Özet (TL;DR) @ 2019-04-14 08:12:44.794624: Aminata Fall; 30 yaşında, Senegalli bir göçmen. Yedi sene önce kızına bakabilmek için gereken parayı kazanmak üzere İstanbul’daki ablasının yanına geldi. Laleli’de bir mağazada satış görevlisi olarak…



Fotoğraflar: Emre YUNUSOĞLU

Herkes bilsin, biz de insanız! Hikayesi belgesele konu
oldu

Biri gelip hayat ınızın belgeselini çekmek istediğini soylediğinde ne hissettiniz?- Önce dedim yok. Sonra istedim. Çunku Turkler bilsin biz nasıl yaşıyoruz.

Neden teredd ut ettiniz?

- İnsanlar izledikten sonra yanlış anlayacaklar mı, bize başka kotuluk yapacaklar mı diye...

İnsanlar sizin hayatınıza bakıp neyi anlasınlar istiyorsunuz?

- Herkes bilsin, biz de insanız. Aramızda fark yok. Biz de zor yaşıyoruz. Memleketten çıktım, buraya geldim. Ne için? Para için. Para olsa neden buraya geleyim? Kızımın yanında olurum. Ona para gondereyim diye her gun çalışıyorum. Hiçbir şeyi eksik kalmasın, okula gitsin, aileme bakayım... Yetecek kadar para kazanayım, memleketime gideceğim zaten, burada kalmayacağım. Ama bunu anlamıyorlar, farklı davranıyorlar. Kotuluk var.

Ne yap ıyorlar mesela?

- 'Zenci' diyorlar. O kelimeden bize kotuluk geliyor. Bu rengi bize Allah verdi. İnsanız... Fark yok. Anladın mı? Ben de kadınım, sen de kadınsın. Ben de çalışıyorum, sen de çalışıyorsun. İstiyorum; butun Turkler bu belgeseli izlesin, bize farklı bakmasınlar. Bilsinler; hem insanız, hem kadınız, hem guçluyuz.

Herkes bilsin, biz de insanız Hikayesi belgesele konu
oldu

' Kaç para' diyorlar
Genelde ırk ayrımcılığı yapmamakla ovunuruz aslında...- Yapıyorlar.

En çok ne kızdırıyor sizi?

- Otobusten iniyorum, eve kadar takip ediyorlar. Parmakla gosteriyorlar. Sanki ben insan değilim, sanki anlamıyorum. Tuhaf tuhaf sorular soruyorlar, sanki kendimizi satıyoruz. "Kaç para" diyorlar. Ayıp. İlk geldiğimde anlamıyordum. Sonra oyle kelimeleri oğrendim. Anlamaya başladım. Eve gidip ağlıyordum eskiden. Artık alıştım. Bazen butun gun kulaklık takıyorum, cevap bile vermek istemiyorum, "Boş ver" diyorum kendime. Bazen de kavga ediyorum. Ama olmuyor. Biz burada rahat yaşamak istiyoruz. İşten çıkınca eve arkadaşım bırakıyor bazen. Ama her gun bırakamaz ki... Onun da ailesi var. "Sen git, ben guçluyum artık" diyorum. Bazen de boş sorular soruyorlar, "Sizin ulkenizde su var mı" diyorlar mesela. Aç akıllı telefonundan interneti, bak. Yanlış mı soyluyorum?

İ şyerinde aile gibiyiz

M usluman olmanız burada hayatınızı biraz kolaylaştırıyor mu?- Biraz. Musluman olmayanlar genelde iş bulamıyor. Mesela Kenya'dan gelmiş ama, "Senegalliyim, Muslumanım" diyorlar iş için. Ben burada yaşayan ablamla kim yardım isterse yapıyoruz. Sengalliymiş, Muslumanmış bakmıyoruz. Herkese kapımız açık. "Yardım lazım" demeleri yeter. Vallahi biz yardım ediyoruz.

Ne i ş yapıyorsunuz?

- Laleli'de bir mağazada satış elemanıyım.

Seviyor musunuz işinizi?

