlendirelim ve kötü alışkanlıklarımızdan kurtulalım.
◊ Karar veren ama uygulamada sıkıntı çekenlere kim yardım edecek?
- Biz Yeşilay olarak sadece konuşmuyoruz, tavsiyede bulunmuyoruz. Şu an 35
şehirde 40’a yakın merkezimiz var. Yardıma ihtiyaç duyanlar Yeşilay’a
ulaşsınlar. 444 79 75’i arasınlar. Eğer bulundukları şehirde Yeşilay
Danışmanlık Merkezi varsa direkt başvurabilirler.
DÜNYA ACI BİR
TECRÜBE YAŞIYOR
◊ Bağımlılar strese girdiklerinde daha çok sigaraya sarılıyor, onları ikna
etmeniz zor olacak.
- İnsanın bazı şeyleri anlaması için zor durumda kalması gerekebiliyor. Şu
anda da dünya acı bir tecrübe yaşıyor. Seyahat yasakları konuyor, insanlar
evlerinden çıkamıyor. Bizim bu süreci yönetirken iyice düşünmemiz ve o kararı
vermemiz gerek. Sadece kendimizi düşünmeyelim. Çocuklar anne-babalarına, anne-
babalar çocuklarına, kardeşlerine, tüm sevdiklerine desinler ki “Şu an tam
zamanı. Tam bırakma zamanı”... Dikkat ederseniz azaltmaktan söz etmiyoruz,
direkt “bırak” diyoruz.
◊ Sigara bırakılınca akciğerler tamamen eski haline dönebiliyor mu? Yoksa
bu bir “zararın neresinden dönsem kâr” durumu mu?
- Bu yaşla ve kullanma süresiyle alakalı. Özellikle genç yaşlarda
bırakıldığında neredeyse hiçbir iz kalmayacak şekilde düzelebiliyor. Ama hangi
yaşta olunursa olunsun, bıraktığınız andan itibaren yaşam kaliteniz artıyor.
Sigarayı bırakanlardan hep şunları duymuyor muyuz; artık daha uzun
yürüyebiliyorum, nefessiz kalmıyorum, öksürüğüm azaldı...
◊ Bir sağlık sorunu yaşamadığı müddetçe “Bana bir şey olmaz” diye düşünüyor
çoğu insan. Korona için bile buna benzer, akla mantığa sığmayacak şeyler
söyleyenlere rastladık sosyal medyada.
- Biz hasta olduktan sonra sağlığımızın kıymetini biliyoruz. Oysa hasta
olduktan sonra ilaç da alsanız, ameliyat da olsanız yaşam kaliteniz düşer.
Dolayısıyla ön şart sağlıklı yaşamak olmalı. Bunun da temel şartı vücuda zarar
veren maddelerden uzaklaşmak. Yeşilay aynı sebeple diyor ki tütün, alkol ve
maddeden uzak kalın.
DEĞERLERİMİZ NE İDEOLOJİK
NE DE DİNLE ALAKALI
◊ Sigara ve alkol üreticileriyle, hiç karşı karşıya gelmiyor musunuz? Size
karşı çıkmıyorlar mı?
- Çıkıyorlar. (Gülüyor) Bizim mücadelemiz aslında sadece Türkiye ile sınırlı
kalmıyor. Yeşilay olarak bizim değerlerimiz ideolojik veya dinle alakalı
değil. Bu işi siyasi, ideolojik veya dini argümanlarla yapamazsınız. Kavga
çıkar. Ama biz ortak bir ruhta, ortak bir hedefte birleşiyoruz, çünkü ortak
bir acı söz konusu.
Şu an 80 ülkede daha Yeşilay var. Bunlar Türkiye Yeşilay’ının öncülüğünde
açılmış kurumlar. Son yıllarda yaptığımız çalışmalarla, gösterdiğimiz
performansla uluslararası bütün toplantılarda rol model olmaya başladık.
◊ Devletlerin bağımlılıkla mücadele adına kendi adımları sorunu çözmeye
yeterli olmuyor mu?
- Devlet sadece yasa koyucu, tedavi edici konumunda. Ama insanları ikna eden,
onları kendine çeken ve içselleştiren devlet olamıyor.
◊ Yurtdışında bu kadar etkin olmasına rağmen Yeşilay’ın çalışmaları
Türkiye’de yeterince bilinmiyor. Örneğin kumar ve teknoloji bağımlılığının
sizin başlıklarınız arasında olduğunu ben bile bilmiyordum. Kendi ülkenizde
neden bu kadar geri plandasınız?
- Bizim çalışma alanımız zor bir alan ve maalesef insanların duymak
istemedikleri, görmezden gelmek istedikleri bir konu “bağımlılık”.
Diğer STK’lar gibi toplumu çalışmalarımıza ortak edebilmemiz çok kolay
olmuyor. Yaptığımız çalışmaları görünür yapmaya çalışırken, insanların özel
hayatlarını etkilemeyecek şekilde olmasına dikkat ediyoruz.
Son dönemde kamu spotlarıyla ve çeşitli kampanyalarla bunu kırmaya
çalışıyoruz.
HEDEFİMİZ ÇOCUKLARI KORUMAK
ÇÜNKÜ NESİL ELDEN GİDİYOR
◊ Çocuklar için hedefleriniz desem?
- Çocukları, gelecek nesli korumak istiyoruz. Nesil elden gidiyor. Bugün
Avrupa ülkelerinde gece 12.00’den sonra dışarıda neler olduğunu biliyorsunuz.
