Özet (TL;DR) @ 2019-04-15T06:47:32.000Z: Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, 163 yıldır Türkiye'de olduklarını belirterek "Biz normal dönemlerde 1 yıllık, 5 yıllık plan yapıyorsak, şimdi her 3 ay planlarımızın…



Siemens Turkiye Yonetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Huseyin Gelis, 163 yıldır Turkiye'de olduklarını belirterek "Biz normal donemlerde 1 yıllık, 5 yıllık plan yapıyorsak, şimdi her 3 ay planlarımızın uzerinden geçiyoruz. Bazen de her ay revize yapıyoruz" dedi. Gelis, "2019 iyi geçecek desem çok optimistik bir şey olur" ifadesini kullandı.

Siemens Turkiye Yonetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Huseyin Gelis, Cumhuriyet'ten Şehriban Kıraç'ın sorularını yanıtladı.

Kıraç'ın soruları ve Gelis'in bunlara verdiği yanıtlar şoyle:

- Son ekonomik geli şmeler ışığında Turkiye'yi nasıl goruyorsunuz?

Herhangi bir şirket ya da yatırımcı bugun Turkiye'de her şey super gidiyor desin, bir problem vardır. Turkiye'nin potansiyelinden bir şey değişmedi. Hala genç nufusa sahip, girişimcilik var. Ama bugun herkes sıkıntıda bunu goruyorum. En onemli sıkıntı finans. Bunun detaylarına iyi bakmak lazım, çunku çoğu konular sırf Turkiye'nin problemi değil. Son yıllarda yurt dışındaki faizler çok duşuk olduğu için herkes gidelim kredi alalım, projelere yatıralım dedi. Ondan sonrada resim birden değişmeye başladı. Faizler artıyor. Ülke risklerini de içine dahil ediyorlar. Son yıllarda şirketler ancak aldıkları kredilerin faizlerini odeyebildiler. Sonra iflaslar ciddi miktarda arttı. Bunu anlamamız gerekiyor. Detaylara girmek lazım, niçin oluyor, mevsimsel mi?
Muşterilerimizin çoğu artık daha çok yurt dışı projelere odaklandıklarını soyluyorlar. Bu iyi. Ama bir de bakıyorsunuz Almanya'nın bu yıl buyume oranı 0.6 olacak. Brexit sureci... Bu çok ciddi bir şey, çunku Avrupa'nın en kuvvetli ekonomisi buyumuyorsa, yurt dışına odaklanan şirketlerimiz de bundan etkilenecek. Kuresel resesyondan geçebileceğimizi duşunuyorum. Buna daha fazla kafa yormak gerekiyor.

K uresel resesyonun Turkiye'ye ciddi etkisi olur mu? 

- Bir adada yaşamıyoruz. Turkiye kuresel pazarın parçası. Onun için yurtdışında ciddi bir problem olursa bizi de etkileyecek. 2019-2020'de global bir resesyona doğru gidiyorsak Turkiye bundan tabii ki etkilenir. Turkiye'nin ekonomisinin bu yıl1.5 kuçuleceği soyleniyor. Sıfır ya da yuzde 2 buyume olsa da Turkiye için resesyon. Bu sureçte yatırımcılar olarak daha fazla yatırımı Turkiye'ye getirelim diye konuşuyoruz. Global yatırımcılar dikkatli davranıyorlar. Dikkatli davranalım bekleyelim diyorlar. Bu da aslında domino efekti gibi. Herkes bekliyor.

' DAHA FAZLA KONUŞMALIYIZ'

- Bu kriz s urecinde sizce hukumet neyi ongoremedi, hangi adımları atmakta geç kaldı?