- Seviyorum. Alıştım. Toptan satış yaptığımız için muşteriler kıyafetleri giymemi istiyorlar. Giyiyorum. "Bu guzel" diyorum. Alıyorlar, sonra bana mesaj atıyorlar, "Sattım" diye. Memnun oluyorum. Kıyafetleri seviyorum. Bazen internetten model buluyorum, patrona "Bunu yap" diyorum. Bazen o bana soruyor, "Amina bana fikir ver, bu nasıl" diyor. Boyle şeyleri seviyorum.
Çalışma arkadaşlarınız sizin gibi goçmen mi?- Hepsi yabancı. Rus, Ukrayna, Tacikistan, Kazakistan... Birbirimize çok iyi davranıyoruz. Çunku hepimiz aynı şeyi yaşıyoruz. Benim işyerimde hiç sıkıntı yok. Aile gibiyiz. Çunku butun gun beraberiz. Eve gidince iki saat durup yatıyoruz, sabah yine beraberiz.

Belgeselde anlat ıyorsunuz, sorun yaşadığınız işler de olmuş...

- Evet. Mesela bir fabrikada çalıştım. Bir hafta çalışıyorsun, patron, "Seks yoksa para da yok" diyor. Paran kalıyor onlarda. Sonra oradan çıktım, Osmanbey'de bir yerde çalıştım. Oradaki patron çok iyiydi. "İkametini yaptır, ben sana çalışma izni çıkartacağım, sen benim kızımsın" dedi. Orada uç sene çalıştım. Sonra o işyerini kapattı, şimdi çalıştığım firmaya yolladı beni.

İyi insanlar da çıkmış karşınıza...

- Evet. Şu anki patronum da çok iyi. Şimdi arayıp "Sıkıntı var" desem, her şeyi bırakıp yardım eder bana. Mesela ev bulurken de çok zorlandık başta. Ama sonra bizim mudur kefil oldu, oyle bulduk. Artık ev sahibi çok seviyor bizi. Her zaman geliyor, muhabbet ediyor bizimle. "Amina oğlum olsa seninle evlendirirdim" diyor. Ben demiyorum butun Turkler kotu. Ama kotu insanlar da var. Senegal'de misafirim geldi mesela. Kız taksiye binmiş, şofor, "Seni tuvalete gotureyim, otele gotureyim" demiş. Ne demek bu? Anlıyor musun?

Herkes bilsin, biz de insanız Hikayesi belgesele konu
oldu

"Kızım şimdi 11 yaşında, her gun telefonda konuşuyoruz, 'Anne, yanına geleceğim' diyor."
Ne zaman d oneceksin diyenlere 'Mezar aldım' diyorum
Nerede ba şlıyor hikayeniz?- Dakar, Senegal'de doğdum ben. 30 yaşındayım. Beş kardeşiz. Annem rahmetli, 19 sene oldu. Babam şimdi emekli. Eskiden muhasebeci olarak çalışıyordu.

Ne kadar eğitim aldınız?

- Liseyi bitirdim. İngilizce oğrendim, sekreterlik eğitimi aldım. Üniversiteye gitmek istedim ama aşık oldum, evlendim. 20 yaşındaydım. Sonra çocuk oldu. Çocuktan sonra boşandım. Kızım için paraya ihtiyaç vardı. Ablam Turkiye'de çocuk bakıcılığı yapıyordu, abim beni de onun yanına yolladı. Yedi sene oldu geleli. Artık Turk oldum (guluyor). İşyerinde soruyorlar bazen, "Abla ne zaman doneceksin ulkene". "Donmeyeceğim, mezar aldım" diyorum (guluyor).

Hayaliniz neydi evlenmeden once?

- Mankenlik. Ama babam izin vermedi. Buyuk podyumlarda guzel elbiseler giymek... Çok seviyorum. O yuzden İstanbul'u da başta çok beğenmiştim; vitrinler çok guzeldi. Gunduz geziyordum, akşam ablama anlatıyordum. O da, "Çalışıp para kazan, butun elbiseler senin" diyordu. Şimdi Laleli'de çalışıyorum, orada her yer elbise...

Herkes bilsin, biz de insanız Hikayesi belgesele konu
oldu

"Mesela otobusten iniyorum, eve kadar takip ediyorlar."
◊ Art ık beğenmiyor musunuz İstanbul'u?- Alıştım. İlk gunler hep dışardaydım, artık ev-iş, iş-ev... Çunku yoruluyorum. Akşam eve geliyorum, duş alıyorum, namaz kılıyorum, hemen yatıyorum. Bazen ablamla bile fazla muhabbet etmiyorum. Haftada bir gun iznim var. Onda da evde duruyorum.

