Özet (TL;DR) @ 2019-04-15T05:21:15.000Z: Uzmanlar bitkilerle tedavi anlamına gelen fitoterapi adı altında piyasada satılan ürünler konusunda halkı uyarıyor. Profesör Abdürrahim Koçyiğit, "Satılan ürünlerin içerik analizi ve endikasyonları…



Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sağlık Bakanlığı tarafından İstanbul'da 24-27 Nisan tarihlerinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi (GETAT) duzenlenecek. Kongre Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarının bilimsel bir zemine oturtulması hedefini taşıyor.

Tamamen doğal bitkisel yontemlerle uygulanan ve alternatif tıp yontemi olarak kabul edilen fitoterapi yontemiyle tedavi son zamanlarda oldukça populer hale geldi. İnternetten, aktarlardan "fitoterapi ilacı" adı altında pek çok ilaca ulaşmak mumkun.

Bezmialem Üniversitesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'ndan  ve aynı zamanda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi (GETAT) 2019 Bilim Kurulu uyesi Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit, "Halkımız fitoterapi ilacı diye aldıkları urunlere dikkat etsinler" uyarısında bulundu.

Milliyte gazetesinden Mert İnan'ın sorularını yanıtlayan Koçyiğit, "Ciddi riskler soz konusu. Ürunlerin mutlaka hekim kontrolunden geçmiş uzerinde araştırmaların tamamlanmış ve Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması gerekir" dedi.

Piyasadaki fitoterapi ilaçlarının Sağlık Bakanlığı'ndan izninin yok denecek kadar az olduğuna işaret eden Koçyiğit, "Tarım Bakanlığı'nın ruhsatlandırdığı 3500'un uzerinde bitkisel urun var, uzerinde 'İlaç değildir, gıda takviyesi' yazıyor. Ancak fitoterapi uzmanları bu urunleri ilaç gibi kullanıyor. Bu işten anlamayan sertifika almadan bu işi yapan insanlar mevcut. Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlı bitkisel ilaçlar uretmeyi hedefliyoruz. Devletin vizyon ve teşviki de onemli. Bitkisel ilaç ve geleneksel tıp yontemlerine hukumet destek veriyor ancak uygulanan yontemlerde sıkıntı var. Fitoterapi urunlerinde ciddi riskler soz konusu. Satılan urunlerin içerik analizi ve endikasyonları yok. Sadece Sağlık Bakanlığı onaylı urunlere guvensinler. Çok tanınmış bir firmanın Anadolu'daki fabrikasını gezdik. 150'den fazla urunu var ancak sadece 7, 8 urun Sağlık Bakanlığı onaylı. Piyasada herkes  kendi adına ilaç uretir hale geldi. Meşhur isimler var. Tarım Bakanlığı'ndan onay alıp kendi urunlerini piyasaya suruyorlar. Tedaviye gelen vatanda şlara olası risklere karşı onay formu imzalatıyorlar. Boylelikle yasal sorumluluktan kaçmış oluyorlar. Bazı bitkilerde sıkıntılar olabiliyor. Eczacı Prof. Dr. Erdem Yeşilada araştırma yayınladı. 50 aktarlardan papatya toplad ı ve urunlerden sadece birinin gerçek olduğunu ortaya koydu. Aktardan papatya alıp tıbbi urun yapan kişiler acaba bunun farkında mı? Hastaya gerçekten tıbbi papatya verip vermediğini nereden bileceğiz. "Bitkiden kanser ilacı yaptım' diyorsan, normal ilaç prosedurunu yerine getirmen gerekiyor."

Haberde, kendilerine başvuran bir şirketle yaşadıklarını aktaran Koçyiğit, "Bir bitki ozutu getirdiler. Bize gelmeden once 1 ton urunu piyasaya surmuşler. Özutten alakasız urunler çıktı. Buraların çok iyi denetlenmesi lazım" dedi.

İnsanların yanlış tedavi edildiğini de soyleyen Koçyiğit, fitoterapi uygulamasıyla ilgili de, "Yuksek doz zerdeçal verirsen kanser yaparsın, duşuk doz verirsen bu kez kanseri beslersin. Kemoterapi esnasında duşuk doz zerdeçal verdiğinde tedavinin etkinliğini azaltmış olursunuz. Bu uygulamaları yapanların eğitimi, bilgisi çok iyi analiz edilmeli. İnsanlar yanlış tedavi ediliyor. Ozon tedavisi oldukça populer hale geldi. Ozon terapisi uygulayan bir kişiye dozu nasıl ayarladıklarını sorduğumda, 'Hasta kotu hissederse azaltıyorum' cevabını verdi. Ozon tedavisinin laboratuvar ortamında yapılması, hastanın kan duzeyinin surekli olçulmesi gerekir" dedi.