Aynı şey bizim ülkemiz için de geçerli. Ve hiçbir ülke bu durumdan memnun
değil. Dolayısıyla bir ortak dil konuşmamız lazım.
◊ Nasıl bir ortak dil?
- Hayata geçirdiğimiz Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı önemli
bir program. 10 milyon çocuğa yapılandırılmış bir eğitim veriyoruz.
◊ Anlatılacak olanları ve ne şekilde aktarılacağını kim belirliyor?
- Bilim kurulumuz. Kurul tarafından hazırlanan bilgileri anasınıfındaki
çocuğa da aktarıyoruz, başka bir level’da lise son öğrencilerine de. Lise
sondakine uyuşturucunun neye mâl olacağını anlatırken anasınıfındakine el
yıkamanın önemini anlatıyoruz. Lisedeki çocuğa sigaranın zararlarını
aktarırken anasınıfındaki çocuğa teknolojinin nasıl verimli
kullanılabileceğini gösteriyoruz. Rehber öğretmenlerimiz vasıtasıyla programı
yaygınlaştırıyoruz.
DANIŞMANLIK MERKEZLERİMİZDE
BÜTÜN HİZMETLER ÜCRETSİZ
◊ Bu görüşmelerde hedef ne oluyor?
- Çocukların evde bir huzursuzluğu ya da okulda bir sorunu olup olmadığını
anlamaya çalışıyoruz. Bu sıkıntılara biz nasıl müdahale edebiliriz, aileye
bunu nasıl aktarabiliriz, ona bakıyoruz. Bakın bağımlılıktan bahsetmiyorum.
Biz diyoruz ki daha bağımlı olmadan yakalayalım ve önleyelim.
◊ Nasıl?
- Bunun için Bağımlılığa Müdahale Programı geliştirdik. İlk sonuçlar çok
sevindirici. Çocuklar görüşmeleri yarıda kesmiyor, devam ediyorlar. Ve
neticede önemli bir kısmı bırakıyor. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri bizim
sessiz sedasız açtığımız kurumlardır.
◊ İyi de niye sessiz sedasız?
- Çünkü önce ne oluyor, ne yapabiliriz diye baktık. Burada yaptığımız şey
doğru mu, önce onu görmek istedik. Son 6 aydır kamuoyuna “Biz Yeşilay
Danışmanlık Merkezleri açtık, bize gelin” diyoruz. Aslında bilinmesi gereken
iki temel konu var. İlki, bütün hizmetlerimizi ücretsiz veriyoruz. Bundan
ötürü de insanlar bize rahatlıkla gelebiliyor. Takiplerini de yapıyoruz,
evlerine telefon açıp “Neden gelmedin?” diyoruz.
BAĞIMLILIKTAN KURTULANLAR
KAFE AÇTI AMA KİMSE BİLMİYOR
◊ Sizin sayenizde bağımlılıktan kurtulanlara iş bulma konusunda da destek
veriyor musunuz?
- Evet, bizim kontrolümüzde olan ve işe yerleştirdiğimiz birçok genç var.
İŞKUR’la ya da bu işe gönül veren işverenler yardımıyla yapıyoruz bunu. Şu
anda bizim sayemizde bağımlılıktan kurtulanların açtığı bir kafe var. Ama asla
böyle işlerle reklam yapamıyoruz, çünkü özel hayatı ihlal etmiş oluruz.
BEN DOĞUŞTAN YEŞİLAYLIYIM
- Ben ilkokuldaki Yeşilay kolunu çok iyi hatırlayan, doğuştan Yeşilaylı bir
gençtim. (Gülüyor) Sigara, alkol hayatımda hiç olmadı. Zaten bir söylemim var;
her çocuk Yeşilaylı doğar. Annesi babası sigara içiyor diye bağıran, ağlayan
çok çocuk gördüm. Bizim doğamızda, genlerimizde sağlıklı yaşam var aslında.
Problem ilerleyen yaşlarda çıkıyor. Burada en temel şey çocuklara rol model
olmak. Ben de bu tür alışkanlıklar edinmememi aileme borçluyum.
NARGİLE KORONA KRİZİNDE
EKSTRA SIKINTI SEBEBİ
◊ Bir de nargile çıktı başımıza. Nargile kafeler mantar gibi çoğalıyor...
- Nargile maalesef kültürel bir şeymiş gibi aktarıldı, normalize edildi.
Zararı yokmuş ya da tütünden daha az zararlıymış gibi bir algı yaratıldı. Bu
tamamen bir propaganda aslında.
Bizim Yeşilay olarak nargileye karşı duruşumuz tütüne olanla aynı. Ve bu
konuda da bir ilke imza attık, nargile konusunda kamu spotları hazırladık.
◊ Korona açısından riski artırmıyor mu nargile?
- Artırmaz olur mu? Nargilenin aslında sigaradan da zararlı olduğunu,
bulaşıcı hastalıkları beraberinde getirdiğini hep anlattık. Diyoruz ki nargile
bağışıklık sistemini de sıkıntıya sokuyor, aynı zamanda mikrop ve virüs
bulaştırıyor. Ucunda ölüm var. Nargilenin direkt bulaştırıcılık özelliği var.
Marpucu değiştiririm demekle olmaz, o hiçbir işe yaramaz.
SON 24 SAATTE YAŞANANLAR