Eğlenmeye gitmiyor musunuz hiç?

- Duğun oluyor bazen. Ona gidiyoruz, dans ediyoruz.

İ stanbul'dan başka şehirlere gittiniz mi Turkiye'de?

- Antalya'ya gittim sadece. Başka şehir bilmiyorum.

Turklerin çayını, kahvesini, yemeklerini seviyor musunuz?

- Çay da kahve de içiyorum.

Hiç çok beğendiğiniz, bayıldığınız bir tarafı yok mu burada yaşamanın?

- Nişantaşı'nı çok beğeniyorum. Şık vitrinlere bakıyorum. Orada beni yadırgamıyorlar. Açıkfikirliler...

Biriyle nas ıl tanışılır, konuşulur bilmiyorlar

İyi niyetle sizinle tanışmak, arkadaş olmak, flort etmek isteyenler nasıl yaklaşıyor?- Biriyle nasıl tanışılır, nasıl konuşulur bilmiyorlar. Önce saygı gostermeleri gerekiyor.

Kızınızla aranız nasıl?

- Çok iyi. 11 yaşında. Her gun konuşuyoruz. Abim telefon almış, surekli arıyor. Her gun, "Anne senin yanına geleceğim" diyor. Ama burada yaşasa Turkçe oğrenmesi lazım. Okula nasıl gidecek? Para olsa, iyi bir okula gidebilecek olsa getiririm. Bu sene inşallah tatil için getirmek istiyorum. Sınavı var. "Onu kazanacaksın, sonra buraya geleceksin" diyorum.

Annesi sizin gibi yurtdışında olan arkadaşları var mı?

- Çok var. Mesela bazen burada doğum yapıyorlar. Çocuklarını goturup Senegal'e bırakıyorlar. Çunku orada anneanneler var.

Asl ında çok benzer hayatlar yaşıyoruz

**Nas ıl kesişti yolunuz Amina'yla?

Herkes bilsin, biz de insanız Hikayesi belgesele konu
oldu

Kıvılcım Akay (yonetmen, sağda): 2013'te fotoğrafçı arkadaşım Aslı Çelikel, goçmenlerle ilgili bir proje gerçekleştirdi. Amina'yı o fotoğraflarda gordum ve bakışlarından çok etkilendim. Goçmenlerin hem çok yakınımızda hem de çok uzağımızda oluşu uzerine duşunmeye başladım. Şehirde bu kadar multeci varken neden onlardan biri benim arkadaşım değildi? Sonra Amina'yla tanıştım. Onu tanıdıktan kısa bir sure sonra da hayatının belgeselini çekmeye karar verdim. Buradaki goçmen kadınların hayatta kalma mucadelesini anlatmak istedim. Kendi hayat koşturmacamız içinde onların mucadelesini gormuyoruz. Aslında çok benzer hayatlar yaşıyoruz. Goçmenler, multeciler hep acınacak insanlar gibi gosteriliyor. Oysa hayatı en iyi şekilde yaşamak için bir mucadele veriyorlar. Bizim gibi... Bunu gostermek istedim.
Vizyona girecek mi?
Aslıhan Altuğ (yapımcı, solda): Öncelikle tum dunyada farklı festivallerde gosterilmesini istiyoruz. Aynı zamanda hem Turkiye'den hem yurtdışından dağıtımcılarla goruşmeye başladık, sonbaharda Turkiye'de vizyon planlarımız var.
Amina, Turkiye'de yaşadığı pek çok sıkıntıyı anlattı roportajımızda. Siz belgeseli çekerken onun yaşadığı zorluklara şahit oldunuz mu?
K ıvılcım Akay:** O kadar çok şahit olduk ki... Az bile soyluyor. Şu an aktaramayacağım çok ağır şeyler duyduk. İnsanlar farklı gordukleri şeylere çok korkunç reaksiyonlar verebiliyorlar. Oysa dunya hepimizin.

Herkes bilsin, biz de insanız Hikayesi belgesele konu
oldu

'Amina'nın dunya promiyeri 43'uncu Atlanta Film Festivali'nde yapıldı. Belgeseli 16 Nisan Salı, 13.30'da Pera Muzesi'nde izleyebilirsiniz.