Turkiye'de o kadar çok kriz yaşadık ki. Eğer bir risk varsa bu riski kabul etmek ve ona gore iletişime geçmek çok onemli. Bunu da yapıyorlar. Daha fazla bu konunun ciddi olduğuna dair konuşmamız lazım. Guven çok onemli. Biz bu krizin içinden çıkabiliriz, daha once de çıktık. Bunları da goruyorum. Aslında herkesin kendisini hazırlaması lazım. İngilizce'de 'en iyi durum senaryosu, en kotu durum senaryosu' diye birşey var. Ona gore planlamamızı yapmamız lazım. Yatırımcılar bekleme aşamasında. Bazı buyuk projeler buyuk cesaretle yuruyor ve gerçekleşiyorlar bunlar gayet iyi.
Fakat bu donemde pazarda daha fazla bakım, hizmet, tasarruf, enerji tasarrufu projelerine daha fazla yatırımlar yapılacağını goruyorum.

' HER ÜÇ AYDA BİR PLANLARIMIZIN ÜZERİNDEN GEÇİYORUZ'

- Yat ırımcı bekleme surecinde dediniz, bu bekleme ne kadar surer. Geleceğe donuk plan yaparken ne tur belirsizlikler goruyorsunuz?

Biz Turkiye'de 163 yıldan beri faaliyet gosteriyoruz. Onun için Turkiye'nin potansiyelini her zaman gorduk. Biz normal donemlerde 1 yıllık, 5 yıllık plan yapıyorsak şimdi her 3 ay planlarımızın uzerinden geçiyoruz. Bazen de her ay oluyor. dijitalleşmenin oyle guzel bir tarafı da var. Verileri her gun kontrol edebiliyorsunuz. Daha kısa donemde planlarımızı yapıyoruz ona gore aksiyon alıyoruz. Daha dikkatli davranıyoruz.
Refleks kararlar alınmamalı

- Önceki yıllarda Almanya ile ilgili yatırımcıların kaygısı guvenlikti, şimdi bunun yerini neler aldı?

Turkiye ile Almanya arasındaki ilişki aslında bir aşktır. Dostlar durust konuşur, doğrusunu soyler. Almanya ile Turkiye arasındaki problemlerin hepsi çozuldu mu? Hayır. Hala uzerinde konuşmamız lazım. Bazı konularda çozumu beraber bulmamız gerekiyor. Ama iletişim daha duzeldi ve gittikçe de gelişiyor. Bugun turistler de Turkiye'ye geri geliyor. Daha fazla para harcayan turistleri de Turkiye'de gormek istiyoruz. Onun içinde guven çok onemli, iletişim çok onemli. Durust bilgi vermek çok onemli.
Dolar kuru yukseldiğinde yurtdışındaki dovizin Turkiye'ye getirilmesiyle ilgili bir karar çıktı.

(C) AA /

Turk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karar. Biz hem yerli hem de yabancı yatırımcılar olarak dedik ki problemi anlıyoruz, ama aniden boyle bir karar çıktığı zaman herkes şok oluyor. Refleks kararlardan her zaman korkuyoruz. İstiyoruz ki problemler olduğu zaman bir araya gelelim konuşalım. Aniden bir karar aldığınız zaman sonradan onu duzeltseniz bile herkeste bir algı kalıyor. Her an bir şey çıkabilir diye. O durum riskli. Daha fazla konuşmamız lazım.
Sonra hukumetimiz de bu konun ciddiyetini hemen anladı. Toplantılar oldu, bilgi istediler konuyu nasıl netleştirebiliriz diye. Bunlar bence çok onemli.

- T urkiye'de hızlı tren uretme duşunceniz vardı, şu an yatırım yapılacak ortam var mı?

Siemens olarak kendimizi Turkiye'de hiçbir zaman yabancı bir şirket olarak gormedik. Alman kokenli Turk şirketi olarak goruyoruz. Yıllardan beri Turkiye'de faaliyet gosteren şirketler Turkiye'yi iyi biliyorlar burada bir problem gormuyorum. Fakat Turkiye'yi fazla tanımayan KOBİ'lerde problem var. Onlar aniden stratejilerini değiştirebiliyorlar. Son zamanda da tedarik zincirinde bunu gorduk, başka ulkelere kaydılar. Onları geri getirmemiz lazım. Burada onemli olan iletişim. Turkiye'yi daha iyi anlatmamız gerekiyor. Problemler olduğu zaman doğru anlatmamız gerek. Guven şart.
Hızlı trenleri Turkiye'de ureteceğiz. Ama onun için uçuncu ihalenin yapılması lazım. Bu konuda adım atılırsa bizim planımız hazır.

' BİR YILDA DEĞİL BEŞ YILA BAKIYORUZ'

- Turkiye'de enerji sektorunde kurulu gucun yuzde 16'sında 2018 kotu geçmişti, bu yıl için neler ongoruyorsunuz?

2018 Turkiye'deki Siemens tarihinin en iyi yılıydı. Bunun iki sebebi var. Biri uzun vadeli bazı altyapı projelerini 2018'de bitirdik. İkincisi biz dovize bağlı yaptığımız tum yatırımlara garantiye (Hedging) aldık. Ama 2019 iyi geçecek desem çok optimistik bir şey olur. 2019'a her çeyrek dikkatli davranmamız gerekiyor. Eğer geçen yılla aynı seviyede tutabilirsek buyuk bir başarı olabilir.

- YASED ba şkan yardımcısısınız, tekrar yatırım çekmek için hangi adımlar atılmalı?

Turkiye'deki yatırımcıları aslında daha fazla dinlememiz lazım ki endişeleri, sıkıntıları nedir oğrenelim. Biz de farklı bakanlıklarla çalışma gruplarıyla bu sorunları gundeme getiriyoruz. Bakanlarımızın da bu konuda çok istekli olduklarını goruyoruz. Biz de aynı zamanda da yabancı yatırımcılar olarak sırf olumsuz tarafları değil olumlu tarafları da anlamamız lazım.

Toplam elektrik uretiminin ise yuzde 30'unda Siemens urun ve çozumleri kullanılıyor. Enerji projelerimizde tabii bolmemiz lazım, buyuk, kuçuk gaz tribunleri var. Ruzgar projeleri var. Buyuk gaz tribunlerinde sırf Turkiye'de değil, globalde de bir azalma goruyoruz. Turkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyeline baktığımız zaman yuksek, fakat orada da muşterilerimiz daha biraz dikkatli davranıyorlar. Sebebi de aslında hep aynı finansman.

- Enerjide finansman s ıkıntısı mı var?

(C) AA / Metin Aktas

Evet enerjide onu goruyorum. Tabii durmamamız gerekiyor. Finansman imkanlarını tekrar değerlendiriyoruz. Finansmanı nasıl bulabiliriz diye. Turkiye'nin ekonomik durumu hakikaten o kadar kotu mu? Onu daha fazla tartışıyoruz yurtdışında. Geçen yıl Cumhurbaşkanımızın Berlin'i ziyaret etmesi olumluydu. Orada finansman konuları da konuşuldu. Onlar da tabii Turkiye'yi izliyorlar hem fırsatlarını hem risklerini analiz ediyorlar. Bu aktivitelerin devam etmesi lazım. Bence en onemlisi bir araya gelip konuşmamız lazım, nerede olduğumuzu ne problemler yaşadığımızı konuşmamız lazım ki o guveni kaybetmeyelim.

- Bu d onemde Turkiye'de hangi sektore odaklanacaksınız? 

Sağlık sektorumuz gayet iyi gidiyor. Siemens Healthineers Turkiye, Ankara Şehir Hastanesi'ne Avrupa'nın en buyuk hastane laboratuvarını kurdu. Laboratuvarın işletmesi de bizde. Bunlar devam edecek. Dijitalleşme konusu gittikçe artıyor. Turkiye'de 700 muhendisimiz var. Daha fazla verimlilik projeleri için çalışacağız.
Ulaşım projelerine de odaklanıyoruz. Yani bir yerde dikkatli davranıyoruz, diğer tarafta da o bizim şirketimizin kulturudur. Biz sırf bir yılı değil, gelecek 5 yılda fırsatlar ne olabilir diye strateji belirliyoruz.